6. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.09.2020 tarihli ve 2020/286 Esas, 2020/233 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 62/1, 53, 54/1. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2020/1630 Esas, 2020/1635 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi 1.Sanığın eyleminin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama suçunu oluşturduğuna, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın duruşmadaki beyanı ile gerekçeli kararda sanığın beyanı olarak belirtilen kısım arasında farklılık bulunduğuna, 2.Suça konu olduğu iddia edilen telefonun kim tarafından kullanıldığının tespiti için bilirkişi raporu alındığına, bilirkişi raporu tebliğe çıkarılmadan, rapor hakkında beyanda bulunma ve inceleme için imkân tanınmadan karar verildiğine, bilirkişi raporu eksik ve hatalı olduğuna, iddia makamının esas hakkındaki mütalaasından bilirkişi raporunu incelemediğinin anlaşıldığına, zorunlu müdafilik atamasının yapılmasının hemen ertesi günü hüküm kurularak sanığı savunma hakkının ihlal edildiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Katılan ... ile sanık ...'un 4 yıla yakın aynı evde kaldıkları, olay tarihinde sanığın etrafa borçları olduğu için katılandan para istediği, katılanın para veremeyeceğini söylediğinde aralarında tartışma yaşandığı ve sanığın evden ayrıldığı, daha sonra sanığın katılanı birkaç defa aradığı katılanın telefona cevap vermediği için katılanın zemin katta bulunan evine tırmanarak balkona çıktığı, balkon kapısını kırmak suretiyle eve girdiği, katılanın elinde bulunan ... marka 3553.......5617 ımeı numaralı cep telefonu ile 100,00 TL' yi almak için katılanı darp ettiği, katılan engel olmaya çalışınca sanığın katılanı 1.5 metre uzunluğundaki kablo ile vücudunun muhtelif yerlerine vurmak suretiyle darp eylemine devam ettiği, sonrasında katılanı bırakıp kaçtığı, olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir. 2. Katılanın aşamalarda özde değişmeyen beyanı dava dosyasında mevcuttur. 3. Sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği görülmüştür. 4. Katılanın beyanını destekleyen, yaralanmasına ilişkin adli raporlar dosya arasında mevcuttur. 5. Kolluğun düzenlediği 18.10.2019 tarihli teşhis ve tespit tutanağı, 18.10.2019 tarihli rızaen teslim tesellüm ve muhafaza altına alma tutanağı dava dosyasında mevcuttur. 6. Sanık müdafii ve sanığın hazır olduğu 03.09.2020 tarihli duruşmadaki beyanda, sanığın bilirkişi raporunun okunduğuna ve okunan evraklara ilişkin beyanının bulunduğu, sanık veya müdafiinin bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak için süre talebinde bulunmadığı görülmüştür. 7.Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Yağma Suçunun Yasal Unsurlarının Oluşmadığına, Delil Yetersizliğine, Savunma Hakkının Kısıtlandığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın aşamalarda özde değişmeyen anlatımları, sanığın savunması ile olay ve olgular bölümünde gösterilen diğer deliller karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2020/1630 Esas, 2020/1635 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın