8. Hukuk Dairesi         2022/5579 E.  ,  2024/369 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin başvurusunun kabulüne karar verilerek hüküm yeniden kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava; adli yardım talepli açılan, ... Mahallesi 13251 ada 11-19-20 parseller arasında kalan 480 metrekarelik alanın davacı tarafından kullanıldığına ilişkin zilyetliğinin tespiti ve davacı lehine beyanlar hanesine şerh düşülmesine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde; 13251 ada 11-19-20 parseller arasında kalan 480 metrekarelik alanı davacının 1994-1995 yılları arasında Fuat Oğuzdan satın aldığını, 2010 yılında yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazların bir kısımlarının davalılar adına yazıldığını, davalı ... adına kayıtlı 11 nolu parselden 152 metrekarelik kısmın, ... adına kayıtlı 19 nolu parselden 162 metrekarelik kısmın; ... adına kayıtlı 20 nolu parselden 166 metrekarelik kısmın davacıya ait olduğu iddiasıyla, davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 09.07.2019 tarihinde davasını ıslah ederek, tapu iptali ve tescil talep etmiştir.

Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ...'e yönelik davanın esastan reddine, ... ili, ... ilçesi, ....mahallesi, 13251 ada 19 ve 20 parsellerde bulunan bölümler yönünden Hazineye açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, aynı yer 13251 ada 11 ve 20 parseller yönünden davanın kabulüne ve 13251 ada 11 parselin harita mühendisleri Onur Ozan ve A.Serkan Körbay tarafından düzenlenen 07.12.2018 tarihli krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 80.36 metrekare ve 13251 ada 20 parselin aynı krokide (C) harfi ile gösterilen 166.07 metrekarelik bölümlerinin tapusunun iptaline ve davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Hazine vekilinin başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.

... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince "1. 13251 ada 19 parsel ... taşınmaza yönelik, davalı adına 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 ... Kanun) uyarınca satış suretiyle oluşan tapunun yolsuz olamayacağı, bu nedenle bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2.Davalı Hazine vekilinin 13251 ada 11 parsel ... taşınmaza yönelik; Mahkemece bu parsel yönünden çekişmeli taşınmazın davalı ... tarafından satın alındığı, ancak dava sebebiyle davalı adına tapu kaydının oluşmadığı, davalı ...'in de davayı kabul ettiği, Hazine adına kayıtlı görünmekteyse de davalının mülkiyet koşullarını edindiği, devrin gerçekleşmemesinin engel teşkil etmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazın kullanım kadastrosu sonucu beyanlar hanesinde 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, muhdesat hanesinde ise davalı ... Ustanın kullanımında bulunduğu şerhi verilerek 28.07.2010 tarihinde Hazine adına tescil edildiği, davacının 15.01.2018 tarihinde çekişmeli taşınmazın bir bölümü üzerinde adına zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle dava açtığı, yargılama sırasında 09.07.2019 tarihli dilekçesiyle diğer taşınmazlarla beraber bu taşınmaz yönünden de davasını ıslah ederek tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğu, mahkemece davalının mülkiyet koşullarını gerçekleştirdiği kabul edilmiş ise de; 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 705 nci Maddesinin 1. Fıkrasında taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasının tescille olacağının bildirildiği, somut olayda 4721 ... Türk Medeni Kanun'un 705/2'de belirtilen tescilden önce mülkiyetin kazanıldığının açıklandığı bir halin de bulunmadığı, bu kapsamda tapuda halen Hazine adına kayıtlı çekişmeli taşınmazın mülkiyetinin davalı tarafından kazanıldığının kabul edilemeyeceği, dava tapu iptali ve tescile dönüştürülmüş ise de aslında davanın zilyetlik şerhine yönelik olarak açıldığı ve Hazinenin cevap dilekçesi ve 02.11.2018 tarihli duruşmadaki beyanları üzerine çekişmeli 11 parsel ... taşınmazın da diğer taşınmazlar gibi Hazine mülkiyetinden çıkarak davalı ...'ya kayden satıldığı zannıyla bu parsel yönünden de talebin tapu iptaline dönüştürüldüğü, ancak bu durumun tapu kayıtları ile doğrulanmadığı, taşınmazın davaya konu bölümünün davacı zilyetliğinde olduğunun davalının da kabulünde olduğu, hal böyle olunca mülkiyeti halen Hazineye ait 13251 ada 11 parsel ... taşınmaza yönelik davacının talebinin çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince zilyetlik şerhine yönelik kabul edilmesinin gerektiği, öte yandan mahkeme bu kısım için davacı tarafından davalıya verilmek üzere belirlediği bir kısım bedelin depo edilmesine karar vermiş ise de talep zilyetlik şerhine ilişkin olarak kabul edildiğinden ve yeniden kurulacak hükümde bu kısım üzerinde davacı lehine zilyetlik şerhi verileceğinden, kararın kesinleşmesi halinde Hazine adına kayıtlı taşınmazın bu bölümünün davalıya tescili mümkün olmayacağından, davalının bu bölüm için Hazineye ödediği paranın Hazine tarafından davalıya iadesinin gerekeceği, bu kısmın bedelinin ise davacı tarafından davalıya değil mülkiyet sahibi Hazineye ödenerek satın alınması gerektiği gözönüne alınarak çekişmeli taşınmaz bölümü için depo ettiği bedelin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine karar verilmesi, kabul edilen bu kısım için davalının davacının zilyetliğini kabul etmesi ve yasal hasım olan Hazinenin de davaya açıkça karşı çıkmaması nedeniyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiği anlaşılmakla hükmün kaldırılmasına karar verilerek hüküm kurulmuştur." şeklinde kurulan hükmün gerekçesi açıklanmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından " istinaf mahkemesinin davalı ... yönünden verdiği ret kararının bozulmasına ve davanın kabulüne, yine Hazinenin bahse konu taşınmaz yönünden bir hak iddia edemeyeceği hususu da gözetilerek, lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasına karar verilmesi" talebiyle temyiz edilmiştir.

Kararı temyiz eden davacı vekili tarafından kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talep edildiğine göre, bu talep hakkında karar verme yetkisi, kanun yolu incelemesini yapacak olan Yargıtaya aittir (HMK'nin 336/3 üncü maddesi). Devletin mahkeme harcı almasındaki menfaati ile başvuranın mahkeme vasıtasıyla hakkını korumadaki çıkarları arasındaki adil denge, Anayasanın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ile bu kapsamda adalete ve mahkemeye erişim hakkı dikkate alınarak adli yardım talebi yerinde görüldüğünden, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nunn (6100 ... Kanun) 334 ve devamı maddeleri gereğince adli yardım talebinin kabulüne, davacının nispi temyiz harç ve giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına karar verilerek, işin esasının incelenmesine geçildi.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ:Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacının adli yardım talebinden dolayı harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
30.01.2024 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.336/3