3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı vekili 01/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "...Davacı ...Tic. Ltd. Şti. müvekkil şirketin ... nolu abonesi olup; tesisattaki kullanımdan kaynaklı birikmiş elektrik fatura borçlarına istinaden dava konusu icra takibine dayanak bono müvekkil şirkete verilmiş, vadesinde ödeme yapılmaması üzerine bahsi geçen icra takibi başlatılmıştır. ... 7 İcra Müdürlüğü ...E sayı ile de ilamsız takip bulunmaktadır. Müvekkil şirket tarafından yapılan hesap ve işlemler Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne, EPDK kararlarına ve mevzuata uygundur. Bu husus müvekkil şirket kayıtlarından anlaşılmakla, dosyada bilirkişi marifetiyle yapılacak inceleme ile de tespit edilecektir. Dava dilekçesinde bono üzerindeki imzanın davacı ...'ya ait olmadığı iddia edilmekteyse de, bono üzerinde yer alan diğer davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin kaşesi veya şirket adına atılan imzalardan bahsedilmemektedir. Bonoya basılan ve imza ile teyit edilen şirket kaşesi ne anlama gelmektedir? Bunun izahını davacılar yapmalıdır. Elektrik fatura borçları sebebiyle elektrik kesintisi yapılmaması için davacı şirket lehine olacak bir işlemin davacı şirketin/ şirket yetkililerinin bilgisi dışında 3. kişiler tarafından kendiliğinden yapılmış olması ihtimali hayatın olağan akışına aykırıdır. Dava konusu bononun birikmiş elektrik fatura borçları sebebiyle bizzat davacı şirket ilgili ve yetkilileri tarafından imza edilerek, bilgileri dahilinde müvekkil şirkete sunulduğu açıktır. Aksi ihtimalde nitelikli dolandırıcılık söz konusu olacaktır. Yapılacak incelemede şirket ortakları ... ve müvekkil şirket önünde abonelik sözleşmesini vekaleten imzalayan ... imzalarının da incelenmesi talebimizdir. Öte yandan imzanın sahte olduğunu düşündüğü halde 5 yıl sonra bunu ileri sürerek dava açmak iyiniyetle bağdaşır bir tutum olmayıp hayatın olağan akısına aykırıdır. a-) Davacı yanlar verilen tedbir kararının HMK 393 md. Uyarınca infazını bir hafta içinde icra dairesinden talep etmemiştir. Bu nedenle de yasa hükmü uyarınca tedbir kararı hükümsüz kalmıştır. Bu hususun karar altına alınması talebimizdir. b-) Davacıların haklılığı konusunda yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. HMK 390. Maddesi ”Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” Davacıların haklılığını yaklaşık olarak dahi ispat eden bir argümanı yoktur. Davacılar farazi ifadelerle borçlu olmadığının tespitini istemektedir. Ancak iddia ettiği bu durumla ilgili herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. Hal böyleyken davacının tedbir talebinin kabul edilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olmuştur. Sayın Mahkemenin vermiş olduğu tedbir kararının kaldırılmasını talep etmekteyiz. Öncelikle Mahkemece verilen tedbir kararının hükümsüz kaldığının tespitine, tedbir talebinin kabulüne ilişkin ara karardan rücu edilmesine, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı yanlara tahmiline karar verilmesini ..." talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın