Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/455 Esas
KARAR NO: 2024/224
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 12/07/2021
KARAR TARİHİ: 26/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 24.10.2019 tarihinde sürücü ----- sevk ve idaresindeki ---plakalı aracı ile ------- istikametine seyir esnasında sağ şeritte seyrederken seyir halinde arıza yapıp ışıkları da yanmayan sürücü ----- sevk ve idaresindeki -----yan şekilde yolun ortasında sürücünün üzerinde, yolcusu -----inmiş vaziyette bulunmakta iken ---- plakalı aracın müteveffa ------- çarpması sonucunda ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ---- müteveffanın anne ve babası olduğunu, ---- olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle------- Mahkemesi tarafından yargılama yapıldığını,----- raporunda kazaya karışan araçların kusurlu bulunduğunu, müteveffaya herhangi bir kusur atfedilmediğini, sigorta şirketlerine karşı başvuru yapıldığını, ------- tarafından bir miktar ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin de müvekkillerinin zararını karşılamadığından işbu davayı açma zaruretinin doğduğunu, ------yapan sigorta şirketleri için, trafik kazalarından doğan sorumluluk kusursuz sorumluluk hali olduğunu, trafik kazası sonucu meydana gelen bedensel ve maddi zararlar yönünden güvence sağlayan sigorta şirketleri, 2918 sayılı K.T.K ve T.T.K’na göre kusursuz sorumlu olduğunu, meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden müteveffadan dolayı HMK 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre harca esas olmak üzere şimdilik, ----50,00TL destekten yoksun kalma tazminatı, ----- için 50,00TL destekten yoksun kalma tazminatı, ------- için 50,00TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 150,00TL maddi tazminatın hesaplanarak, kaza tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla ve kaza tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsil tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı ------vekili cevap dilekçesinde özetle, zarar gören tarafından Kurumlarına başvuruda bulunularak kaza neticesinde oluşan zarara ilişkin hesaplanacak tazminat tutarının kendilerine ödenmesi talep edildiğini, bir miktar ödemenin uzman aktüere hesaplatılarak yapıldığını, karşı tarafın ek tazminat talebine ilişkin dava şartlarını yerine getirmediklerini, müvekkili kurumun sorumluluğuna ilişkin itirazları saklı kalmak kaydıyla, müteveffa --------davaya konu kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığını, müvekkili aleyhine hükmedilecek bir tazminat var ise bu tazminat miktarının hespalanmasında 09/06/2021 tarihinde yürürlüğe giren kanun doğrultusunda azami faiz oranı aşılmamak kaydıyla teknik faiz ve ---- yaşam tablosu uygulanmasının gerekeceğini, davacı vekilinin ----- yapmış olduğu huzurdaki haksız, usul ve yasaya aykırı davanın esastan reddine, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle, ---- adına kayıtlı---- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ----- tarihleri arasında geçerli olmak üzere------- teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu bedeni zararlarda 360.000,00-TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limiti bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini,------ meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesinin söz konusu olmadığı, zarar görenin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazminin esas olduğunu, her durumda müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, ---------- tarihli güncel kararında: ''Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 266/1. Maddesinde ''Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir'' düzenlemesine yer verildiğini, Kanun'un açık metninde de görüldüğü üzere, teknik bilgi gerektiren bir konuda, sadece tarafların talebinin bulunması halinde değil, mahkemenin de resen bilirkişi incelemesi yaptırmasının mümkün olduğunu, davalı süresinde sunduğu cevap dilekçesinde kusur ve hasar konusunda bilirkişiden rapor alınması gerektiğinin savunulduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffanın davacıların desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacıların müteveffanın desteğine, yardımına ihtiyaç duyup duymadığının araştırılması gerektiğini,--------- içtihatlarında da belirtildiği üzere,'' ölümden önce sürdürülmekte olan aşırı lüks ve israflı bir hayat tarzının devamı istemiyle'' destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmesinin mümkün olmadığını, destekten yoksun kalma tazminatının belirlenebilmesi açısından davacıların maddi durumunun önem taşıması nedeniyle, davacıların maddi durumu ve gelirinin araştırılması gerektiğini, --- ilamında; “ Mahkemece ölen -----, anne, baba ve küçük kardeşi ------------ destek olup olmadığı yönünden davacı anne-babanın sosyal ve ekonomik durumlarının tespiti bakımından yapılan araştırmada, annenin arsaları ve üç katlı evinin bulunduğu, bu evlerden birinde eşiyle ve küçük -------- yaşadıkları, diğer bir katta da ölenin eşi ve çocuğuyla birlikte yaşadığı, babanın ise emekli maaşı aldığı ve arsasının olduğu, iş bulduğunda inşaatlarda çalıştığı, ölenden başka destek olabilecek başka reşit kardeş de bulunduğu anlaşılmış, tanık beyanlarından da ölenin eşi ve çocuğuyla annesinin evinde bir alt katta oturdukları, anne ve babasının evinde yemek yedikleri, elektrik-su faturalarının dahi baba Senai tarafından ödendiği ifade edilmiş olduğu halde, ölenin anne, baba ve küçük kardeş ---------- desteklik durumu olmadığı anlaşılmasına göre bu davacılar hakkında destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi isabetli görülmemiştir...” denildiğini, açıklanan ve resen nazara alınacak nedenler ışığında, tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın ------- veya uzman bir bilirkişiye gönderilmesini, Mahkememiz tarafından herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz tür ve başlangıç tarihinde belirtilen hususların dikkate alınmasını, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası şeklinde gerçekleşen haksız fiil nedenine dayalı destekten yoksunluk tazminat talebine ilişkindir.Taraf delilleri toplanılmış, ----- esas sayılı dosyası, davalı---- sayılı hasar dosyası, davalı ---- hasar dosyası, davacılara ait sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanakları, trafik kazasına karışan araçlara ait trafik tescil belgeleri celp edilmiştir.Davacıların miras bırakanlarının yolcu olarak bulunduğu araç ve davalı ----sigortalısının karıştığı ---- tarihli kazada sürücülerin kusur oranının tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi ----- tarihli kusur rapor içeriğine göre; dava dışı ---- plakalı ------ meydana gelen kazada asli kusurlu olarak %75 oranında kusurlu olduğunu; ---- tarafından sigortalı olan---- plakalı aracın dava dışı sürücüsü ----- meydana gelen kazada tali kusurlu olarak %25 oranında kusurlu olduğu; davacı yaya ----- meydana gelen kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığı bildirilmiştir.Tek kişilik bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki bulunduğundan dosya ---- gönderilmiş,---- tarihli raporunda; sürücü ----- meydana gelen kazada %75 oranında kusurlu olduğu, sürücü --- meydana gelen kazada %25 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, çelişki giderildiğinden işbu kusur raporu hükme esas alınmıştır.Maddi zararın hesaplanması amacıyla dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ------ tarihli rapor içeriğine göre; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yaptığı inceleme sonucunda, arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda; davacıların davalılardan ------ olan protokol kapsamında sulh olduğunun dikkate alınarak günümüz rapor/hesap tarihine göre sadece davalılardan ------ %75 kusur oranına göre hesaplama yapıldığını, davacı ve dava dışı paydaşların günümüz rapor/hesap tarihine göre davalılardan ------ %75 kusur oranı dahilinde hesaplanan zararlarından davalılardan ------ tarafından dava öncesi yapılan ödemelerin güncellenerek tenzili sonrası, paydaşların bakiye teminat limitinde kalan garame zararlarının tablodaki şekilde belirtildiğini bildirmiştir.Davacı vekili 01/02/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile; --- için 70.303,51 TL, --- 45.289,42 TL,----- 12.440,45 TL olmak üzere müvekkilleri için toplam 128.033,38 destekten yoksun kalma maddi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, gerekli harcı yatırmıştır.Davalı ----- vekilince 05.06.2023 tarihli sunulan sulh dilekçesinde; işbu tazminat davasında, davacı vekili ile akdedilen 05.06.2023 tarihli ibraname çerçevesinde sulh olunduğu, davacı taraf ekli sulh ibranamede belirlenen ödemenin yapılması ile birlikte davadan feragat ve müvekkili, dava konusu ihtilaf bakımından ibra ettiği, davacı vekilinin ekli ibraname kapsamında davadan feragat etmesi halinde taraflarınca da, hiçbir vekâlet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunulmayacağı hususunu bildirmiş olup bu beyan ve ekli sulh sözleşmesi kapsamında davacıların davalı------ aleyhine açtıkları davasının; sulh olmaları nedeniyle esasın konusuz kaldığı gözetilerek esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, 6100 sayılı HMK 331. Madde hükmünce davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği ve eldeki davanın açıldığı tarihte davalının haksız olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği kanaatiyle ve davalı vekilinin 05/06/2023 tarihli beyan dilekçesi gözetilerek hüküm kısmında taraflar leh/aleyhine karar verilmiştir.

Davaya konu kazaya karışan ---- plakalı aracın --- poliçe no ile ------ poliçesi ile sigortalı olduğu, kazaya karışan diğer araç --- plakalı ---- poliçesinin bulunmadığı anlaşılmıştır.---- sayılı sigortacılık Kanunun ---- kapsamında davalı----- davacıların oluşan zararından sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Destekten yoksun kalma tazminatı; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinin 3. bendinde düzenlenmiş olup, “Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir”. Bu maddeye göre, haksız fiilin doğrudan doğruya muhatabı olmayan, ancak bu haksız fiil nedeniyle ortaya çıkan ölüm olayından zarar gören ya da ileride zarar görmesi güçlü olasılık içinde bulunan kimselere tazminat hakkı tanınmıştır.--------- sayılı kararında, destekten yoksun kalma tazminatının doğumu için destek ile tazminat talebinde bulunan kişi arasında bir destek ilişkisi bulunmalıdır. Burada bahsedilen destek ilişkisi hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar. Destek ilişkisinin varlığında destek olunanın ihtiyaçlarının sürekli ve düzenli olarak karşılanması yer almaktadır. Burada ifade edilmek istenen süreklilik ve düzenlilik hali yardımın belirlenen zamanlarda ve belirli miktarlarda yapılması değil, eğer destek ölmeseydi yardımların devam edeceğine dair bir beklentinin bulunmasıdır. Eğer yardım devamlı destek saiki ile değil de, tek seferlik, geçici, düzensiz ya da gelişigüzel zamanlarda yapılıyor ve ileride yardımın devam edeceğine dair bir beklenti yaratmıyorsa, bu durumda desteğin sürekli ve düzenli olduğundan bahsetmek mümkün olmayacağı hususları belirtilmiştir.Dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacılar ----- müteveffanın anne ve babası olduğu, ---- ise kızı olduğu anlaşılmakla müteveffanın ölümü nedeniyle eşi, anne, baba ve çocuklarının desteğini yitirmiş sayılacakları sabit olup davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.Buna göre, 24/10/2019 tarihinde meydana gelen kazanın,---- plakalı ----- sürücüsünün kusurundan (haksız fiilinden) kaynaklandığı, --- plakalı -- sürücüsünün olayda yukarıda açıklandığı şekliyle kusurlu olması nedeniyle; ---plakalı -----sigortacısı bulunmadığından davalı ---- sayılı sigortacılık Kanunun ---- 14. Maddesi kapsamında davalı ------- davacıların oluşan zararından sorumlu olduğu ve tazminat ödemekle yükümlü olması, davacıların haksız bir fiil olan trafik kazası kapsamında desteklerini kaybetmeleri nedeniyle uğradığı zararları olan destekten yoksun kalma tazminatlarını TBK madde 49 ve 53 hükümlerine göre davalıdan isteyebilecektir. Yukarıda açıklandığı şekliyle meydana gelen kazada, sorumlulukları da TBK, ------ Yönetmeliği m:9 ve 5684 sayılı sigortacılık Kanunun kapsamında çizilen davalının, usul ve yasaya uygun olduğu belirlenen bilirkişi raporlarında belirtilen maddi zararlardan sorumlu olmasından dolayı, davacı vekilinin talebi doğrultusunda davacıların davalı---- karşı açtıkları davasının kabulü ile; ----12.440,45 TL, ---- 70.303,51 TL ve ------ 45.289,42 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder.

Davalı ----- açısından, yasa ve yönetmelik gereği sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu sürenin sonra erdiği gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir.

Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.----Somut olayda davalı ----- başvurunun 05/12/2019 tarihinde yapıldığı, 8 iş günü sonrasının 17/12/2019 olarak tespit edildiği anlaşılmakla bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.Davalı sigortalısına ait kazaya karışan araç ruhsatına göre kullanım amacının yolcu nakli - hususi olduğu, bu haliyle yasal faize hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Davalının hatır taşınması savunması yönünden yapılan değerlendirmede ise; hatır taşıması, savunması itiraz değil def'idir. Her zaman ileri sürülemez. Cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerekir. Aksi halde dikkate alınmaz. Taşımanın, hatır taşıması olduğu hususunda ispat külfeti, bunu iddia eden davalıdadır. Davalı, davacı ile aracı kullananın arkadaş olduğu yada hatır için davacının karşılıksız taşındığını ispatlamalıdır.Yukarıda açıklandığı üzere, hatır taşıması definin cevap dilekçesi ileri sürülmesi gerektiği, davalıca cevap dilekçesi ile bu hususun ileri sürüldüğü, ancak davalı tarafça hatır taşıması olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla indirim yapılmamıştır.

Davalı tarafça müterafik kusur indirimi yapılması ileri sürülmüş ise de davacılar desteğinin olayda kusurlu olduğuna dair delil bulunmayışı nedeniyle indirim yapılmamıştır. Açıklanan tüm gerekçeler doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacıların davalı ------aleyhine açtıkları davasının; sulh olmaları nedeniyle esasın konusuz kaldığı gözetilerek esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2.Davacıların davalı -------- karşı açtıkları davasının kabulü ile;

12.440,45 TL maddi tazminatın 17/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı --- alınarak davacı ----- verilmesine,

70.303,51 TL maddi tazminatın 17/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ---- alınarak davacı----verilmesine,

45.289,42 TL maddi tazminatın 17/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ---- alınarak davacı ---- verilmesine,

3.Alınması gerekli karar harcı 8.746,00 TL’den peşin olarak yatırılan 59,30 TL ve davacı tarafından yatırılan 437,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 496,30 TL'nin mahsubu ile 8.249,7‬0 TL bakiye harcın davalı ------- tahsili ile hazineye irad kaydına,

4.Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL peşin harcın ve 437,00 TL ıslah harcı toplamı olan 496,30 TL'nin davalı ------ tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 67,80 TL ilk dava masrafı, 4.250,00 TL bilirkişi, 446,35 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.764,15 TL yargılama giderinin davalı ----- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6.Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davacı ----- kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 12.440,45 TL vekalet ücretinin davalı ------ alınarak davacıya verilmesine,

8.Davacı -----kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ---- alınarak davacıya verilmesine,

9.Davacı -----kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ---- alınarak davacıya verilmesine,

10.Davalı ------beyanında yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığı anlaşıldığından, işbu davalıya karşı yöneltilen talepler açısından taraflar leh ve aleyhine ücret takdirine yer olmadığına,

11.Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı -------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

12.Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, -------Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2024

Karar Etiketleri
26.03.2024 REDDİNE YERELHUKUK DIGER Sigorta Hukuku 5684 sayılı sigortacılık Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı HMK'nun 266/1. Maddesinde ''Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir'' düzenlemesine yer verildiğini, Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu HMK md.107 K2918 md.107 K6100 md.331 K6098 md.53 K2918 md.99 HMK md.331 HMK md.345/1 HMK md.266/1 K6100 md.266/1