Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, son suç tarihi olan 2002 yılı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 223/8. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 30/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
30.04.2013 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 2279 sayılı Kanun 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, son suç tarihi olan 2002 yılı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu TCK md.102/4 K5237 md.7/2 K5320 md.8/1 K5271 md.223/8 K765 md.104/2 CMK md.223/8 TCK md.7/2 K2279 md.17