8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/7814 E. , 2024/121 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Ek 5 ve Geçici 8 inci maddelerine göre yapılan kadastro sırasında dava konusu, Tokat ili Erbaa ilçesi Karayaka Beldesi/Hürmüzlü Mahallesi Akyer Mevkii 402 ada 4 parsel ... taşınmaz, senetsizden, 2.840,95 m2 yüzölçümü ve tarla vasfıyla davalı adına tespit edilmiştir.
2.Davacı Hazine temsilcisi, dava konusu 402 ada 4 parsel ... taşınmazın evveliyatının orman veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı yolu ile kazanım şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davalı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman ile ilişkisinin olmadığını, zilyetlikle kazanılabilecek taşınmazlardan olduğu, ancak son yapılan keşifte dinlenen kişi beyanlarından ve teknik deliller ve bilirkişi raporlarından taşınmazın (B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlarının zilyetlik süresi açısından ve kısmen de zilyetlik şekli açısından yasal şartları taşımadığı, 20 yıl ve üzeri tarımsal amaçlı kullanım olduğu ispatlanamadığı gibi, aksine tarımsal amaçlı kullanımın hiç olmadığını, alelade bir sahip çıkma olduğu, dikilen ağaçların yaşı itibari ile de bu beyanların desteklendiğini, yakın zamandaki ağaç dikme ve bağ şeklindeki sahiplenmenin aranan 20 yıllık süreye yetmediğini, (A) harfi ile gösterilen kısmen mezarlık şeklinde kullanımın süre itibari ile 20 yılı aşsa da bu kullanımın aranan zilyetlik şeklinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Tokat ili Erbaa ilçesi Karayaka Beldesi/Hürmüzlü Mahallesi Akyer Mevkii/Sokağı 402 ada 4 parsel ... taşınmazın tespitinin iptaline, iş bu parselin teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 473,28 m2'lik kısmının mezarlık vasfı ile ve mevcut parsel numarası ile, (B) harfi ile gösterilen 1.484,73 m2 kısmın bahçe vasfı ile, (C) harfi ile gösterilen 882,94 m2'lik kısmın ise bağ vasfı ile ve teselsül ettirilecek son parsel numaraları ile, diğer yönlerden komisyon tespiti gibi Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporlarının kendilerine tebliğ edilmediğini, itirazlarını sunmak için gerekli imkan tanınmadığını ve bu şekilde karar verildiğini, kaldırma kararı sonrası alınan fen bilirkişisi raporunda, zilyetlik şartlarını sağlaması şartıyla, söz konusu taşınmazın davalı müvekkili adına tescilinin mümkün olduğunun belirttiğini, fen bilirkişisinin orman bilirkişisi ile birlikte hazırladığı raporda da, 1975 tarihli hava fotoğrafına göre, dava konusu alanda herhangi bir kullanım olmadığını, 2006 tarihli hava fotoğrafına göre ise, tarımsal kullanımın mevcut olduğunun belirtildiğini, 1975 yılı ile 2006 tarihlerine arasına ait herhangi bir hava fotoğrafı kaydı bulunmadığını, buna göre tanık ve mahalli bilirkişi ifadelerine göre zilyetlik süresinin tespiti gerektiğini ve sonuç olarak, bilirkişi raporlarının içeriğini, ilk keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerin beyanlarını, tutanak tanıklarının beyanları ve tanıklarımızın beyanları bir arada değerlendirildiğinde, müvekkilinin ve ailesinin, dava tarihine kadar dava konusu taşınmazı, tarımsal amaçla, fasılasız ve çekişmesiz olarak zilyet sıfatı ile kullandıkları ortada iken, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve Kanuna aykırılık teşkil ettiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve dolayısıyla davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun’un 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1 inci maddesi.
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.