13. Hukuk Dairesi

Davacı, davalı bankadan kullandığı konut kredisi sırasında tesis edilen ipoteğin, borcun ödenmesine rağmen kaldırılmadığını, tüketici hakem heyetine başvurusunun da ret ile sonuçlandığını ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasını istemiştir. Davalı, ipoteğin yalnızca konut kredisi için değil borçlu ve kefillerin banka nezdinde doğmuş ve doğabilecek tüm borçlarının teminatı olarak tesis edildiğini, buna rağmen müşteri memnuniyeti çerçevesinde 13.12.2012 tarihinde ipoteği kaldırmaları nedeniyle davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, konut kredisi kullanırken tesis edilen ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı 27.11.2012 tarihli dava ile talepte bulunmuş, davalı cevabında 13.12.2012 tarihinde ipoteği re'sen kaldırdıklarını bildirmiş, mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ise de yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti davacıya yüklenmiştir. 6100 sayılı kanunun 331/1. maddesi gereğince bu gibi hallerde yargılama giderleri davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre takdir edilecektir. Somut olayda dava tarihi itibari İle davacının konut kredisi borcu dışında borcunun bulunduğu iddia ve ispat olunmadığından davacı dava açmakta haklıdır. Mahkemece davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nın 438/7. maddesi gereğidir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap