Aramaya Dön

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

İSTANBUL

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/889 Esas
KARAR NO: 2024/47
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 29/12/2022
KARAR TARİHİ: 24/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

İDDİA

Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; huzurdaki dava, Kamu İhale Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında ihale yoluyla hizmet alımları yapan ve ihale makamı sıfatını haiz bir kamu kurumu olan davacı şirket ... ile davalı şirket arasında muhtelif tarihlerde akdolunan hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşme kapsamında çalışmış olan personellere ödenen işçilik alacaklarının / tazminatlarının sözleşme ve yasal mevzuat gereği davalıdan rücuen tazmini amacıyla ikame olunmakta olduğunu, davacı şirket ... tarafından ödenen işçilik alacaklarında / tazminatlarında davalı tarafın sorumluluğunda olan miktarlar kıdem tazminatı bordrolarında görülmekte olup, rücuen davacı şirkete ödenmesi lazım gelen miktarlar tabloda gösterildiğini, nitekim davacı şirket ile davalı arasındaki sözleşmede; ... işin yapılmasını, yürütülmesini ve işçilerin organizasyonunu bir bütünlük içinde yükleniciye (davalıya) bırakmış olup, ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde, sözleşme konusu işlerle ilgili yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin İş Kanunları ve diğer mevzuattan kaynaklanan sorumlulukların yükleniciye ait olduğu taraflarca imza altına alındığını, davanın kabulü ile tahkikat sürecinde ve bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak olan miktarda artırmak üzere ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin, davacı ... tarafından gerçekleştirilen ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiliyle müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.

DELİLLER

1.Bilirkişi Raporu

Bilirkişi tarafından düzenlenen 11/10/2023 tarihli raporda özetle; davacı ... A.Ş. firması vekili tarafından davaya konu edilen dava dışı taşeron nezdinde çalışan işçi ücreti ile ilgili olarak ödediği kıdem tazminatının geri iadesini talep ettiğini, davalı tarafından dava dışı işçilerin kıdem tazminatına dahil edilmeyen 28.06.1999 - 04.04.2004 tarih aralığındaki günler için davacı tarafından dava dışı işçilere ödenen Toplam 689.314,71 TL'lık tutardan sadece davalı dönemine (28.06.1999 - 04.04.2004) ait 26.214,09 TL tutar alacak davaya konu edildiğini, davacının üstteki açıklamalar ışığında 26.214,09 TL davalı taraftan alacaklı olacağı tespit edilmiştir/ hesaplanmıştır. Yargıtay'ın 2020 yılından sonra verdiği bazı kararlarında sözleşmede hüküm olmaması durumunda dahi yarı yarıya değil, kamu kurumunun işçiyi çalıştıran alt işverenlerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunu belirtmektedir (Yarg.

15.HD., 23.03.2021, E. 2021/616, K. 2021/1083 ; Yarg.

23.HD., 18.01.2021, E. 2018/2412, K. 2021/57). davacı ... 'ın davalı firma adına çalıştığı süre ile sınırlı olmak üzere ödediği kıdem tazminatının tutarlarından davalı şirketin IV kısımda detay verildiği üzere sorumlu olduğu, davacı ile davalı arasındaki sözleşmeden ve kanundan kaynaklı olarak rücu hakkının bulunduğu tespit edildiği bildirilmiştir.

Davacı vekilinin 24/11/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davanın, ıslah dilekçesi doğrultusunda toplam 26.214,09 TL üzerinden labulünü, ıslah dilekçesinin bir suretinin davalı tarafa tebliğini, toplam 26.214,09 TL'nin, ödeme tarihlerinden itibaren işlemeye başlatılacak faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememize açılan iş bu dava tazminat davasıdır.

Uyuşmazlık; davacı şirketin kamu ihale kanununun ilgili hükümleri kapsamında davalı şirketten hizmet satın alma sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı şirkette çalışan bir kısım işçilerin iş akdinin feshedilmesi nedeniyle üst işveren sıfatından kaynaklı olarak iş akdi feshedilen işçilere ödemiş olduğu kıdem tazminatına ilişkin bedellerin davalı alt işveren şirketten talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı görülmüştür. Taraflar arasında imza edilen temizlik hizmeti sözleşmesinin, hizmet işleri genel şartnamesinin, üçüncü kişi işçilere ödenen kıdem tazminatı ve yıllık ücreti bordrosunun ve diğer bilgilere ilişkin formları dosyaya sundukları görüldü.

Davacının Kamu İhale Kanunu gereğince davalı şirket ile yaptığı hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı şirket bünyesinde çalıştırılan işçilere iş akitlerinin sona ermesi nedeni ile davacı şirketin ödemiş olduğu kıdem tazminatlarının tespiti ve ödeme tarihlerinin belirlenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin dosyaya sunduğu raporun denetime elverişli olduğu ve hükme esas alınabileceği görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; 857 Sayılı İş Kanunu'nun "Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışanların Kıdem Tazminatı" başlıklı 112. Maddesi'ne 6552 sayılı Kanunu'nun 8. Maddesi ile eklenen ek fıkra ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarından kamu kurum ve kuruluşlarının sorumlu olacağı düzenlenmiştir.21.2.2019 tarihli ve 7166 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen altıncı fıkra ile '' 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11.9.2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11.9.2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.'' hükmü getirilmiştir. Bu hükümle birlikte kıdem tazminatı ödemeleri yönünden alt işverene rücu edebilmek için taraflar arasında imzalanan sözleşmede açık hüküm aranmıştır. Ancak söz konusu madde fıkrası eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edildiği gerekçesiyle 2019 yılında iptal edilmiştir. (Anayasa Mahkemesi 9.09.2019 Tarih ve 42/73 sayılı kararı.) Paralel şekilde 4857 Sayılı Kanun 112. madde hükmüne rağmen Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017 yılındaki bir kararında, yalnızca bu düzenleme sebebiyle kamu kurum ve kuruluşlarının kıdem tazminatından tek başına sorumlu tutulamayacağı, söz konusu düzenlemenin tarafların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı belirtilmiştir. Alt işverenlere rücuya ilişkin bir düzenleme olmadığına da vurgu yapan kararda son alt işveren ile asıl işveren tüm işçilik alacaklarından birlikte sorumlu olduğu, önceki alt işverenlerin ise kıdem tazminatı açısından kendi çalıştırdıkları süre ve devir anındaki ücret seviyesiyle sınırlı sorumlu olduğu belirtilmiştir. (Yargıtay 22. H.D.., 20.3.2017 Tarih ve 23144/5551 sayılı kararı.) Karardan anlaşılacağı üzere önceki alt işverenlerin, devir nedeniyle iş akdinin feshinden bahsedilemeyeceğinden feshe bağlı haklardan ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağından sorumluluklarından da bahsedilemeyecektir. Yerleşik Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı yönünden son alt işveren sorumlu olmaktadır. Uygulamada da asıl işveren sıfatını haiz kamu kurum ve kuruluşları tarafından, kıdem tazminatı da dahil olmak üzere işçilik alacaklarına ilişkin ödeme yapılması halinde, işçiye yapılan tüm ödeme yönünden alt işverenlere rücu edildiği görülmektedir. Kamu kurum ve kuruluşu asıl işverenin, alt işverenlere yönelen rücu taleplerine ilişkin olarak ise Yargıtay kararları, yarı oranda sorumluluk ilkesini benimsediği görülmektedir. Buna göre asıl işveren ve alt işveren konumunda bulunanlar arasında imzalanan sözleşmelerde aksine hüküm bulunmaması, yani bu alacaklara ilişkin yükümlülüğün belirlenmediği hallerde işçilik alacaklarından yarı oranda sorumlu olmaktadırlar. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararları da bu doğrultudadır. İlgili kararlarda tacir olan davalının çalıştırdıkları işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda oldukları ancak, davacı kurumun da asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nazara alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir. (Yargıtay 13. H.D., 16.2.2017 Tarih ve 2015/14986 E. - 2017/1929 K. sayılı kararı.) Somut olayda; Dosyaya sunulan sözleşme ve eki olan bilgi ve belgelerden davacı şirketin Kamu İhale Kanunu kapsamında temizlik işlerinin yerine getirilmesi amacı ile hizmet alımı yapıldığı ve sözleşmenin sona ermesi nedeni ile davacı şirketin davalılar uhdesinde çalışan bir kısım işçilere kıdem tazminatı ödemesi yaptığı anlaşılmaktadır. Taraflar sözleşme incelendiğinde yüklenicinin çalıştırdığı personele ilişkin sorumluluğu başlığı altındaki 23 maddenin Genel Şartnamenin altıncı bölümüne atıfta bulunduğu Genel Şartnamenin altıncı bölümünün işçilik alacaklarını yüklenici tarafından ödeneceğini hüküm altına aldığı görülmüştür. Davacı iş sahibi şirketin davalıdan almış olduğu temizilik hizmetinin ifası döneminde davalı yüklenici şirkkette çalışan bir kısım işçilere davacı iş sahibi şirketin kıdem tazminatı ödemesi yaptığı dosyadaki işçilere ödenen tazminata ilişkin bilgi formları, kıdem tazminatı hesap bordroları ve ödeme dekontları ile söz konusu işçilerin davalı yüklenici şirkette çalıştığı dönemi gösteren SGK işe giriş ve çıkış bildirgelerinden anlaşılmaktadır. Dosyada bilirkişiden alınan raporda yapılan tespitler doğrultusunda davacı iş sahibi şirketin, davalı yüklenici şirketin yüklendiği temizlik işinin ifası döneminde çalıştırdığı işçilere ödediği 26.214,09 TL kıdem tazminatını ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirkete rücu edebileceği anlaşıldığından davacının davasının kabulü yönünde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;

1.Davanın KABULÜ ile; 192,72 TL'nin ödeme tarihi olan 15.05.2020, 1.169,10 TL'nin ödeme tarihi olan10.08.2020, 1.753,60 TL'nin ödeme tarihi olan 25.02.2022, 693,71 TL'nin ödeme tarihi olan 21.02.2020, 1.015,55 TL'nin ödeme tarihi olan 20.09.2020, 21.128,34 TL'nin ödeme tarihi olan 21.07.2020, 261,07 TL'nin ödeme tarihi olan 18.01.2022 tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 26.214,09 TL'nin davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete ödenmesine

2.Karar ve ilam harcı 1.790,68-TL nin peşin alınan 80,70-TL den düşümü ile kalan 1.709,98-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 592,40-TL peşin, başvuru ve ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 4.351,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Daİr, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.24/01/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

x070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*

Karar Etiketleri
24.01.2024 YERELHUKUK DIGER İş Hukuku 7166 sayılı Kanun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6552 sayılı Kanun 857 sayılı İş Kanunu 4734 sayılı Kanun 4857 sayılı İş Kanunu 6325 sayılı Kanun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu K6552 md.8 HMK md.128 K7166 md.11 K6325 md.10 K4857 md.112