Esas No
E. 2021/338
Karar No
K. 2024/56
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/338
KARAR NO: 2024/56
DAVA: TASARIMA TECAVÜZÜN TESPİTİ, ÖNLENMESİ, DURDURULMASI, KALDIRILMASI, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ: 28/09/2020
KARAR TARİHİ: 14/03/2024

HSK’nın 04/11/2021 tarih ve 1111 sayılı kararı gereğince İstanbul 3. ve 4. FSHH Mahkemelerinin 11/11/2021 tarihi itibarıyla faaliyete geçirilmesine, 1. FSHH Mahkemesinde görülmekte olan tek esaslı dava, iş ve arşiv dosyalarının Mahkememize devrine karar verildiğinden, İstanbul 1. FSHHM'nin 2020/303 E. sayılı davası Mahkememize tevzi edilerek 2021/338 E. sırasına kaydı yapılmakla, Mahkememizde görülmekte bulunan Tasarıma Tecavüzün Tespiti Önlenmesi, Durdurulması, Kaldırılması, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin kendi tasarımı ve projelendirmesi ile üretilen soğuk kahve demleme standlarının ... adı ile faaliyet gösterdiğini, ... Stantlarının benzerlerinden ayrılan özel tasarım detaylarına ve malzeme kalitesine sahip olduğunu, müvekkili tarafından tasarlanmış olan ve Türk Patent Enstitüsünce tescil edilmiş olan 3 ayrı tasarım olduğunu, bu tasarımların; 02.01.2018 tescil tarihli, ... başvuru ve tescil numaralı 09.10.2018 bülten tarihli ... Standı, 10.01.2018 tescil tarihli ... başvuru ve tescil numaralı, 24.01.2018 bülten tarihli Sıvı Demleme Düzeneği, 08.05.2019 tescil tarihli ...başvuru ve tescil numaralı, 09.08.2019 bülten numaralı ... olduğunu, müvekkilinin bu tescilli tasarımlarını ... adı altında ve kendi yönlendirdiği satıcılar aracılığıyla ... adı altında satışının gerçekleştirildiğini, davalı tarafından kurulan ve işletilen ... isimli firmanın web sitesinde de tasarım tescilleri müvekkiline ait olan ..., ... ve ... isimli ürünlerin görsellerini kendilerine göre isim vererek izinsiz şekilde kullandığını, davalının açıkça müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ettiğini ve ..., ... ve ... numaraları ile tescilli ürünlerin ... ve "..." adresinde üretim ve satışının yapıldığını, müvekkiline ait tescilli ürünlerin ve fotoğraflarının ... adı altında gerek instagramda gerekse de ... adresinden kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesini, davalı tarafından müvekkilinin tasarım hakkına yapılan tecavüz ve tecavüz fiillerinin önlenmesini, durdurulmasını, tecavüz oluşturan ürünlere el konulmasını ve sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan müvekkili için 5.000 TL maddi tazminat, 5.000 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalıya usule uygun tebligat yapılmış, davaya cevap verilmemiş, vekil aracılığıyla dava takip edilmiştir. TPMK kayıtları istenmiş ve HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

02/01/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dava konusu taraflara ait ürünlerin genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, davacının dilekçesinde ifade ettiği instagram sosyal medya paylaşım sitesinde ve ... adresli internet sitesinde dava konusu ürünlere ilişkin paylaşımların halen aktif olduğu, dava dilekçesinde belirtilen ... isimli internet sitesinin dava dışı ...'e ait olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

11/10/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle:Manevi tazminat talebinin mali bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı tarafın talep etmiş olduğu 5.000 TL maddi tazminat talebinin esas alınması halinde, hesaplanan faiz tutarının 1.627,95 TL olduğu, davacı tarafın SMK 151/2-a maddesine göre yoksun kalınan kazancın esas alınması halinde hesaplanan "yoksun kalınan kazancın" 9.670,00 TL, yoksun kalınan kazanca ilişkin hesaplanan faiz tutarının ise 3.148,47 TL olduğu, eldeki davaya ilişkin daha önce alınan rapordaki görüşleri haricinde, bilişim ve marka vekili heyet üyelerinin bu rapora dair farklı görüşleri bulunmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava:Davalının eylemlerinin davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi, durdurulması, tecavüz oluşturan ürünlere el konulması, SMK'nın 151/2-a maddesine göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkindir. Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktır. 6769 sayılı SMK'nın 55/4. maddesi:"... Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması halinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur." 6769 sayılı SMK'nın 56. maddesi: "(1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. (4) Bir tasarımın aynısı;

a)Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,

b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. (5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;

a)Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,

b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. (6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." 6769 sayılı SMK'nın 58. maddesi: "(1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. (3) Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez. 6769 sayılı SMK'nun 59.maddesi: "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz" hükmü amirdir.

Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna, o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır. 6769 sayılı SMK'nın 81.maddesi: "a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek. (2) Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir. (3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz. (4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir" hükmü amirdir. Ancak “özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller; deneme amaçlı fiiller; ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile bağdaşır olmak, tasarımın normal kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye sokmamak ve kaynak göstermek şartları ile eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar” ile belirli koşullarda onarım amaçlı fiiller tasarım hakkının kapsamı dışında kalır. 6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:

a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.

b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi.

c)Tecavüz fiillerinin durdurulması.

ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.

d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.

e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.

f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.

g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. (2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir. (3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer. (4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." 6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:

a)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.

b)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.

c)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli. (3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur. (4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır. (6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir. SMK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi raporları ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ... numaralı "...", ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." isimli tasarımların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.

Bilirkişi heyetince, "..." adresinde yapılan incelemede: Adreste ... ŞTİ.'nin faaliyet gösterdiği, davalı ...' nın; ... LTD. ŞTİ.'nin yetkilisi olduğu ve "..." ibaresinin kendisi tarafından marka olarak kullanıldığını beyan ettiği, işyerinde davacı adına tescilli dava konusu tasarımların satışının yapılmadığı tespit edilmiştir.

Davalıya ait işyerinde, davacı adına tescilli dava konusu tasarımların satışının yapılmadığı tespit edilmiş ise de, 02/01/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporu ekinde sunulan davalıya ait katalog/broşürdeki; "..." başlıklı sayfada yer alan görseller ile dava dilekçesi ekinde sunulan görsellerin, davacı adına tescilli tasarımlarla iltibas yaratacak derecede benzer olduğu ve dava dilekçesi ekinde sunulan internet sitelerinde "..." ibarelerinin yazıldığı, bilirkişi heyetince "..." adresindeki işyerinde yapılan incelemede; davalıya ait kataloglarda da bu ibarelerin bulunduğu görüldüğünden davanın kabulüne; davalının eyleminin, davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına karar verilmiştir.

Davacı maddi tazminat talebini SMK 151/2-a maddesine, yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rakebeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire" göre talep etmiştir.

Tasarıma tecavüz sayılan fiiller, haksız fiil niteliğinde olduğundan maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği bilinmekle, bilirkişilerce maddi tazminat miktarı 9.670,00 TL olarak tespit edildiğinden, taleple bağlı kalınarak maddi tazminat talebinin kabulüne; 5.000 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 28/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davacı manevi tazminat talep etmiştir.

Tasarıma tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için Türk Borçlar Kanunun 58. maddesinde yer alan haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü SMK bakımından da kabul edilmiştir. SMK kapsamında manevi tazminatın amacı tasarımın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu tasarım hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır. Yargıtay kararlarında, tasarıma tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle manevi tazminat talebinin kabulüne; 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 28/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı adına tescilli tasarım/ürünlerin davalı tarafından üretilmesinin, satışının yasaklanmasına, davacı adına tescilli tasarım/ürünlerin fotoğraflarının; davalı tarafından sosyal medya hesaplarında paylaşılmamasına, davalıya ait sosyal medya hesaplarında var ise kaldırılmasına, Mahkememizin 21/04/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

DAVANIN KABULÜNE,

1.Davalının eyleminin, davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına,

2.Maddi tazminat talebinin kabulüne; 5.000 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 28/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Manevi tazminat talebinin kabulüne; 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 28/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı adına tescilli tasarım/ürünlerin davalı tarafından üretilmesinin, satışının yasaklanmasına,

5.Davacı adına tescilli tasarım/ürünlerin fotoğraflarının; davalı tarafından sosyal medya hesaplarında paylaşılmamasına, davalıya ait sosyal medya hesaplarında var ise kaldırılmasına,

6.Mahkememizin 21/04/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının devamına,

7.Alınması gereken 683,10 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 512,32 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

8.Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.Maddi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10.Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

11.Davacı tarafın yaptığı; 54,40 TL başvuru harcı, 170,78 TL peşin harç, 130,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 3.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.355,18 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

12.Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.14/03/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.