4. Hukuk Dairesi         2022/13953 E.  ,  2023/5886 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/159 Esas - 2022/344 Karar
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerin oğlu ...'nun 03.06.2012 tarihinde bisikleti ile seyir halinde iken sürücüsü ... olan aracın kendisine çarpması sonucunda hayatını kaybettiğini, kaza ile ilgili olarak ceza davasının devam ettiğini, tutulan kaza tespit tutanağında müvekkillerinin oğlunun asli kusurlu olarak gösterildiğini ancak bunun doğru olmadığını, davacıların trafik kazasında ölen davacıların çocuklarının henüz 16 yaşında olduğunu, babasına ait mobilya işinde yaz aylarında çalışarak babasına katkıda bulunduğunu, ...'nun ölümü nedeni ile babasının ve annesinin maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını, trafik kazasında oğullarını kaybeden davacıların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla araç sahibi ve sürücü yönünden olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline sorumluluğun derecesine ve maddi zararının kapsamına göre yargılamanın son aşamasında miktarı bildirilecek manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile müştereken ve müteselsilen araç sahibi ve sürücüsünden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacılar vekili; müteveffa ...'nun ölümü nedeni ile davacıların uğramış oldukları manevi zararların, kusur durumu da dikkate alınarak, davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini amacı ile davacı ... Kuzu için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL ve ... için 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, belirlenecek manevi tazminatlara 03.06.2014 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada ...'nun asli kusurlu olduğunu, davacının maddi tazminat talebinin hukuku aykırı olduğunu, maddi tazminat talebinin açıkça belirtilmediğini, davacı tarafın maddi tazminat yönünden para alıp almadığı hususunun Anadolu Sigorta A.Ş'den sorulması gerektiğini, manevi tazminat talebinin yargılama sırasında alınacak rapor ile azaltılmasının ya da artırılması hususunun mümkün olmadığını, bu nedenle manevi tazminat talebinin reddinin gerektiğini belirterek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesince 23.12.2014 tarihli 2012/119 esas ve 2014/881 karar sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 4.898,19 TL maddi, 5.000,00 TL manevi, davacı ... için 5.165,81 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/558 esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile davacılar Döndü, Şeyma ve ... için ayrı ayrı 2.000,00 TL toplam 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/1598 E., 2018/12618 K. sayılı ve 24.12.2018 tarihli bozma ilamında özetle; "...davacılar için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine; davacı tarafın maddi tazminat istemli asıl davasını 2.000,00 TL harca esas değer üzerinden belirsiz alacak davası olarak usul ve yasaya uygun biçimde açtığı dikkate alınıp yargılamaya devam edilmesi ve bilirkişi incelemesi sonunda maddi tazminatın hesaplanmasından sonra davacı tarafa bedel artırım işlemini yapma imkanı tanınması, bedel artırım işlemindeki miktar üzerinden maddi tazminat hakkında karar verilip davalı taraf lehine vekalet ücreti takdiri gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine" değinilerek karar bozulmuştur.

3.Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; asıl davanın kabulü ile davacı ... için 20.957,10 TL ve davacı ... için 23.335,88 TL olmak üzere toplam 44.292,98 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve her bir davacı için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline; birleşen davanın davacıları için 5.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş; davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek karar da bu davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

4.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/19248 E.- 2021/9255 K. sayılı ve 29.11.2021 tarihli bozma ilamında özetle, "...davalı ... vekilince süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerektiği, somut uyuşmazlıkta, yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı 17.12.2020 tarihli kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkrası birbiriyle uyumlu olmakla birlikte; mahkeme gerekçeli kararının yazımında, kararın gerekçe kısmında, "davacılar ...ve ... için 20.000,00'er TL ile diğer davacılar için 10.000,00'er TL manevi tazminatın hüküm altına alındığı" ifadesine yer verildiği halde, kararın hüküm fıkrasında davacılar ...ve ... için 10.000,00'er TL ile diğer davacılar için 5.000,00'er TL manevi tazminata hükmedildiği, bu suretle kararın gerekçesi ile sonucu arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir. Bu durum, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerektiği" şeklindeki gerekçesi ile karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile, 20.957,10 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı ...'ya, 23.335,88 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı ...'ya verilmesine, asıl ve birleşen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/558 E. sayılı dosyasında talep edilen manevi tazminat yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacı ...'ya, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacı ...'ya, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacı ... Kuzu'ya, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacı ...'ya, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacı ...'ya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ...

vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; gerçeği yansıtmayan kusur raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, mütevaffanın henüz çocuk yaşta bulunduğunu ve kaza yerinin niteliği itibarı ile araç sürücünün daha dikkatli ve tedbirli olması gerektiğini, müteveffanın çalışkan ve başarılı bir öğrenci olması, çok iyi bir okulda okuması ve ileride de üniversite okuyup çok iyi bir meslek sahibi olacağı hususunun dikkate alınmadığını, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu, daha yüksek manevi tazminata karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacılar vekilinin fazlaya ilişkin hak ve alacaklarını saklı tutarak dava açtıklarını, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak değerlendirilemeyeceğini, davanın kısmi dava olarak açıldığının kabulü gerektiğini, davacılar vekilinin dava dilekçesinde manevi tazminatı 2.000,00 TL olarak belirlediğini, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereği sonradan manevi tazminatın artırılmasının da mümkün olmadığını, bozma sonrası yeniden bilirkişi raporu alınmasının ve bu rapora göre karar verilmesinin doğru olmadığını, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı şekilde karar altına alındığını belirtmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 03.06.2012 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada müteveffanın desteğinden mahrum kalan davacıların destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89 uncu maddeleri.

3.Değerlendirme

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara ve davalı ...'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
03.05.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Trafik Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu K6100 md.107