1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İDDİA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ödeme emrindeki takip öncesi işlemiş faiz alacağına yönelik itirazı taraflarınca kabul edildiğini, bu nedenle takip öncesi işlemiş faiz alacağının iş bu dava konusu edilmediğini, ancak davalının yetki dahil diğer itirazlarının haksız ve sırf alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde şirket işlem merkezinin ... olduğu iddiası ile yetki itirazında bulunduğunu, HMK'nın 14. Maddesi gereğince şubenin işleminden kaynaklanan uyuşmazlıklardan dolayı şubenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisinin, kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki niteliğinde olduğunu, genel yetkili mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırmayacağını, bu nedenle davacının isterse şubenin işlemi nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkta davasını, genel yetkili olan gerçek ve tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede açabileceği gibi şubenin bulunduğu yer mahkemesinde de açabileceğini, davacının bu durumda her iki yetkili mahkemenin birinde davasını açmak konusunda seçimlik hakka sahip olduğunu, davalı borçlu ... A.Ş.'nin merkezinin .... olması nedeniyle yetki itirazının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin iş makinesi yedek parça ticareti ve iş makinesi servis işi yaptığını, davalı borçlunun müvekkili ile cari hesap usulüne göre ticari münasebet yürüttüğünü, bu meyanda müvekkilinden çeşitli tarihlerde fatura karşılığı mal ve hizmet satın aldığını, davalının birçok kez müvekkilinden malzemeler almış olduğunu, aldığı bu malzemelere karşılık olarak da çeşitli tarihlerde ve muhtelif miktarlarda ödemelerde de bulunduğunu, söz konusu ödemelerin müvekkilinin carisinde açıkça göründüğü gibi davalının defterlerinin incelenmesiyle de anlaşılacağını, müvekkili tarafından davalıya fatura edilen tüm malzemeler ve hizmetlerin tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, davalının cari hesap bakiye borcu olan 103.089,02-TL'yi ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan .... E. sayılı icra takibine ise haksız yere itiraz ettiğini, bunun üzerine zorunlu arabuluculuk sürecine başvuru yapıldığını ancak bir uzlaşma sağlanamadığını beyanla, davalı borçlunun itirazının iptaline, arabuluculuk son tutanak düzenlenme tarihinden işleyecek avans faizi ile duran icra takibinin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın