5. Ceza Dairesi 2009/582 E. , 2011/3387 K.
"İçtihat Metni"
Irza geçme ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla alıkoyma suçlarından sanık ...’ün yapılan yargılanması sonunda; rızasıyla alıkoyma suçundan beraetine, ırza geçme eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.03.2007 gün ve 2005/59 Esas, 2007/108 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanığa atılı reşit olmayan mağdureyi rızasıyla alıkoyma eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın "beraeti" yerine "ceza tayinine yer olmadığına" karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1 numaralı paragrafının sonunda yer alan "sanığa bu suçtan ceza tayinine yer olmadığına" ibaresinin "sanığın bu suçtan beraetine" biçiminde düzeltilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Oluşa uygun olarak sanığın işlediği kabul edilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun, 5560 sayılı Yasa ile değişiklikten önceki haliyle 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması, uzlaştırma işleminin sonuçsuz kalması halinde hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi de gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.