T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
14.03.2024 REDDİNE ISTINAFHUKUK CEZA Ceza Hukuku 7100 sayılı dosyasında devam eden suç duyurusunda bulunulduğu, o tarihten bu yana şirkete fiziken gelmediğini, söz hakkı olmadığını, ayrıca şirketin iki ortağın usulsüz yöntemleri sebebiyle borca batık hale getirildiğini aktardığı, şirkete şahsi olarak borç verdiğini ve henüz kendisine ödenmediğini ilettiği, yapılan görüşmeler sonucunda şirketin mali kriz içinde olduğunun anlaşıldığı, bu durumdan kurtulmak için şirket ortaklarına ve özellikle yönetim kurulu üyelerine sorumluluk düştüğü vb hususlara yer verildiği, gündemin 3.maddesinin görüşüldüğü ve şirketin 2015-2016 yılı birleştirilmiş olağan genel kurulunun 20.02.2017 tarihinde yapılmasına karar verildiği, şirketin 20.02.2017 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda 2015-2016 yılı yönetim faaliyet raporunun görüşüldüğü, davacının 33.400 adet ret oyuna karşılık toplam 66.800 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, denetçi raporunun aynı şekilde kabul edildiği, finansal tabloların yine oy çokluğu ile kabul edildiği, genel kurul toplantısının 5.gündem maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının görüşüldüğü, görüşmede davacının söz aldığı ve şirkete şahsi olarak borç verdiği tutarın ödenmediğinden fiziken girişi engellendiğinden ortaklardan ... tarafından darp edildiğinden ve halen ceza soruşturma dosyası olduğundan şirket yönetimine hukukende dahil olması engellendiğinden diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine muvafakat etmediğini, olumsuz oy kullandığını belirttiği, hissedarlardan ...'ın söz aldığı, davacının faaliyet döneminin ihtarname üzerine yönetim kurulu toplantısının gerçekleştirildiği, yönetim kurulu kararı ile davacıya şirketin tüm gelir gider ,finans tabloları, bilançoları ve faaliyetlerinin kendisine veya tayin ettiği danışmanlarının incelenmesine açıldığı, ayrıca 15 gün boyunca davacı adına mali müşavirlerin bizzat şirket merkezinde tüm kayıtlar üzerinde inceleme yaptıkları, darp olayı ile ilgili olarak davacı şikayetine karşılık ...'ında şikayetçi olduğu ,olayın asıl nedeninin davacının şirketin mali krizine katkıda bulunmamak istememesi, borçların ödenmesinde diğer ortakların şahsi kefaletlerini vermiş iken kendisinin herhangi bir şekilde şahsi kefalet vermeyerek şirketi kasten zarara uğratmak çabasından kaynaklandığı hususlarına yer verildiği, devamında, davacının şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı, şahsi harcamaları için kullandığı bedeller nedeniyle şirkete borcunun olduğu, bu borçların kendisinden tahsilinin kanuni zorunluluk olduğu belirtilerek yönetim kurulu üyeleri hissedarlardan ... temsilcisinin ret oyuna karşılık diğer hissedarların kabul oyu olmak üzere toplam 66.800 adet kabul oyu ile oy çokluğu ile ibra edildiği, gündemin 6.maddesinde, davacı temsilcisinin davacıyı yönetim kurulu üyeliğine aday gösterdiği, yapılan oylama sonucunda davacının yönetim kurulu adaylığının oy çokluğu ile reddedildiği, yönetim kurulunun ana sözleşmenin 7.maddesi gereğince 2 kişiden oluşması ve üyeliklerine 3 yıl süre ile görev yapmak üzere ... ve ...'nın seçilmesi hususunun gerçekleştirildiği, oy çokluğu ile seçildikleri, iki ortağın müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili olduklarına dair karar alındığı, davacı tarafça dava dışı şirket ortak ve yöneticilerinden ... hakkında 16.01.2017 tarihinde İStanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7100 soruşturma nolu dosyasında devam eden soruşturma nedeniyle nitelikli kasten yaralama, ağırlaştırılmış yaralama, hakaret nedeniyle şikayette bulunduğu, şikayet dilekçesinde, 25.04.2016 tarihinde şirket durumunu konuşmak üzere toplantı yapıldığı, finans ve muhasebe sorumlusu ortak ...'nın şirketin acil paraya ihtiyacı olduğunu belirttiği, bunun üzerine ...'ın kaba ve agresif üslubu ile müvekkiline hakaret ettiği, vb iddialarda bulunduğu, ayrıca davacının İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/122 Esas sayılı dosyasında görülen alacak davasını 06.02.2017 tarihinde şirket aleyhine açtığı, söz konusu davanın iş bu davadan önce açılmış olduğu iddia olarak şirketin ticari faaliyetinin devamı sırasında sermaye yetersizliğinden kaynaklanan finansman gereği 20.05.2016 tarihinde davalı şirkete nakit olarak verilen borç paranın tahsilinin talep edildiği, şirketin 20.02.2017 tarihli genel kurul toplantısından bir ay sonra iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Genel kurulun iptaline dair dava açıldığına ilişkin herhangi bir iddia veya bilgi mevcut değildir.26.12.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı ..., davalı şirketin TK m. 531 hükmü uyarınca feshine karar verilmesini talep ettiği, davalı şirketin ise fesih için haklı sebeplerin mevcut olmadığı savunmasında bulunulduğu, TTK 531 hükmüne göre "haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düş en ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir”. Bir anonim şirketin feshine karar verilebilmesi için nelerin haklı sebep oluşturacağına ilişkin bir hükmün kanunda bulunmadığı, şirket pay sahiplerinin ortaklık ilişkisini devam ettirmelerinin kendilerinden beklenemeyeceği, şirketin faaliyetlerine fiilen son vermiş olduğu, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiği, şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinin olanaksız olduğu, pay sahipliği haklarının kullanılması olanağının artık kalmadığı, çoğunluk gücünün azınlık aleyhine kötüye kullanıldığı, giderek pay sahiplerinin dahi şirkete son verilmesi yönünde irade ortaya koyduğu hallerde haklı sebeplerin mevcut olduğu sonucuna varılması gerektiği, pay sahiplerinin menfaatinin şirketin varlığını devam ettirmesinde değil de feshedilmesinde olduğu durumlarda da haklı sebebin varlığının kabul edileceği, davacı pay sahibi; davalı şirketin diğer ortakları tarafından şirket faaliyetlerinden haberdar edilmediğini, yapılan işlemler ile ilgili bilgi alamadığını, şirket dışına itilmeye çalışıldığını, Ekim 2016'dan bu yana şirkete girişi ve şirketin faaliyetlerine katılmasının fiilen ve hukuken engellendiğini, müvekkilinin şahsi ve şirket maillerine olan erişiminin diğer ortaklar tarafından engellendiğini, (...com ...com.tr) devre dışı bırakıldığını, yenilerine dahil edilmediğini, diğer ortakların kötü yönetimi sebebiyle şirketin durumunun gittikçe kötüye gittiğini, diğer iki ortağının işbirliği halinde hareket ederek şirket ana sözleşmesine ve genel esaslarına aykırı olarak ve müvekkilinin haberi olmadan şirket hesaplarından para çektiklerini, şirketle işlem yaptığını tespit ettiğini, müvekkilinin Nisan 2016'da davalı şirketin diğer ortağı ... tarafından darp edildiğini, buna ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7100 soruşturma no.lu dosyada şirket ortağı ... hakkında soruşturma başlatıldığını, halen devam ettiğini, müvekkilinin davalı şirketin kuruluşundan bugüne kadar daima yönetim kurulu üyetliğine oybirliği ile seçildiğini, en son yapılan toplantıda diğer iki ortağın hiçbir gerekçe olmaksızın olumsuz oy kullanması ve müvekkilin seçilememesinin müvekkilinin şirket faaliyetlerine katılmasının engellendiği ve şirket dışına itilmeye çalışıldığına gösterge olduğunu ileri sürdüğü, bu iddiaların tamamının ya da bir kısmının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususu bir yana gerçeği yansıtsa bile davalı şirketin feshi için haklı sebep teşkil edip etmeyeceği hususunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafından, haklı sebep olduğu belirtilen hususların gerçekten şirketin feshi için haklı sebep oluşturup oluşturmadığı değerlendirilirken davalı şirketin yapısının da dikkate alınması gerektiği, davalı şirketin davacı ile birlikte şirketin diğer iki pay sahibi tarafından kurulduğu, pay sahipteri arasında kuruluştan ihtilafın çıktığı zamana kadar yakın bir ilişki olduğunun görüldüğü, bir sermaye şirketi olan anonim şirkette, pay sahipleri arasındaki kişisel ilişkilerin, anlaşmazlıkların, açılan davaların ya da savcılık şikayetlerinin, şirketin feshi için, dayanak oluşturamayacağı genel olarak söylenebilirse de az sayıda pay sahibinin bulunduğu ve tüm pay sahiplerinin aynı zamanda yönetim kurulunda yer aldığı şirketler bakımından durumun farklı olduğu, nitekim öğretide de, pay sahiplerinin ortaklık ilişkisine devam etmesini olanaksız kılacak bir dereceye ulaşmış olan kişisel anlaşmazlıkların da haklı neden olarak kabul edilebileceği görüşünün savunulduğu, (Bkz. NURİ ERDEM, Anonim OrtaktığınHaklı Sebeple Feshi, İstanbul 2012, s. 154-155; ÖZGE AYAN, “Yeni Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu HMK md.353/1 TTK md.531 TTK md.396 TTK md.392 K6736 md.531 HMK md.355 HMK md.361 TTK md.369 K7100 md.3