8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/7476 E. , 2024/866 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 168 ada 9 parsel (eski ... ili Merkez ilçesi... Köyü 1115 parsel) ... 75.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, içinde havuzu bulunan zeytinlik vasfı ile ... Kavalalı adına tespit edilmiş, taşınmaz 28.12.2016 tarihinde davalı üniversite tarafından satın alınmıştır.
Davacı vekili; ... ili ... Mahallesinde 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun) hükümlerine göre orman tahdidi yapılıp 10.10.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini, 3116 ... Kanuna göre tahdidi yapılarak tescil edilmiş ormanların aplikasyonu ile 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2896 ... 31.08.1956 tarihli ve 6831 ... Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun (2896 ... Kanun) ile değişik 2/B uygulama çalışmalarının 29.01.1986 tarihinde kesinleştiğini, Değirmendere Mahallesinde tapulama çalışmalarının 1958 yılında yapıldığını, 2014 yılında 22/a çalışmaları neticesinde çalışmaların sayısal hale dönüştürüldüğünü, tapu kayıtlarına göre 168 ada 9 parselin zeytinlik vasfında olduğunu, orman kadastrosu ve tapulama paftalarının karşılaştırılması neticesinde 168 ada 9 parselin 28.205,52 m2'lik kısmının orman sınırları içinde kaldığının tespit edildiğini belirterek, davalı adına zeytinlik vasfıyla kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davalı üniversitenin, kamu yararına hizmet eden bir eğitim kuruluşu olduğunu, söz konusu eğitim faaliyeti kapsamında 6761 ... Kamu Mali Yönetimi Kanunu (6761 ... Kanun) ile kurulan davalı üniversitenin, Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği gereğince kuruluş aşamasında dava konusu araziyi kuruluş taahhüdü olarak Yükseköğretim Kurumu Başkanlığı’na bildirdiğini, dava konusu arazinin davacı adına tescil edilerek davalının mülkiyetinden çıkartılması halinde yaklaşık 100.000.000 TL sermaye ile kurulan davalı üniversitenin faaliyetine son verilebilecek olup telafisi imkânsız ve devleti ağır külfet altına sokan zararlara sebebiyet verileceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; taşınmazın 75.228,43 m2 yüzölçümü ve zeytinlik vasfı ile 02.03.1971 tarihinde ... Kavalalı adına hükmen tescil edildiği, davalı tarafından 28.12.2016 tarihinde satın alındığı, hükmen tescile esas ... Tapulama Mahkemesinin 1971/77 Esas 1971/408 Karar ... dosyasının incelenmesinde, dava konusu yerde yapılan 1958 tarihli kadastro tespitine itiraza ilişkin 1958/729 Esas ... dosyanın 1958/733 Esas ... dava ile birleştiği, devam eden yargılama sonucu verilen tescil kararının 22.09.1971 tarihinde kesinleştiği, dava konusu yerde ilk orman tahdidinin 1948 yılında yapıldığı ve aynı yıl kesinleştiği, yine 02.07.1975-03.09.1975 tarihleri arasında 6831 ... Orman Kanunu, 1774 ... Kimlik Bildirme Kanunu (1774 ... Kanun) ile değişik 2 nci madde uygulaması yapılıp ilan edilmek suretiyle 1976 senesinde kesinleştiği, daha sonra 6831 ... Orman Kanunu'nun 2896 ... Kanun ile değişik 2 nci maddesinin B fıkrası uyarınca yapılan uygulamanın da 1986 senesinde ilan edilerek kesinleştiği, orman kadastro komisyonlarının anılan çalışmaları sonucu oluşan orman haritasına göre dava konusu taşınmazın 19.01.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporuna ekli krokide göterilen 1 nolu (24.946,213 m2) ve 2 nolu (3.439,330 m2) kısımlarının orman sınırları içerisinde kaldığı, bu kısımların %16-40 eğimli toprak muhafaza karakteri taşıyan özellikte olduğu, bu haliyle, her ne kadar tapu kaydı Orman İdaresi ve Hazinenin de taraf olduğu Tapulama Mahkemesi kararı ile oluşmuş ise de hükmen tescil kararının kesinleşme tarihinden sonra dava konusu yeri içine alacak şekilde 1975 tarihli orman kadastrosu çalışmaları ile de buranın orman sınırları içinde tespit edildiği ve herhangi bir itiraz görmeksizin kesinleştiği, anılan mahkeme ilamının 1975 tarihli orman kadastrosunu kendiliğinden geçersiz kılmayacağı ve eldeki davada kesin hüküm etkisi doğurmayacağı değerlendirilerek bilirkişi raporu ile 1975 tarihli çalışma ile oluşan orman sınırları içerisinde kaldığı tespit edilen kısımlar yönünden tapu iptal tescil isteminin kabulüne, ... ili Menderes ilçesi Değirmendere Mahallesi 168 ada 9 parsel ... taşınmazın 19.10.2018 tarihli heyet raporuna ekli fen bilirkişisi İsmail Cem Çakmak tarafından hazırlanan krokide 1. kısım olarak gösterilen 24946,13 m²'lik ve 2. kısım olarak gösterilen 3439,33 m²'lik kısımlarının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile hazine adına kayıt ve tesciline, tapulu taşınmazlarda tapu iptal kararı kesinleşmeden men'i müdahale istenemeyeceğinden davacının men-i müdahale isteminin ise reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, her ne kadar keşfe katılan harita mühendisi, ziraat mühendisi, orman mühendisi bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlarda, dava konusu taşınmazın davaya konu edilen bölümlerinin, yörede 1958 yılında yapılan arazi kadastrosundan önce, 1948 yılında yapılan ilk orman kadastrosu, 1976 tarihinde kesinleşen 2 nci madde uygulaması, 1986 yılında kesinleşen 2/B ve unutulan ormanların kadastrosu çalışmaları sonucunda oluşturulan ve kesinleşen orman tahdit haritalarına göre, orman tahdit sınırları içinde kaldığı tespit edilmiş ve anılan bilirkişi raporlarının esas alınması ile davacı ... İdaresinin davasının tapu iptali ve tescil talebi yönünden kabulü ile kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmaz bölümlerinin tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de ayrıntıları açıklanan ... Tapulama Mahkemesinin temyiz edilmeksizin kesinleşen 14.06.1971 tarihli ve 1971/77 Esas,1971/408 Karar ... kararının dosya davacısı Orman İdaresi ile akti halefiyet yoluyla davalı üniversite yönünde kesin hüküm niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı, davacı idarenin bu davada ileri sürdüğü iddiaların ... Tapulama Mahkemesi'nin temyiz edilmeksizin kesinleşen 14.06.1971 tarihli ve 1971/77 Esas, 1971/408 Karar ... dosyasında ileri sürüldüğü, incelendiği, değerlendirildiği ve bir sonuca bağlandığı, artık bu durumun hukuki gerçek halini aldığı, eldeki dosya yönünden taraflar arasında mevcut olan hükmün, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 303 üncü maddesine göre kesin hüküm oluşturacağı ve uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesinin gerektiği, açıklanan nedenlerle mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığı, eksikliği tespit olunan hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usul ekonomisi ilkeleri ve kamu düzeni kuralları da gözetilerek, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 ... Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.