8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/3702 E. , 2024/995 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 ... Kanun) gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esasına ilişkin olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili Konyaaltı ilçesi Hisarçandır Mahallesi çalışma alanında bulunan 462 ada 7 parsel ... 1.624,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kimsenin kullanımında bulunmadığı şerhi yazılarak çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra hükmen taşınmazın (A) ile gösterilen 730,32 metrekarelik kısmın ...'ın kullanımında olduğu, kalan (B) ve (C) ile gösterilen 894,67 metrekarelik kısmın tespit gibi olduğu belirtirek taşınmazın tamamının Hazine adına tesciline karar verilmiş; bilahare, 16.01.2018 tarihinde 6292 ... Kanun uyarınca taşınmazın 73032/162499 hissesi (730,32 metrekare) ...'a satış yoluyla kayden intikal ettirilmiş, kalan 89467/162499 hissesi ise Hazine uhdesinde kalmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, 462 ada 7 parsel ... taşınmazın yaklaşık olarak 200,00 metrekarelik kısmının 70 yıl kadar önce davacının babası, sonrasında da 20 yıldır davacının kullandığını ve bu kısma davacının malik olduğunu ve bu kısmın dava dışı 462 ada 8 parsel ... taşınmaz ile bir bütün olduğunu belirterek bu kısmının tapu kaydının iptal edilerek adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "ilk derece mahkemesi tarafından davanın, TMK'nın 713. maddesine dayalı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tescil davası olarak nitelendirildiği, ... Kadastro Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli 2011/778 Esas, 2014/473 Karar ... kararıyla ve eldeki dosyada davalı olarak yer alan davacı ... tarafından davalı Hazine'ye karşı 462 ada 7 parsel ... taşınmaz hakkında açılmış kullanım kadastrosuna itiraz davası sonucunda; parselin (A) harfiyle gösterilen 730,32 metrekarelik kısmı hakkında, davanın kabulüne ve parselin davacının kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmek üzere Hazine adına tapuya tesciline, kalan B ve C kısımları hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiş ve kararın temyiz edilmeksizin 04.12.2014 tarihinde kesinleştiği, karara ekli bilirkişi raporuna göre bu A harfli kısmın, eldeki davada dava konusu olan yeri bütünüyle kapsadığı; bu doğrultuda eldeki davanın da davacı tarafça iddia edildiğinin ve ilk derece mahkemesince kabul edildiğinin aksine TMK'nın 713.maddesine dayalı olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılması istemli bir dava olmayıp 3402 ... Kanun'un ek 4.maddesi uyarınca yapılarak kesinleşmiş kullanım kadastrosuna itiraz davası niteliğinde olduğu ancak kullanım kadastrosu tespitinin kesinleşmesi üzerine davalı ...'ın kullanımında olduğuna ilişkin şerhle birlikte davalı Hazine adına tapuya tescil edildikten sonra 73032/162499 payının 16.01.2018 tarihinde (dava tarihinden önce) 6292 ... Kanun ile satışla davalı ...'ya yapılan satış nedeniyle adına tapuya tescil edildiği, halen 73032/162499 payının davalı ... ve kalan payının ise Hazine adına tapuda kayıtlı bulunduğu, kullanım kadastrosuna itiraz davalarının 6292 ... Kanun uyarınca taşınmazın devri işleminden önceki bir tarihte ve Hazineye yöneltilerek açılması gerekmekte olup, 6292 ... Kanun gereği satış işleminden sonra kayıt malikine karşı bu davanın açılamayacağı, tapu maliki Hazine tarafından taşınmazın davaya konu kısmını 6292 ... Kanun kapsamında fiili kullanıcı olarak tespit edilen davalıya sattığı sabit olduğuna göre davalı adına yapılan tescil işleminin mevzuata uygun olduğundan davalı adına oluşan tapu kaydının oluşumunda bir yolsuzluk bulunduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, ilk derece mahkemesince de kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaza ilişkin bu davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gözetilerek davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu nedenle davalı belediyelerin davada pasif husumet ehliyetleri bulunmadığından bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmekle birlikte anılan taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmadığından ve kamu düzenine aykırılık kapsamında da görülmediği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.