4. Hukuk Dairesi         2022/16919 E.  ,  2023/7694 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1438 E., 2022/1723 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/550 E., 2022/390 K.

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 29.08.2013 tarihinde müvekkillerinin desteği ...'un yolcu olarak bulunduğu sürücü ...'in sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile seyir halinde iken karşıdan gelen dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunan araç ile çapışması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, müteveffa sürücü ...'in kazada asli kusurlu olduğunu, trafik kazası sonucu kızlarını kaybeden davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla baba ... için 3.000,00 TL ve anne ... için 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 29.03.2017 tarihli dava değerinin artırılmasına ilişkin dilekçesi ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 40.386,87 TL, davacılardan ... için ise 41.169,54 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, ardından 01.04.2022 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ... için toplam 90.565,17 TL ve davacı ... için 121.052,83 TL'nin temerrüt tarihi olan 27.11.2013 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; trafik kazasına sebebiyet verdiği ileri sürülen karşı aracın işleteni ve sürücüsü aleyhinde talepte bulunulmadığından davanın reddi gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği belirtilen tescilsiz motosikletin silindir hacminin belirlenmesi ile 50 silindir hacmi altında ise Güvence Hesabının sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/367 Esas sayılı ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava öncesi davacılara ödeme yapılarak ibraname alındığını, davacının bu ödemenin gerçek zararını karşılamadığını ispat etmesi gerektiğini, davalının sorumluluğunun trafik poliçesi olmayan motorlu araca atfedilen kusur oranı ile kaza tarihindeki teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, bu sebeple kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, davacının gerçek zarar miktarının uzman aktüer bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, SGK tarafından gelir bağlanmış ise indirilmesi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davalının temerrüdünün söz konusu olmadığından dilekçede belirtilen faizin başlangıç tarihi ve faiz talebinin kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların desteği ... Kıllı'nın eğitim durumu, mesleği ve gelir durumu ile ilgili olarak yapılan yazışmalar neticesinde dosyaya kazandırılan belgeler ile tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde daha önce rapor düzenleyen aktüer bilirkişiden alınan ek raporda yapılan hesaplama neticesinde, davacı anne için 419.251,72 TL, davacı baba için 313.661,42 TL olmak üzere her iki davacı için toplam 732.913,14 TL hesaplandığı, ancak kök raporda da belirtildiği üzere kaza tarihi olan 29.08.2013 tarihi itibariyle Hazine Müsteşarlığı tarafından ölüm ve sakatlık halleri için belirlenen kişi başı poliçe teminat limitinin 250.000,00 TL olduğu, yine dosya kapsamına göre ... tarafından davacılardan ...'ya 20.148,00 TL, ...'ya 18.204,00 TL olmak üzere toplam 38.382,00 TL tazminat ödemesinin 27.11.2013 tarihinde yapıldığı, bu şekilde bakiye poliçe teminat limitinin (250.000,00 TL - 38.382,00 TL=) 211.618,00 TL olduğu, bu nedenle kalan bakiye limit üzerinden garame hesabı yapılmak suretiyle davacılardan ...'nın talep edebileceği bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 121.052,83 TL, ...'nın talep edebileceği bakiye destekten yoksun kalma tazminatının ise 90.565,17 TL olduğu ve her iki davacı için hesaplanan tutarlardan davalı ... Hesabının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ... için 90.565,17 TL, davacı ... için 121.052,83 TL olmak üzere toplam 211.618,00 TL maddi tazminatın kısmi ödeme tarihi olan ve temerrüt tarihi olarak kabul edilen 27.11.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak her bir davacıya ayrı ayrı verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu motosikletin zorunlu trafik sigorta poliçesi yaptırmasının zorunlu olup olmadığının araştırılması gerektiğini, aracın tescilsiz ve plakasız olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, mevcut olay sebebiyle davacı yanın varsa uğramış olduğu zarar miktarının hesabının aktüerya uzmanı tarafından, genel şartlarında belirlenen hesaplama tarzı gereğince teknik faiz indirimi uygulanması suretiyle hesaplanması gerektiğini, hükme dayanak yapılan tazminat hesabı raporunda hatalı şekilde TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulandığını, ancak genel şartlara göre teknik faiz indirimi yapılmadığını, vekil eden tarafından ödemede bulunulmuş olduğundan ödenen miktarın faiziyle güncellenerek hesaplanan miktardan tenzili ve poliçe limitinden düşülmesi gerektiğini, ödenen tazminatta asgari ücret artışları üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle belirleme yapılması gerektiğini, bu husus gözetilmemiş olduğundan kararın hatalı olduğunu, davacı yanın talebini iki kez artırım yoluna gittiğini, ıslah tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğunu, koruyucu ekipman kullanılmamış olduğundan müterafik kusur indirimi yapılmalı iken eksik incelemeyle karar verildiğini, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, davacılar murisinin kazancının resmi belgelerle tespit edilmediğini, emsal ücret üzerinden fahiş tutar esas alınarak hesaplama yapılmak suretiyle karar verildiğini, faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini beyanla, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların desteğinin bulunduğu motosikletin 350 cc hacminde olup, 50 cc' yi aşmasına ve zorunlu trafik sigorta poliçesinin yaptırılmasının gerekmesine, hükme esas alınan aktüer bilirkişi ek raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olmasına, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılmasının ve %1,8 teknik faiz kullanılmamasının genel şartların Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle yerinde olmasına, hesaplanan tazminattan davalı yanca davadan önce ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte mahsubunun yapılmasına, faiz başlangıç tarihinin doğru belirlenmesine, 29.03.2017 tarihli dilekçenin değer artırım, 01.04.2022 tarihli dilekçenin ise ıslah dilekçesi mahiyetinde olmasına, zaman aşımının davanın açılması ile kesilmiş bulunmasına, murisin gelirinin doğru olarak esas alınmasına, davacıların murisleri olan ... Kıllı'nın tescilsiz motosiklet yolcusu bulunmasına, kaza tespit tutanağında koruyucu tertibatının bulunup bulunmadığına ilişkin tespite rastlanmamasına ancak kesinleşen İzmir 7. Ağır ceza Mahkemesinin 2017/367 esas sayılı dosyası kapsamında bulunan İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığınca düzenlenen 06.09.2013 tarih 1394 sayılı otopsi raporuna göre, müteveffa ... Kıllı'nın kanında 171 mg/dl etil alkol tespit edilip ölümünün kafa travmasına bağlı kafa tası kemiği kırıkları ile subaraknoidal kanama sonucu meydana geldiğinin sabit olmasına, müteveffanın müterafık kusurlu olmasına, ancak ilk derece mahkemesince verilen ilk kararın davalı ... vekilince istinaf edilmemesi nedeniyle davacılar yararına bu hususta usuli kazanılmış hak oluştuğunun anlaşılmasına, bu sebeple davalı vekilinin müterafık kusura ilişkin istinaf itirazının bu aşamada dinlenememesine, davalı vekilinin ek istinaf dilekçesinin iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi bulunmasına göre, HMK'nun 355 inci maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da işin esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihi itibariyle trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı 29.08.2013 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre ihtiyari dava arkadaşı olan davacı ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 90.565,17 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090 TL’nin altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp temyiz dilekçesinin adı geçen davacı ... yönünden HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, emsal ücret araştırması doğrultusunda alınan hesap bilirkişi raporuna, hatır taşıması indirimi uygulanmamasına ve ıslah dilekçesi ile talep artırım dilekçesi sunulmasının iki kez ıslah yapılmadığı yönündeki kabulün dosya kapsamına uygun olmasına göre, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacı ...'ya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacı ...'ya yönelik ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.06.2023 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI

Davalı vekili ıslah dilekçesine karşı beyanlarında hatır taşınması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmeyen fakat davalının ıslaha karşı beyan dilekçesinde ileri sürdüğü yeni hatır taşıması savunmasına göre hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği düşüncesiyle, değerli çoğunluğun kararına katılmıyorum.

Karar Etiketleri
08.06.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Trafik Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu HMK md.355 HMK md.362/1