7. Hukuk Dairesi 2024/581 E. , 2024/1292 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan 380 ada 15 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazın 7/24 hissesi ... kızı ...'e ait olup, Melek'in gaip olması nedeniyle Sarıyer 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/06/2012 tarih ve 2011/1169 Esas 2012/968 Karar sayılı ilamı ile 3561 sayılı Kanunu'n 2 inci maddesi ve Türk Medeni Kanunu'nun 427 inci maddesi hükmüne göre İstanbul defterdarının kayyım olarak tayin edildiğini, taşınmazın 120,00 m2'lik yerinin (kayyım hissesine düşen 350,00 m2'lik kısmının) davalı tarafça sokak olarak işgal edildiğini 01.01.2014-31.07.2019 tarihleri arası için şimdilik 277.439,00 TL ecrimisil bedelinin her dönem sonundan işleyecek kademeli yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yargı yerinin idari yargı olduğunu, dava, süresi içinde açılmadığından, süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, talep edilen işgal tazminatının zaman aşımına uğradığını, taşınmazın bulunduğu yolun müvekkili belediye kurulmadan önce o bölgede yaşayan insanlar tarafından oluşturulduğunu, elektrik, su, telefon, doğalgaz ve kanalizasyon gibi tüm alt yapıların tamamlandığını, taşınmazdan belediyelerince herhangi bir menfaat sağlanmadığını, taşınmazın gelir getirici yer olmadığını, taşınmazın hisseli olduğunu, hangi kısmın kayyım tarafından yönetildiğinin belli olmadığını, davacı tarafından istenen ecrimisil miktarının fahiş olduğunu, Danıştay'ın belediyelerden ecrimisil alınamayacağı yönünde kararlarının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, İstinye Mahallesinde bulunan 380 ada 15 parsel sayılı 11.028,00 m2 miktarlı tarla nitelikli taşınmaz olup davacının hissesi ..., ... ve ... Sokakta kalan 7/24 hissesine tekabül eden 350,00 m2'nin davalı tarafından yol olarak kullanıldığı, davalının fuzuli işgalci olduğu taşınmazın davalı tarafından ara arter yol olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın 228.340,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesindeki beyanlarını tekrarla, verilen kısmen kabul kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını, hükme dayanak bilirkişi raporunun eksik inceleme ve taraflı olarak hazırlandığını belirterek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesindeki beyanlarını tekrarla, verilen kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, hükme dayanak bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, hükmedilen ecrimisil bedelinin düşük hesaplandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından fiilen el atılarak yol olarak kullanıldığı, idarenin ecrimisilden sorumlu tutulabilmesi için fiilen gelir elde edilmesinin şart olmadığı, davacının bu el atma nedeniyle taşınmazdan faydalanamaması nedeniyle zarara uğradığı, dolayısıyla davalının haksız el atması nedeniyle ecrimisilden sorumlu tutulması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığından başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ve davalı vekili, istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenlerle temyiz isteminde bulunmuşlardır. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 995 inci maddesi.
2.25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın gerekçe bölümünde her ne kadar hesap yapılan ecrimisil dönemi olarak 14.10.2014-14.10.2019 tarihleri belirtilmiş olsa da, davacının talebi ile bağlı kalınarak ve bilirkişi raporundaki hesaplamalar da dikkate alınarak, hüküm kısmında 14.10.2014-31.07.2019 dönemlerinin yazılmasının çelişki olarak kabul edilemeyeceği; bununla birlikte verilen hükmün tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.