Esas No
E. 2010/3009
Karar No
K. 2010/4452
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2010/3009 E.  ,  2010/4452 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Edremit 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.09.2007 tarih ve 2007/62 - 2007/530 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili kurumdan yaşlılık aylığı alan Ahmet Bayrak'a 09.03.2003 tarihinde öldüğü halde ATM makinelerinden 25.10.2002 tarihine kadar maaş ödenmesine devam edildiğini, kurum zararından taraflar arasındaki protokolün 16, 43 ve diğer maddelerinde belirtilen yükümlülüklerine aykırı davranan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, (3.190,88) YTL asıl alacak ile (7.106) YTL işlemiş faiz alacağının, temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, sigortalısının hayatta olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün davacı kuruma ait bulunduğunu, ölü emeklisi adına maaş tahakkuk ettirmeye devam eden davacının müvekkilini zarardan sorumlu tutmaya çalışmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki protokole göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında komisyon alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL asıl alacak ile (7.106) YTL işlemiş faiz alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1.Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davalı bankanın gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davacıdan komisyon aldığına göre bu işlemlerin risklerine katlanması gerektiği, davacı kurumdan ise tüm yurt çapında sigortalılarının hayatta olup olmadığını takip etmesinin beklenemeyeceği gerekçesiyle davalı bankanın olayda tam kusurlu, davacı kurumun ise kusursuz olduğu kabul edilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Oysa somut olayda davacı kurum sigortalısına ATM cihazlarıyla ödeme yapılmıştır. Taraflar arasındaki protokolün bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve internet bankacılığı da dahil asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir. Yine protokolün 17. maddesi uyarınca sadece 6 ay hareketsiz kalmış hesaplar davacı kuruma aktarılacaktır. Somut uyuşmazlıkta gerçek hak sahibine verilen banka kartı ile ATM cihazlarından para çekildiğine göre bu durumda kimlik tespitine imkan bulunmadığı, yine vasi, veli veya vekil aracılığıyla ödeme yapılmadığına göre davalı bankanın asıl hak sahibinin nüfus kayıt örneğini istemesine gerek olmadığı açıktır. Kaldı ki sigortalısına maaş tahakkuku yapıp davalı banka hesabına para aktaran kurum da bizzat davacıdır. Sigortalılarına ait birçok kayıt ve bilginin de kendisinde olduğu düşünülürse hak sahiplerinin sağ olup olmadığını denetlemenin de öncelikle davacı kurumun sorumluluğunda olduğu kabul edilmelidir. Davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan Ahmet Bayrak’ın 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde somut uyuşmazlıkta davacının anılan yükümlülüklerine aykırı davrandığı anlaşılmaktadır. Sigortalılarının tüm yurt çapında çok sayıda olması davacı kurumu bu yükümlülüğünden kurtaramaz. Zira aynı durum davacı kurumun hak sahiplerine ödeme yapan davalı banka açısından da geçerlidir. Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

2.Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.