Esas No
E. 2021/7389
Karar No
K. 2024/820
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2021/7389 E.  ,  2024/820 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava; Orman İdaresince açılan orman tahdidine dayalı tapu kaydının iptali davasıdır.

Davacı vekili 22.03.2011 tarihli dava dilekçesiyle ... Kadastro Mahkemesinde; ... ili ... Köyünde 22/2-a maddesi uyarınca kadastro çalışmalarının tamamlandığı ve 23.02.2011 tarihinde askı suretiyle ilan edildiği, yapılan çalışma sonucunda ... Köyü 20695 ada 7 parselin kısmen kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığı ancak davalı adına tespit edildiği iddiasıyla, taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısmının orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

... Kadastro Mahkemesine 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu askı ilanı süresi içerisinde davanın açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda davanın 22/2-a maddesine itiraz yönünden Kadastro Mahkemesinde, mülkiyete yönelik istem yönünden ise görevsizlikle gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek karara bağlandığı; 22/2-a'ya itiraz yönünden Kadastro Mahkemesinde görülen davanın reddine karar verildiği ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği; davacı ... İdaresinin mülkiyete yönelik istemi hakkındaki davanın ise Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılan iş bu eldeki ...

2.Asliye Hukuk Mahkemesi kararının oluşturduğu anlaşılmıştır.

Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın, orman tahdit tutanaklarında yer alan değirmen arkı ve sulama arkı sınır kabul edilmek suretiyle orman sınırları dışında kaldığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "Çekişmeli 20695 ada 7 parsel ... taşınmazın bulunduğu Akdamlar Köyünde 3116 ... Kanun'a göre orman tahdidinin 1940 yılında yapılarak aynı yıl kesinleştiği ve bu çalışmalara göre dava konusu taşınmazın bir bölümünün orman sınırları içerisine alındığı; bu tahdide karşı Murat oğlu Osman Yılmaz ile ... adlı davacılar tarafından tapuya dayalı olarak Orman İdaresine karşı açılan dava sonucunda ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 1942 tarihli ve 1942/27 Esas, 1942/464 Karar ... kararla dava konusu edilen yerlerin Devlet ormanıyla bitişik olduğu ve Devlet ormanı olmadığı gerekçesiyle, dayanılan tapu kayıtları kapsamında kalan dava konusu yerlere orman idaresinin müdahalesinin menine ve söz konusu yerlerin devlet ormanı dışına çıkarılmasına, Devlet orman sınırları dışında kaldığı belirlenen tarlalar hakkında açılan davanın ise reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek 15.01.1954 tarihinde kesinleştiği; dolayısıyla bu Mahkeme kararı kapsamında kalan yerlere yönelik yapılan orman tahdidinin 1954 yılında kesinleştiği ve dava konusu parselin bulunduğu yerin, 17.04.1942 tarihli mahkeme kararına göre tarım arazileri olduğuna karar verilen ve 1954’te tahdidi kesinleşen yerlerden olduğu;

Aynı yerde 3116 ... Kanun'a göre yapılan orman tahdidinin aplikasyonu ve 6831 ... Kanun'un 1744 ... Kanun ile değişik 2 nci madde uygulama çalışmaları ile ayrıca bu köyde daha önce sınırlaması yapılmamış ormanlarda yapılan ve 1982 yılında kesinleşen bu çalışmalarda mahkeme kararına rağmen davalı parselin (B) harfi ile gösterilen 420,62 m2'lik bölümünün Devlet ormanı sınırları içerisinde gösterildiği; dava konusu parselin batı sınırını oluşturan değirmen su arkının, yanlış çizilerek tersim edildiği ve değirmen su arkı ve değirmen olarak, orman kadastro çalışmasında iki ayrı değirmen su arkı ve değirmen varmış gibi yanlış tersim edilmiş olması sonucunda, olması gereken yerde gösterilmediği, bu çalışmalarda mahkeme kararına uyulmadığı;

2896... Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulaması çalışmalarının 1985 yılında kesinleştiği; bu çalışmalara göre dava konusu parseli ilgilendiren orman sınır hattı olan 2205 nolu OS noktasından 16 nolu OS noktasına gidilirken yapılan tarifinde teknik hata yapıldığı ve bu çalışmada da kadastro haritasının hatalı çizildiği ve anılan mahkeme kararına uyulmadığı;

1744... Kanun ile değişik 2/B uygulamasında da 3116 ... Kanun'a göre yapılan orman tahdit hattının aplikasyonu sırasında oluşturulan, 2205 nolu OS noktasından 16 nolu OS noktasına giden, krokide kesik yeşil çizgiyle gösterilen orman sınır hattının yanlış uygulandığı ve dava konusu parselin krokisinde (B) harfi ile gösterilen bölümüyle ilgili 1942 tarihli Mahkeme kararının dikkate alınmadığı, ek aplikasyon tutanağına göre, mahkeme kararı uygulanmak üzere çalışmalara başlayan ekibin 2203 nolu OS noktasından 16 nolu OS noktasına gelinip 2203-2204-2205 e giden hattı iptal ettiği;

3302... Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulaması çalışmalarının 1987 yılında başlayıp bitirildiği ve ilan edilerek kesinleşmiştiği, bu çalışmada da aynı hatalı uygulamanın yapıldığı;

Dolayısıyla aplikasyon ve 2 nci madde ile 2-B maddesi çalışmalarının 1942 tarihli Mahkeme kararına uygun yapılmadığı; bu teknik hatanın, dava konusu parseli ilgilendiren orman sınır hattının tutanakta tarif edilen değirmen su arkına çekilmesi ve değirmen su arkının sınır kabul edilmesiyle düzeltilebileceği, tüm bu tespitlerden hareketle, dava konusu (B) harfi ile gösterilen bölümün devlet ormanı sınırları dışında, mahkeme kararıyla kesinleşen orman tahdidinde ziraat arazileri alanında kaldığı görüldüğünden" istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından; dava konusu taşınmazların bir kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 ... Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

3402... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.