Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... İşl. Kurumu Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
12.12.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ceza Hukuku 6331 sayılı Yasa kapsamında bulunan eksikliklerden idarenin genel itibariyle sorumlu bulunduğunun söylenemeyeceğini, ... ile yüklenici ... Kömür İşletmeleri A.Ş. arasında bir asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunmadığını, uygulama projelerinin ihaleyi alan yüklenici tarafından yapıldığını, projelerin onaylama mercinin ... olduğunu, kontrol teşkilatının görevinin nicelik ve nitelik bakımından üretilen kömürün kalite ve standartlara uygunluğunu kontrol etmekten miktarının tespit edilmesinden ve verilen koordinatlar içerisinde üretim yapılıp yapılmadığının tespitinden ibaret olduğunu, açıklanan nedenlerle somut olay kapsamında yüklenici şirkete ait iddianameye konu kazanın yaşandığı yeraltı maden ocağının denetim yükümlülüğünün münhasıran Türkiye Kömür İşletmelerine bağlı ... Linyitleri İşletmesi Kurumuna ait olmadığının açık olduğunu, mevzuat gereği maden işlerinde asıl dış denetim yükümlüğünün T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı ve T.C. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü uhdesinde bulunduğunun açık olduğunu, üretim artışının olayın oluşumu ile nedensellik bağının bulunmadığı, revize uygulama projesinin tamamlanması konusunda icrai yetkinin ...'de olduğunu, ... Genel Müdürlüğü'nün 6331 sayılı Kanun kapsamında bir sorumluluğunun olmadığına hükmedildiğini, hükmedilen maddi tazminat miktarlarının fahiş olup, kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin ve davacılara AFAD Başkanlığınca ödenen miktarların tazminat tutarında mahsup edilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca kaza tarihinden itibaren faize hükmolunmasının Kanunu 4857 sayılı Kanun 6331 sayılı Kanun 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 818 sayılı Borçlar Kanunu 233 sayılı KHK'nın amaç ve kapsamı ile ana statüsü incelendiğinde kurumun maden ocaklarını teknik ya da iş sağlığı - güvenliği yönünden denetlemek üzere kurulmadığının anlaşıldığını, üzerinden hiç bir değişiklik yapma imkanı olmayan ve bu nedenle tüm ihaleli işlerde matbu olarak kullanılmak zorunda olan hizmet alım sözleşmesine atıfla kurumun denetim görevi olduğunun iddia edilemeyeceğini, yani idarelerin tüm hizmet alım işlerinde teknik şartname hariç, aynı sözleşmeyi kullanmak zorunda olduklarını, bu nedenle sözleşmelerde ihale konusu işle bağdaşmayacak genel, soyut ve çok geniş kapsamlı maddeler bulunduğunu, öyle ki dikkatli incelendiğinde maddelerin birbiriyle dahi çelişki içinde olduğunun görüleceğini, idarelerin kontrol yetkisinin sınırını her ihaleye özgü hazırlanan teknik şartnameler ile belirlendiğini, kamu ihale sözleşmelerinin tip niteliği ile somut ihale konusu iş dikkate alınarak değerlendirilmesi ve işbu maddelerin teknik şartnameye uygun düştüğü ölçüde geçerli olduğunun kabulü gerektiğini, kurumun işi durdurma yetkisi bulunmadığını, ... Kurumunun denetim yetkisinin nerede başlayıp nerede bittiğinin, bunun işin sevk ve idaresi anlamına gelip gelmediğinin, müvekkilinin asıl işveren olup olmadığının anlaşılabilmesi için Teknik Şartnamenin Maden Kanunu 6331 sayılı Kanun kapsamında denetleme yetkilerinin de bulunmadığını; daha önce meydana gelen ölümlü kazalarda müvekkili kurumun ne idari ne de cezai bir soruşturmaya dahil edilmediğini; kullanılan malzeme ve ekipmanın yeterliliği ve kullanılan malzemelerin uygunluğunun denetiminin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ait olduğunu; bu nedenle kanunlar tarafından kendisine verilmeyen bir yetkinin kullanılmasını beklemek ve bu nedenle de sorumlu tutulmanın hukuka ve hayatın olağan akışına uygun olmadığını; hizmet işleri şartnamesinin 40 ıncı maddesine göre meydana gelecek kazalardan dolayı her türlü tazminat sorumluluğunun yükleniciye ait olduğunun belirtildiğini; ayrıca İş Kanunu 4857 sayılı İş Kanunu TBK md.56 HMK md.297/1