Esas No
E. 2021/7689
Karar No
K. 2024/384
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/7689 E.  ,  2024/384 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında ... ili, Merkez ilçesi, Pınaryayla köyü 132 ada 9 parsel ... taşınmaz, senetsizden, 1632,41 m2 yüzölçümü, susuz tarla vasfı ile, Hüso oğlu ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... vekili ... ili, Merkez ilçesi, Pınaryayla köyü sınırları dahilinde 3402 ... Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmaları sonucu dava konusu 132 ada 9 parsel ... tarla niteliğindeki taşınmazın davalı adına tespit edildiğini ancak dava konusu taşınmaz yönünden imar ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını ve taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken yerlerden olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile müvekkili lehine tespit ve tescilini istemiştir. Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davalı yararına 3402 ... Kanunun 14 ve 17. maddeleri uyarınca mülk edinme koşullarının gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu ... ili, Merkez ilçesi, Pınaryayla köyü, Delav Mevkinde kain 132 Ada 9 parsel ... taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline dair verilen karar, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmaz yönünden kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin kanuni şartların davalı lehine gerçekleştiği, keşfin usulüne uygun olarak yapıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu sonuç olarak İlk Derece Mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Dosya kapsamında iki keşif yapıldığı, ilk yapılan keşif sonrası alınan orman raporunda, dava konusu taşınmazın sürülmemiş, işlenmemiş, yer yer taşlık, eğimin %15-20, 1950, 1973, 1985, 1999 hava fotoğraflarında kısmen açıklık alan içinde, kısmen de çalı formundaki ağaç ve ağaççıkların varlığı görüldüğü; ziraat raporunda, taşınmazın üzerinde ürün olmadığı, ekime hazır olduğu, kısmen sekilenmiş olduğu ve imar ihya yoluyla kazanıldığı ve 25-30 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığı; fen raporunda da 1950 ve 1973 hava fotoğraflarında kullanımın olmadığı, 1985 ve 1999 hava fotoğraflarında kullanım olduğu belirtilmiştir. Sonradan yapılan keşif sonrası alınan orman raporunda; taşınmazın sürülü ekili olmadığı, içinde taşlar toplanmış durumda olduğu, eski yerleşim yeri olduğundan küçük parçalar halinde etrafı taşlarla çevrili durumda olduğu, toprağın %10-15 taşlı eğimin %10-15 olduğu, 1950, 1973, 1985 ve 1999 tarihli hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın komşu taşınmazlar ile arasındaki sınırlar oluşmuş ve taşınmaz üzerinde ekim-dikim suretiyle kullanım olduğu; ziraat raporunda, toprağın taşlılık oranının %10-20 ve eğimin %10-15 civarında olduğu, teraslama yapılması, tesviye işleminin yapılması, toprağın ıslahı için toplanan taşların sınırlara yığılması, toprak yapısı gibi durumlar ile komşu parsellerin yapısı ve işleme durumları göz önünde bulundurulduğunda daha önce tarımsal faaliyet olduğu kanaatinin oluştuğu ancak mevcut durumda herhangi bir tarımsal faaliyet gözlemlenmediği; fen raporunda, 1985 ve 1999 hava fotoğraflarında ekili-dikili tarla olarak kullanımların görüldüğü, toprak yapısı itibarıyla yer yer zeminden taşlıklar çıksa da yörenin dağlık kesimden olması nedeniyle bu doğal taşların zeminden kullanım yaptıkça çıkabileceği, ayrıca yer yer ağaçların olduğu ancak hava fotoğrafından ağaç türlerinin belirlenemediği belirtilmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere her ne kadar dava konusu taşınmazda imar ihyanın tamamlandığı ve davalı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği belirtilmiş ise de; mahallinde yapılan keşifler sırasında mahkeme gözlemi olarak, dava konusu taşınmazda yaklaşık 30 tane ... bulunduğu, taşınmazın teraslanmış işlenmemiş ve eğimi fazla, kısmen taşlık, kısmen kayalık olduğunun tespit edildiği tutanağa yazılmıştır. Alınan raporlara eklenen fotoğrafta da dava konusu taşınmazın üzerinde yoğun taşlar bulunduğu görülmüş ve dava konusu taşınmazda imar ihyanın tamamlandığı hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Ayrıca ilk keşif sonrası alınan orman raporunda 1950, 1973, 1985, 1999 hava fotoğraflarında kısmen açıklık alan içinde, kısmen de çalı formundaki ağaç ve ağaççıkların varlığının görüldüğü bildirildiği halde, sonradan yapılan keşif sonrası alınan orman raporunda hava fotoğraflarındaki durumun net olarak ortaya konmadığı sadece kullanım hususu yönünden incelendiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere taşlık niteliğindeki yerler ancak imar ihya edilmek ve diğer yasal şartlar yerine getirilmek suretiyle zilyetlikle kazanılabilir. Somut uyuşmazlıkta bilirkişilerce rapora eklenen fotoğrafta görünen alanın yoğun taşlık yapıda olduğu ve bu tür bir yerde imar ihyanın tamamlandığının kabul edilemeyeceği açıktır. Ancak alınan raporlardan dava konusu taşınmazın tamamının bahsi geçen fotoğraftaki kısım ile aynı nitelikte olup olmadığı anlaşılamamaktadır. O halde İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, üç ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 ... Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 ... Kanunun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, özellikle dava konusu taşınmazda zilyetlikle kazanılabilecek ve imar ihyanın tamamlandığı bir bölüm olup olmadığı üzerinde titizlikle durularak, yoğun taşlık yapıdaki yerlerde imar ihyanın tamamlandığının kabul edilemeyeceği de dikkate alınarak dava konusu taşınmazın çeşitli yönlerden fotoğrafları eklenmek, Mahkeme gözlemine yer vermek ve dosyada daha önce alınan raporlarla ortaya çıkan ve çıkacak çelişkileri gidermek suretiyle yapılacak inceleme sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.