8. Hukuk Dairesi         2022/2527 E.  ,  2024/1071 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karar yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Uygulama kadastrosu sırasında, ... Köyü çalışma alanında ve tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 6761 parsel ... 13760 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 157 ada 69 parsel numarasıyla 12.934,04 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 6762 parsel ... 13360 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 157 ada 70 parsel numarasıyla 13.833,99 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait Simav ilçesi Güneyköy Köyü eski 6761 yeni 157 ada 69 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve bu eksikliğin davalıya ait 157 ada 70 parsel ... taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiş; yargılama sırasında ölü tapu malikleri ... Karagöz, Hatice Ildız ve Esma Okumuş' un mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu davanın reddine dair önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; " tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosuna ait paftanın ortofoto üzerinde çakıştırılması suretiyle harita mühendisi bilirkişiden rapor alınmadığını, tekniker bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ile tesis kadastrosu sırasında sebepleri açıklanmaksızın tersimat hatası yapıldığından bahsedilmekle yetinildiğini, bu bakımdan gerçekten tesis kadastrosu sırasında tersimat hatası olup olmadığını var ise nedenlerini denetlemek bakımından son derece yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu açıklanarak; varsa taşınmazı gösterir ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı), çekişmeli taşınmaza ait tesis kadastro paftası, kadastro paftasının oluşumuna esas ölçü krokisi, kadastro paftasının oluşumuna esas ölçü çizelgesi ve hesap cetveli dosya arasına getirtildikten sonra; mahkemece harita mühendisi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle usulüne uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılması, tesis kadastrosu sırasında tersimat hatası bulunması halinde hangi noktalarda hata yapıldığını açıklar denetime elvrişli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " taşınmazlar arasındaki kadim sınırın değişikliğe uğramadığının mahalli bilirkişi beyanları ile anlaşıldığı, taşınmazları ayıran başkaca sabit sınır noktasının bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile de taşınmazdaki yüz ölçümü farkının kullanılan yöntem farklılığından kaynaklandığının ve yenileme kadastrosunun yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığının anlaşıldığı " gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 157 ada 69 (eski 6761) parsel ve 157 ada 70 (eski 6762) parsel ... taşınmazların kadastro uygulama tutanağındaki gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, teknik bilirkişi raporu esas alınarak dava konusu taşınmazların sınırının kadimden beri değişmediği ve incelenen hava fotoğraflarından da bu durumun sabit olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki; uygulama kadastrosuna itiraz davaları, zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, taşınmaz sınırlarının tek tek değerlendirmeye tabi tutulup, tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmesi faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır.

Mahallinde yapılan keşifte mahkeme hakimince yapılan gözlemde, dava konusu taşınmazların sınırında büyük kayaların olduğu belirtilmiş ve dinlenen mahalli bilirkişiler ... ve ... de dava konusu taşınmazların sınırında kaçma diye adlandırılan yükseklik farklarının sınırı belirlediğini, sınıra ağır kayaların oturtulduğunu beyan etmişlerdir.

Ne var ki; teknik bilirkişi raporunda, sabit sınır olarak değerlendirilen büyük taşların tesis kadastrosu tarihinde zeminde mevcut olup olmadığı ve halen varlığını sürdüren doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığı denetime elverişli şekilde gösterilmemiş ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiştir. Bu şekilde eksik ve yetersiz bir incelemeye dayalı olarak karar verilemez.

Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece öncelikle, önceki tarihli bozma ilamında belirtilen belge, harita ve fotoğraflardan eksik olanların dosya arasına getirilmesi sağlanmalı, daha sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişilerinin tümü ve taraf tanıkları ile harita mühendisi sıfatına sahip üç kişilik bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak bu keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların tesis kadastrosu sırasında zeminde mevcut olup halen varlığını sürdüren doğal ya da yapay sabit sınırlarının bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazların tesis kadastrosundaki sınırlarının neresi olduğu, bu sınırlarda zaman içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri dinlenilmeli, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar teknik bilirkişilere harita üzerinde işaretlettirilmeli, harita mühendisi bilirkişi kuruluna yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yaptırılarak denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor düzenlettirilmeli, ayrıca dava konusu taşınmazların sınırı ile konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlettirilmeli, rapora taşınmazların sınırını gösteren renkli fotoğraflar eklenmesi istenmeli, bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 ... HUMK'nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
22.02.2024 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu