11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/3503
- Karar No
- 2010/3918
- Karar Tarihi
- 08.04.2010
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Hukuk Dairesi 2010/3503 E. , 2010/3918 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Besni Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/03/2007 tarih ve 2006/497-2007/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan “Kooperatif Kredileri Sözleşmesi” uyarınca dava dışı ...’a müvekkili kooperatif aracılığıyla kredi kullandırılmış olduğunu, davalıların da sözkonusu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmeyen kısmının tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini; ancak, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalıların müvekkili kooperatife ana para ve faizden oluşan 5.631,00 YTL borçlu olduklarının tespiti ile sözkonusu miktarın davalılardan sözleşmedeki temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıların takibe itirazlarından itibaren itirazın iptali davası açma süresini geçirdiği, icra dosyasında davalı borçluların borcun varlığına yönelik itirazda bulunmadıkları, dolayısıyla davalıların borçlu olduklarının tespitinde davacının hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava, davalıların kredi sözleşmesinden dolayı 5.631,00 YTL borçlu olduklarının tespiti ile bu tutarın faiziyle birlikte davalılardan tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından davalılar aleyhine borcun tahsili amacıyla icra takibi yapıldığı ancak takibin davalıların itirazı sonucu durduğu ve davacının alacağına kavuşmak için işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Davada davalıların borçlu oldukları tutarın tespitinin dışında bu tutarın hüküm altına alınması da istenmiştir. Davacının alacağına kavuşmak için eda davası niteliğinde bulunan tahsil davası açarak alacağını ilama bağlamak istemesinde hukuki yararı olduğundan mahkemece davacının alacak isteminin yerinde olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın tespit davası olarak nitelendirilmek sureti ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2.Kabul şekline göre de davanın reddi halinde alınacak karar harcının maktu harç tutarı ile sınırlı bulunduğu nazara alınmayarak yazılı şekilde nispi harç miktarına hükmedilmiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.