Esas No
E. 2013/13343
Karar No
K. 2014/5174
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2013/13343 E.  ,  2014/5174 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/06/2013

NUMARASI : 2013/24-2013/209

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/06/2013 tarih ve 2013/24-2013/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 01/11/2007 tarihinde bütün hesaplarına haciz konulduğunu öğrendiğini, sebebini araştırdığında uzun zamandır görüşmediği davalı babası V.. P..'na vergi muafiyeti kazandırmak amacıyla davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. Kadıköy Şubesi’nde babası ile birlikte kendisine ortak hesap açıldığını öğrendiğini, bankaca vergi dairesine de sadece müvekkilinin isminin bildirildiğini, bu bildirime dayalı olarak vergi tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin bütün hesaplarına hacizler konulduğunu, müvekkilinin bu ortak hesabın açılmasından haberinin olmadığı gibi, açılmasına ilişkin imzasının da olmadığını, bu hususta vergi mahkemesine dava açtıklarını ve davanın kabul edildiğini, kararın kesinleşmemesi nedeniyle hacizlerin kalkmadığını, müvekkilinin zararının devam ettiğini, bu anlamda müvekkilinin haksız haciz işlemi nedeniyle ücretsiz izin almak zorunda kaldığını, yine sicilinin bozulacağı düşüncesiyle erken emekli olduğunu, 6 ay maaş, 2 ikramiye ve temettü kaybının bulunduğunu, vergi mahkemesinde açılan dava nedeniyle vekiline 4.000 TL ücret ödediğini, yargılama giderlerinde bulunduğunu, tüm bu masraflar için hisse senedi,yatırım fonu ve altın bozdurmak durumunda kaldığını belirterek maddi zararı yönünden şimdilik 5.000 TL, olaylar karşısında çektiği üzüntü ve sıkıntı nedeniyle de 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslahla maddi tazminat talebini 22.793,75 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı banka vekili, davacının dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talepleri için ileri sürdüğü sebeplerin tamamen davacının kendi şahsından kaynaklandığını ve müvekkili banka ile hiç bir ilgisinin bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin Kadıköy Şubesi tarafından vergi dairesine bir bildirim yapılmadığını, bu durumun vergi mahkemesinde açılan dava dosyasında da söz konusu bildirime ilişkin bir belgenin bulunmamasıyla sabit olduğunu ve maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı V.. P.. beyanında; davalı banka tarafından bildirilen hesabın müşterek hesap olmayıp tamamen kendisine ait bir hesap olduğunu ve bankada yapılan işlemler incelendiğinde bu hesapta yalnızca kendisinin hazine bonosu aldığının görüleceğini, bankanın kusuru neticesinde olayın bu hale geldiğini, bankadan da davacı olduğunu, vergi dairesinin kendisini boş yere mahkemelerde süründürdüğünü savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından ortak hesap olduğu iddia edilen hesabın vergi dairesi müdürlüğüne müşterek bir hesap olduğu yazılmayarak, davacı C.. P..'ın hesabın sahibi ve vergi mükellefi olarak bildirilmiş olması nedeniyle hakkında vergi cezası tahakkuk ettirilmesine ve oluşan vergi borcu nedeniyle hesabına haciz konulmasına neden olduğu, oysaki hesabın iddia edildiği gibi müşterek hesap olduğu kabul edilse bile hesabın bu şekilde müşterek olduğu vergi dairesine bildirilmiş olsa idi 1999 yılı indirim oranı uygulandığında davacı hakkında vergi borcu doğmayacak ve hakkında hiçbir işlemin yapılmayacağının anlaşıldığı, davalı bankanın haksız ve kusurlu işlemleri sonucu davacının hakkında uygulanan vergi cezası, bu cezanın iptali için açılan mahkeme masrafları ve güven ilişkisinin önemli olduğu bir işte çalışmasına rağmen hakkında yapılan işlemler nedeniyle iş yeri Vakıfbank'tan 06/10/2008 tarih itibarıyla emekli olmuş olması nedeniyle davacının toplamda 22.793,75 TL maddi zarara uğradığı, bununla beraber iş yerinde ve çevresinde yaşadığı olumsuzluklar ile vergi cezasının iptali için dava açmak zorunda kalıp yargılama süreci boyunca manevi olarak elem ve acı duymasının hayatın olağan akışına uygun bulunduğu, bu anlamda manevi tazminat isteminin de yerinde görüldüğü, diğer davalının hesabının müşterek açılmasında yazılı bir talebi olduğu ispatlanamadığı gibi, ispatlanmış olsa bile davalı bankanın hesabın müşterek olduğunu vergi müdürlüğüne bildirmemiş olması nedeniyle davacının zararı oluştuğundan davalı V.. P..’nun herhangi bir fiili ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davalı banka hakkında açılan davanın kabulüne, diğer davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davalı banka aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, hükmolunan maddi tazminat bakımından mahkemece alınan ve karara dayanak yapılan bilirkişi raporu, hüküm kurmaya ve kurulan hükmü izlemeye elverişli değildir. Mahkemece, davalının rapora karşı ileri sürdüğü ciddi itirazlar da nazara alınarak kabul edilen her bir alacak için davacının zararının ne şekilde gerçekleştiği hususunda bilirkişilerden ayrıntılı rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.