Esas No
E. 2024/730
Karar No
K. 2024/854
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/730

KARAR NO: 2024/854

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/01/2024

NUMARASI: 2022/189 E. 2024/44 K.

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 04/04/2024

KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 19/01/2024 tarih ve 2022/189 E - 2024/44 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı kooperatif üyesi olan davalı ...Ltd. Şti. 2013 tarihinde müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti. İle ortaklık kurduklarını, bu ortaklığın gelir ve giderlerine, yapılacak ödemelerin imza altına alındığına ilişkin defter tutulduğunu, bu defter ile ...'in üyesi olduğu davalı kooperatife ne kadar bir ücret verileceği ve müvekkilin hangi oranda kooperatif üyesi olacağına ilişkin hususların açık bir şekilde belirtildiğini, müvekkili ve davalı şirketin, davalı kooperatifin inşa edeceği dükkanda 4450 oranında hisse sahibi olacaklarına ilişkin anlaşmaya vardığını, müvekkilinin işbu anlaşmaya istinaden... Ltd. Şti. yetkilisi ... isimli şahsa 03/05/2013 tarihinde 25.000,00 TL, 15/05/2013 tarihinde 10.000,00 TL, 28/05/2013 tarihinde 10.000,00 TL, 31/05/2013 tarihinde 20.000,00 TL olmak üzere toplamda 65.000,00 TL elden ödeme yaptığını, bu ödemelere ilişkin imza altına alınan kayıtların sunulan defterde sabit olduğunu, ... Kooperatifine ... Limited Şirket'i adına yapıldığını, ... Kooperatifi'ne ait ...Şubesi'nde bulunan ... IBAN numaralı hesabına yapılan ödemelerin tamamı müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, ...Kooperatifi'ne ... Şubesi'ne ait ...Çek Hesabı numaralı 28.000,00 TL tutarlı... adına olan çek müvekkil tarafından ciro edilip verildiğini, bu çekin hala ... Kooperatifi nezdinde bulunduğunu, kooperatif hissesi için ödenen bedelin 285.000,00 TL'sinin müvekkili tarafından bizzat ödendiğini, yapılan ödemelerin birçok dekontunda müvekkilinin ıslak imzası bulunduğunu, kalan 50.000,00 TL'nin ise ortaklık devam etmediği için davalı tarafından ödendiğini, müvekkilinin kooperatif hissesine ödemiş olduğu yaklaşık 9080'lik pay oranınca hissedar olduğunun tespit edilmesinin gerektiğini, kooperatif tarafından yapılan site halinde bulunan 600,00 metrekarelik dükkanın şu anki piyasa değerinin 1.300.000,00 TL civarında olduğunu, davalının aralarında yazılı bir anlaşma bulunmasına rağmen müvekkiline hissesini devretmeme hususunda ısrarcı olduğunu, davacı vekili müvekkili şirkete elden yapmış olduğu ve ...Kooperatifi'nin banka hesabına yapmış olduğu ıslak imzasını taşıyan ödeme dekontlarındaki ödemeler ve verilen 28.000,00'TL tutarındaki çek bedellerinin dikkate alınarak müvekkilinin kooperatif hissesine ödediği bedel oranında kooperatif üyesi olduğunun tespitinin yapılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Ltd Şi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili şirket ile davacı ... arasında hiçbir zaman ortaklık kurulmadığını. ...'un kooperatif hissesine ortaklığının söz konusu olmadığını, müvekkilinin davacı ile ortak olmadığını ancak davacının kardeşi ... (sonradan ...) ile müvekkili şirket yetkilisinin yeğeni ... arasında ... isimli adi ortaklığın kurulmasına izin vermiş olduğunu, kurulan işbu ortaklıkta yeğen ... üzerine düşen kuruluşa dair yükümlülükleri, müvekkil şirket yetkilisi, yeğenine destek olma adına karşılamak istediğini bu bağlamda müvekkil bünyesinde bulunan yedek parça stoğunu ...adına kurulan ortaklığa devrettiğini, bu miktarın ortaya koyulan sermaye olarak ...'ın koyduğu .000 TL tutarında fazla çıktığını, davacının kurulan bu ortaklığı ...'a vekaleten ve maaşı mukabilinde yönettiğini, bu ortaklığın vergisel yükümlülüklerinin yerine getirilmesi adına ... adına önceden var olan 05.02.2013 işe başlama tarihli Vergi Levhasının ... adına ise 28.07.2013 tarihinde açılan 28.07.2013 işe başlama tarihli vergi açılışları gerçekleştirilerek Vergi Levhalarının alındığını, gerek kurulumunda gerekse hukuki anlamda - fiiliyata geçme aşamasında hiçbir katkısı bulunmayan — davacının — taleplerinin anlaşılamadığını, ... Oto ortaklığının öncelikle ... ile ... arasında kurulduğunu bu durumun 17.02.2016 tarihine kadar devam ettiğini, bu tarihte ... ile ... arasında Kayseri 6. Noterliğinin ... tarih ve ...yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesi ile bu tarihten başlamak ve 1 yıl sürmek şartıyla yenilendiğini, bu ortaklık sözleşmesinden 7 ay sonra ise bu defa ... ile ... arasında Kayseri 6. Noterliğinin ... tarih ve...yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesi ile 01.06.2016 tarihinde başlamak ve süresiz olmak şartıyla adi şirket yapısının tekrardan yenilendiğini, bu son ortaklık ile ... adına vergi açılışı yapılmış ve bu tarihten itibaren ... ve ortağı ... ... Oto isimli işletmeyi eşit yetki ile birlikte yönettiğini, müvekkili yapılan değişikliklere ve... Oto isimli adi ortaklığın ortaklık yapısına farklı kişilerin girip çıkmasına rağmen hiçbir zaman ortaklık yapısının bir parçası olmadığını, bir an için... Oto ile müvekkili şirket arasında kooperatif üyeliğine ortak olunduğuna dair 2013 yılında bir anlaşma yapıldığı farz edilse dahi bu anlaşmanın hak sahibi davacı değil ...-... ortaklığı olduğunu, dava dilekçesinde belirtildiği gibi 2013 yılında davacının işbu adi ortaklığın yetkilisi olmasının söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davacının eldeki davaya konu kooperatif üyeliğinde veya kurulduğu iddia olunan ortaklıkta herhangi bir hak sahipliği olmadığı gibi işbu davayı açmakta da hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, "... ORTAKLIĞI" başlığı ile yazılmış olan söz konusu notta öncelikle "..." olarak belirtilen şirketin ticaret unvanının bulunmadığını, ...Oto'nun ise bir adi ortaklık olduğundan ticaret şirketi olmayıp yetkilisinin şahsi sorumluluğuna dayandığından hukuki anlamda sorumlu olan ortaklardan en azından birinin isminin yer aldığını, "TObin lira üzerinden 45 bin lira Koop. Hissesi için Para ödenecek" ifadesinin ne anlama geldiğinin taraflarınca anlaşılamadığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereğince kişinin hangi koşullar altında kooperatif ortağı olabileceği, hangi şartlarda ortaklıktan çıkabileceği veya ortaklığını devredebileceğinin belirtildiğini, ...Kooperatifi Ana Sözleşmesi'nin 10. ve 11. maddeleri gereği davacının belirtilen kooperatife ortak olmasının imkansız oluğunu, bir an için geçerli bir anlaşma ile işbu ortaklığın kurulduğu kabul edilse dahi Kooperatif Kanunu hükümleri gereğince bir kooperatif üyeliğinin bölünmesi veya o üyeliğe ortak olunması mümkün olmadığını, bahsi geçen kooperatifin 2007 yılında kurulduğunu ve müvekkil şirketin kooperatife 2009 yılında üye olduğunu, sözde ortaklığın 2013 yılında kurulduğu yönünde iddialarda bulunulurken kooperatif ortaklığının sözde kendileri ile ortak bile olmadan önce kendileri adına yapılmasının beklendiğini, kooperatif üyeliğine müvekkil şirketin bizzat başvurduğunu, üyelik işlemleri ve maddi yükümlülüklerini bizzat yaptığını, bankaya yatırılan parada davacının imzasının olmasının kooperatif hissesinde hak sahibi olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacıdan önceki dönemlerde veya aynı dönemde veya sonraki dönemlerde de pek çok zaman müvekkil şirket muhasebecisi ..., çıraklardan müsait olan her kimse veya müvekkil şirketin o zamanlar yetkilisi olmayan ...'ın pek çok defa para yatırdığını, tutulan resmi defterler incelendiğinde karşılıklı mal ve hizmet alım satımı sonucunda müvekkil şirketin resmi defterlerinde bugün hala ... Oto ve sonradan yetkilisi olan ... toplamda 115.402,92 TL borçlu göründüğü, ... adına düzenlendiği ve davacı tarafından ciro edilip kooperatife verildiği iddia olunan çekin kooperatif tarafından kabulünün mümkün olmadığını, kooperatifin üyesi olmayan, pay cetvelinde yeri bulunmayan bir kişiden gelen çeki kooperatifin kabul etmeyeceğini, ödemelere dair imza altına alınan yazıların tamamının davacı tarafından yazılıp kendisinin imzaladığını, 4 imzanın birbirlerinden bile çok farklı olduğunu özellikle son ikisinin karalama olarak tabir edilebilecek türden olduğunu, söz konusu ödeme iddialarına dair yazıların tamamında müvekkili şirketin veya ...-... ortaklığının hiçbir dahli olmadığı ve kooperatif ortaklığına dair hak sahipliği iddiasına da temel oluşturmadığını, 15.05.2013, 28.05.2013 ve 31.05.2013 tarihli olan üç adet yazıda ne kooperatif ortaklığına ne de başkaca bir sebebe yer verilmediğini iddia etmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Kooperatifi vekilin cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ...şirketi müvekkili Kooperatifin ortağı/üyesi olduğunu, davacının ise kooperatif ile yasal bir bağı bulunmadığını, ...Şirketi adına mevcut kooperatif. ortaklığına ilişkin olarak bir kısım ödemelerin kooperatif ortağı ... şirketi adına kendisi tarafından yapıldığını iddia eden davacının üyeliğe ilişkin durumu ikrar ettiğini, davalı ve davacı arasında kooperatif üyeliğine ilişkin bir anlaşma varsa dahi bunun tarafları bağlayacağını ve kooperatif açısından davanın husumetten reddinin gerektiğini, kooperatife yalnızca T.C, vatandaşı gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olan, kendisine ait bağımsız işyerinde, maddede sayılı meslek kollarından birinde faaliyet yürüten, ilgili meslek odası ya da sanayi ve ticaret odasına kayıtlı olan, faaliyet yürüttüğü iş kolunu mensubu bulunduğu oda ve vergi kayıtları ile belgeleyen kişilerin üye olabileceğini, en az ortaklık payının 1 olacağını ve bölünemeyeceğini, davalı ... otomotivin kooperatife 2009 yılında ortak olduğunu ve halen ortaklığının devam ettiğini, davalı ...Otomotiv'in bu ortaklığı ile ilgili olarak bir devir talebi ya da ortaklıktan çıkma talebi olmadığını, davacının kooperatif ile bir ortaklık ilişkisinin olmadığını, 2007 yılında kurulan kooperatife bir ortaklık başvurusu da bulunmadığını, kooperatif ortaklık payının bölünmesi mümkün olmadığından tarafların aralarında yapmış oldukları sözleşme kooperatif ana sözleşmesine aykırı olduğundan kooperatif açısından hüküm ifade etmediğini, davacı tarafından herhangi bir başvuru olmadığı gibi, kooperatif hissesinin devrine ilişkin bir tasarrufun da söz konusu olmadığını, davacı tarafından yapılan banka havalelerinin dekont açıklamaları kısmında ödemelerin "48 fufanlar otomotir ..." açıklaması ile gönderildiğini, bu şekilde yapılan ödemelerin toplamının ise iddia edildiği gibi 285.000 TL değil yalnızca 56.000 TL civarında olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu 28.000 TL bedelli çeke kooperatif kayıtlarında rastlanılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkeme kararında; "... Somut davada da; davacı vekili tarafından, dava dilekçesinde, müvekkilinin yetkilisi olduğu ... oto ile ... Ltd Şti arasında ortaklık kurulduğu ve davalı kooperatifin inşa edeceği dükkanda %50 oranında hisse sahibi olacaklarına ilişkin anlaşmaya varıldığı ve kooperatif üyeliği nedeniyle müvekkilinin ödemeler yaptığı beyan edilerek müvekkilinin ödediği bedel oranında davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine,aksi halde kooperatif üyeliğine isabet edecek taşınmazın müvekkilinin ödediği bedel oranında tapu kaydının iptali ile adına tesciline, aksi halde bu oran üzerinden hisesine düşecek taşınmazın rayiç bedelinin tahsili, aksi halde kooperatif üyeliği için müvekkilinin ödemiş olduğu 285.000 TL'nin faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan Kayseri 6.Noterliğinin ... yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesinden... ile ...'ın ...tarihinden başlamak üzere 1 yıl süreyle ... oto isimli adi ortaklığa ortak oldukları, Kayseri 6.Noterliğinin ...yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesinden ise davacı ... ile ...'ın ... tarihinden başlamak üzere süresiz olarak ... oto isimli adi ortaklığa ortak oldukları anlaşılmaktadır. Adi ortaklık alacağına dayalı davanın iki ortak tarafından birlikte açılması gerektiği, davacının şahıs olarak bu davayı açtığı gözetilerek davanın dava şartı-aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının davasının, aktif husumet yokluğu nedeniyle HMK' nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme ilamı gerekçesinde adi ortaklık alacağına dayalı davanın iki ortak tarafından birlikte açılması gerektiğini, davacının şahıs olarak bu davayı açtığı gözetilerek davanın dava şartı - aktif husumet yokluğundan reddine karar verildiğinin bildirildiğini, yerel mahkemece davanın usulden reddine gerekçe gösterilen hususun doğru ise de huzurdaki davada müvekkilinin; adi ortaklıktan kaynaklanan alacağını talep etmemekle birlikte; müvekkilinin davalı ...otomotiv adına diğer davalı kooperatife ödediği bedellerin ve bizzat davalı ...otomotiv yetkilisine elden nakit olarak ödemiş olduğu bedellerin iadesini de talep ettiğini, huzurdaki davanın terditli olarak açıldığını ve hukuki niteliği itibariyle birden fazla talebi içeren bir alacak davası olduğunu, davalı ... Otomotiv'in; dava dilekçesini yanlış yorumlamış olması cevap dilekçesinin yerel mahkemece yanlış değerlendirlimesi sebebiyle yerel mahkeme kararı hatalı olduğunu, müvekkilinin, dava dilekçesinde talep ettiği bedellerin adi ortaklık adına yapılan ödemeler olmayıp müvekkilinin kendisi tarafından şahsen yaptığı ödemeler olduğunu, müvekkili tarafından davalı şirkete ve davalı şirket adına davalı kooperatife toplamda 210.691,38 TL ödeme yapıldığını, dosya kapsamındaki ödeme evraklarının incelendiğinde de ... Oto adi şirketinin isminin bulunmadığı ve müvekkili ...'un isminin bulunduğunun anlaşıldığını, dava dilekçesinde ... Oto adi şirketinden bahsedilerek huzurdaki davanın somutlaştırılması ve müvekkili ile davalı şirket arasındaki hukuki ilişkinin açıklanmasının amaçlandığını, zira iddialarına delil gösterilen ve davalı kooperatife ibraz edilen çeklerin de Adi Ortaklık adına değil şahıslar adına olduğunu, kaldı ki ... tarafından yapılan ödemenin de bulunmadığını, terditli olarak ikame edilen huzurdaki davada; kooperatif hissesine müvekkilinin ödediği bedel oranında ortak olduğunun tespiti mümkün değil ise diğer taleplerinin değerlendirilmesi gerektiğini, davayı somutlaştırmak maksadı ile beyan edilen adi ortaklık durumunun; davanın esasını oluşturduğunun kabulü ve bu gerekçe ile yerel mahkemece verilen usulden ret kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin, davalı ... Otomotiv Şirketine yapmış olduğu ve davalı kooperatife, davalı şirket adına yapmış olduğu ödemeleri talep ettiğini, müvekkilince yapılan ve bilirkişi raporu ile de somut bir şekilde ortaya çıkmış olan ödemelerin davalılardan tahsili ile müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, müvekkili davacı ... tarafından, davalı şirket yetkilisine ve davalı kooperatife yapılan ödemeler karşılıksız kazandırma maksadı ile yapılmadığını, adi şirket ortağı ile müvekkilinin şahsi alacağının hiçbir alakasının bulunmadığını, kaldı ki davalı şirketin müvekkili ile aralarında bulunan sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ve sorumluluklarını yerine getirmediğini, müvekkilinin ise sözleşme uygun şekilde hem davalı şirkete hem de davalı kooperatife 210.691,38 TL ödeme yaptığını, yapılan ödemelerin somut deliller ile ortaya konulmuş olması sebebiyle kooperatif hissesinin ödediği bedel oranında tescili mümkün değil ise müvekkilince yapılan ödemelerin sepet hesabı yapılarak müvekkiline iadesi gerektiğini, aksi halde davalı şirketin, müvekkilince yapılan ödemeler sebebiyle haksız bir kazanç elde etmiş olacağını, müvekkilcince talep edilen hususların Adi Ortaklık ile ilgili olmaması ve müvekkili tarafından ve bizzat ödeme yapılması sebebiyle davanın esasına girilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin; müvekkili tarafından yapılan ödemelerin Adi Ortaklık adına yapıldığı şeklindeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davalı şirket ve müvekkili arasındaki hukuki ilişkinin somutlaştırılması amacı ile yalnızca dava dilekçesinin giriş bölümünde Adi Ortaklıktan bahsedildiğini, terditli talepler ve yapılan ödemelerin sepet hesabı yapılarak iadesi talebinin adi ortaklık yapısı ile ilgisinin bulunmadığının açık olduğunu, dava dilekçesinin tamamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın ... Oto isimli adi ortaklık ile ilgisinin bulunmadığı ve müvekkili tarafından yapılan ödemelerin yine müvekkilince talep edildiğinin anlaşıldığını, açıklanan nedenlerle; yerel mahkeme ilamının, heyetçe yapılacak istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

H. M.K 355.

Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dava dışı ... Oto ile davalı ... Limited Şirketi arasında 15.05.2013 tarihinde adi ortaklık kurulduğunu bu sözleşmeye göre Kooperatifin inşa edeceği dükkan üzerinde %50 ortak olacaklarını, bu sözleşme kapsamında davalı şirketin yetkili ...'a toplamda 65.000 TL yine kooperatifin ... Bankası hesabına kendisi tarafından ödeme yapıldığını, kooperatife ... Çek hesabına ait 28.000 TL bedelli çekin ciro edilip verildiğini kooperatif hissesi için ödenen 285.000 TL bedelin bizzat kendisi tarafından ödendiğini makbuzlarda imzasının olduğunu ileri sürerek kendisini kooperatif hissesine ödediği bedel oranında kooperatif üyesi olduğunun tespitini bu mümkün olmazsa davalı Kooperatif tarafından davalı şirket adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının ödenen bedel oranında iptali ile kendi adına tescilini, tescil mümkün değil ise kooperatif hissesine ilişkin taşınmazın rayiç bedeli üzerinden yaptığı ödeme oranında hesaplanacak tazminatın davalılardan tahsili ile kendisine ödenmesini buda mümkün olmaz ise kooperatif üyeliği için ödemiş olduğu 285.000 TL'nin sepet hesabı yapılmak suretiyle yada ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile kendisine verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket cevap dilekçesinde adi ortaklık kurulmadığını davacının dava dilekçesine ek olarak sunduğu belgeni tek taraflı düzenlendiğini sözleşmede bulunan imzaya itiraz ettiklerini şirketleri ile ... Oto adi ortaklığı arasında açık hesap ilişkisi olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Kayseri 6.Noterliğinin... yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesi incelendiğinde, davacı ... ile ...'ın... tarihinden başlamak üzere süresiz olarak ... oto isimli adi ortaklığa ortak oldukları, davacının ortaklığı münferiden temsile yetkili olduğu anlaşılmaktadır.

Dava dışı ... Oto ortaklığının 2003-2018 yılları arası faaliyette bulunduğu ... Vergi Dairesinin 18.11.2022 tarihli cevabi yazısından anlaşılmaktadır. ... ve ortakları isimli adi ortaklığın 01.06.2016 tarihinde ... ve Ortakları ismini aldığı dosyaya sunulan vergi kayıtlarından anlaşılmaktadır.

Davacı tarafça dosyaya "...Oto Ortaklığı" isimli imzasız bir sayfadan ibaret bir belge fotokopisi sunulmuş olunup belgede; "Kooperatif hissesine %50 noterden anlaşma yapılacağının belirtildiği görülmüştür.

Davacı tarafça dosyaya 15.03.2013 tarihli "... Ortaklık gider listesi "isimli iki sayfadan oluşan fotokopi belge sunmuş olup "...Ortaklık gider listesi " isimli belgede dava dışı ...'ın teslim alan davacının teslim eden sıfatıyla imzaların atıldığı görülmüştür.

Dava dışı ...'ın 19.12.2003 tarihinde şirketin münferiden temsilcisi olarak atandığı 04.07.2017 tarihinde şirket hisselerini devir ettiği dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Davalı ... Limited Şirketi'nin ...Kooperatif ortağı ve üyesi olduğu davacının üye olmadığını kooperatif cevabi yazısından anlaşılmaktadır.

Davacının ortaklığı münferiden temsile yetkili olduğu Kayseri 6.Noterliğinin ... yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesinden anlaşıldığı gibi davacı istinaf dilekçesinde davayı adi ortaklığı temsilen açmadığını bizzat kendisi tarafından diğer davalı ...şirketi adına davalı Kooperatife ödediği bedellerin talep ettiğini beyan ettiği görülmüştür. Mahkemece davacının dava dilekçesinde ve beyan dilekçesindeki talebi dikkate alınarak davacının aktif dava ehliyetinin olduğu gözetilip işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Bununla birlikte eldeki dava 04.03.2022 tarihinde açılmış olunup davalı şirketin 21.12.2021 tarihinde tasfiye kapanış tescili ile kapandığı Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... tarihli cevabi yazısından anlaşılmaktadır.

Limited şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Fesih ve tasfiye işlemi, bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eder. Tüzel kişiliğini kaybeden limited şirketlere davada husumet tevcih edilebilmesi için şirketin yeniden ihyasına gidilerek yargılamanın limited şirket tüzel kişiliğine karşı devamının sağlanması gerekmektedir. Taraf sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir.

Tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyası için tasfiye memuru ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde ayrı bir dava açılması için davacı tarafa HMK'nın 52 ve 54. maddeleri hükümleri uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Dava açıldığı, takdirde ve alınacak sonuca göre eldeki davaya devam edebilme olanağı bulunduğu belirlendiğinde, tüzel kişiliğe tebligat yapılarak, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması gerekir.

Somut olayda; davalı şirketi'nin tasfiye edilip ticaret sicilden terkin edildiği tüzel kişiliğinin tümüyle ortadan kalktığının anlaşılmasına göre, açılan davada pasif husumetin kendisine yöneltilebilmesi için yukarıda açıklandığı üzere yeniden şirketin ihyasının sağlanması hususunda davacıya süre verilerek neticesine göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklamalar ışığında davacının istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. .

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

2.HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 19/01/2024 tarih ve 2022/189 E - 2024/44 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,

3.HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

4.Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,

5.İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6.Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

7.H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda,

HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 04/04/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.