T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/87 Esas - 2024/313
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin davalı taraf için panel çit, direk, klips, sürgülü kapı, korkuluk, şifrematik, direk ve kapı kenarı boyama, kapı kilitleri için ek saclar, akıllı kilit, hidrolik itme, personel giriş kapısı, motor tamiratı, kapı yükseltmesi montaj işini yaptığını ve yapılan işler gereği 23.11.2023 tarih ... ve ... seri numaralı toplam 2 adet olmak üzere 273.916,80 TL bedelli fatura düzenlendiğini, söz konusu işlerin 163.916,80 TL bakiye kısmı davalı tarafça ödenmeyince, iş bu faturaların davalıya gönderildiğini, davalının faturaları aldıktan sonra müvekkiline herhangi bir ödemede bulunmadığını, itirazda da bulunulmadığını, bunun üzerine davalı taraf aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı tarafın söz konusu icra takibine karşı sadece ‘itiraz ediyoruz’ diyerek takibin durmasına neden olduğunu, ayrıca davalının icra dosyasına yapmış olduğu yetki itirazının yerinde olmadığını, alacağın likit olduğunu, borcun ödendiğine dair hiçbir belge dosyaya sunmadan takibin durdurulmasına sebebiyet vermiş olan davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, ayrıca taraflar arasında bir anlaşma bulunduğunu, bu anlaşmaya göre yetkili mahkemelerin Ankara olarak belirlendiğini, davalı yönetime fatura tebliğ edilmediğini, esasen 2022 yılı Temmuzda yapılması gereken işe dair faturanın 2023 yılında kesilmesini de kabul etmediklerini, davalının icra takibinde kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında imzalanan götürü bedelli sözleşme sonrasında Davacı-Karşı Davalı Şirketin, esasen bir çok işini yapmadığını ve birçok işini de ayıplı veya eksik yaptığını, dönemin Yönetim Kurulu ile Davacı Şirket arasındaki ilişkinin belirsiz olması sebebiyle; fazladan yapılan ödemelerin iadesi ile eksik ve ayıplı işlerden kaynaklı olarak da; eksik ve ayıplı iş bedeli kadar bedelin iadesini istemek gerektiğini, yapılan iş ve işlemlere ilişkin detaylı açıklamalarda bulunarak, Mahkemenin görevli olmaması sebebiyle; davanın usulden reddine karar verilmesini, Mahkemenin yetkili olmaması sebebiyle; davanın usulden reddine karar verilmesini, talep halinde dosyanın yetkili Ankara Mahkemelerine gönderilmesini, asıl davanın reddine karar verilmesini, kötüniyetli takip sebebiye davacı-karşı davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, karşı davanın kabulü ile eksik işlerin başka kişilere yaptırılması halinde ödenecek tutarlar ile ayıplı işlerden kaynaklı nesafet bedeli olarak 100,00 TL'nin avans faizi ile birlikte Davacı-Karşı Davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davacı-Karşı Davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, fatura alacağından kaynaklı başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre: a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar, b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu m. 99 gibi) c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun TTK'nın 124. maddesinin 1 ve 2. bentleri değerlendirildiğinde davalı ... site yönetiminin “ticaret şirketi” olmadığı ve tacir sıfatının bulunmadığı açıktır. Eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda davalı site yönetimi tacir olmadığı gibi, dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu bağlamda, davalının tacir olmaması ve davanın da mutlak ticari dava olmaması sebebiyle somut uyuşmazlığa bakma görevi genel mahkemeler olan Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
1.Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2.Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3.HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4.Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
5.Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, istinaf kanun yolu açık olmak üzere (kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle istinaf yoluna başvurulabileceği, istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri İlgili Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı) karar verildi.26/03/2024
Katip Hakim
(e-imzalıdır)