5. Ceza Dairesi
Zimmet suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı TCK.nun 247/1, 43/1, 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2006 tarihli ve 2004/42 Esas, 2006/144 sayılı kararının, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 27.03.2008 tarihli ve 2007/11607 Esas, 2008/2807 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin, aynı mahkemenin 16.09.2010 tarihli ve 2010/1277 Değişik İş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2010 tarihli ve 2010/1363 müteferrik sayılı kararının; Dosyaya ibraz edilen ve sanık adına herhangi bir kefalet kesintisi yapılmadığına dair Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 14.09.2009 tarihli yazısı ile Maliye Bakanlığı Kefalet Sandığı Başkanlığının 01.09.2009 tarihli yazılarının yargılama aşamasında değerlendirilmediği, yeni bir delil olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla incelenerek, hastane derneği kadrosunda sözleşmeli sekreter olarak çalışan sanığın, çalıştırıldığı kurumun görevlisi olmadığının anlaşılması karşısında, işlediği fiilde zimmet suçunun kanuni unsurları oluşmadığı, eylemin hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu oluşturacağı cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 28.03.2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-41-8182-2010/3396/16340 sayılı Kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü: Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinin 10.12.2003 gün ve 2163 sayılı yazıları ile Döner Sermaye Saymanlığının rektörlük oluru alınan 18.05.2001 tarihli görevlendirme yazısına göre sanığın 18.05.2001 ile 14.05.2003 tarihleri arasında hastane özel muayene biriminde veznedar olarak görevlendirildiği, görevlendirilmeye yasal engel bulunmadığı gibi sanığın da kamusal faaliyet vasfındaki görevlendirmeyi kabul ederek uzun süre yerine getirdiği ve bu sırada görevi gereği tevdi edilen paraları mal edinmesinin zimmet olarak kabulünde hukuka aykırılığın olmadığı, hakkındaki hükmün kesinleşmesinden sonra gönderilen yazılara nazaran 2489 sayılı Kefalet Kanunu hükümleri uyarınca adına kefalet aidatı kesintisi yapılamamış olmasının da hukuki durumunu değiştirmeyeceğinin anlaşılması karşısında, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2010 gün ve 2010/1363 Değişik İş sayılı itirazın reddine dair kararında bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşıldığından CMK.nun 309. maddesi uyarınca yerinde görülmeyen istemin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın