5. Ceza Dairesi 2007/11378 E. , 2011/21701 K.
"İçtihat Metni"Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ... ve ...'ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'in atılı suçtan beraetine, diğer sanık ...'in eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28/11/2005 gün ve 2005/124 Esas, 2005/187 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay’dan verilen bozma kararı üzerine dosyaya yeniden bakacak mahkemenin hak ve yetkilerini düzenleyen 1412 sayılı CMUK.nun 326. maddesinin amir hükmüne göre yeniden duruşma açılıp, davet edilecek ilgililere bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmasından sonra bir karar verilmesi gerektiği ve 5252 sayılı Yasanın 9/1-2. maddelerindeki duruşmasız karar verme koşullarının da bulunmadığı gözetilmeden dosya üzerinden değerlendirme yapılması,
Katılan vekilince temyiz edilen 01/12/2000 günlü ilk kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27/06/2006 gün ve 2006/172-168 sayılı kararında belirtildiği gibi geçerliliğini yitirmiş olması nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 230/1-2. maddesinde belirtilen hususların hükümde gösterilmesi gerektiği, önceki karara atıfta bulunmakla yetinmenin olanaklı olmadığı dikkate alınmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde sanıklar haklarında beraet ve mahkümiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de; 5271 sayılı CMK.nun 232/4. maddesinin buyurucu nitelikteki "karar ve hükümler bunlara katılan hakimler tarafından imzalanır" hükmüne aykırı olarak gerekçeli kararın hüküm fıkrasını içeren 2. sayfasının hükme katılan Üye Hakimler ... (...) ve ... (...) tarafından imzalanmaması, Karar yerinde, sanık ... hakkında beraet hükmü verilirken uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, Sanık ... hakkında tayin olunan hapis cezasının kısa süreli olduğu ve ertelendiği halde 5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesinin hükmüne aykırı olarak 53/1-a maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi,
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi de gözetilerek sanıklardan ... hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.