11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/15632 E. , 2014/5287 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2012
NUMARASI : 2009/700-2012/327
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.05.2012 tarih ve 2009/700-2012/327 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.03.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. F.. Y.. ile davalı vekili Av. M. E..l dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirkete ait 2007 yılı olağan genel kurul toplantısının 27/03/2008 günü yapıldığını, davacının hisse devri yapmamasına rağmen paydaşlar arasında gösterilmediğini ileri sürerek, davacının paydaşlığının tespitine, alınan kararların butlanına ve şirkete kayyım tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şirket hisselerini dava dışı Nuri Aydın'a pay devir senedi ile sattığını, bu nedenle aktif dava ehliyeti bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre,davacının iptalini istediği 27/03/2008 tarihli olağan genel kurul toplantısının yapıldığı tarih itibariyle davalı şirkette payının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının paydaşlığının tespitine, davalı şirketin 27.03.2008 tarihli genel kurulunda alınan kararların butlanına ve şirkete kayyım tayinine karar verilmesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, "pay devir senedi" başlıklı belgedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporundan hareketle pay devir senedindeki imzanın davacıya ait olduğu sonucuna varılarak yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, yine yargılama sırasında mahkemenin bilgisi dahilinde alındığı anlaşılan uzman bilirkişi raporunda "pay devir senedi" başlıklı belgedeki davacıya atfen atılı imzanın davacının eli ürünü olmadığı belirlenmiş olup, bu hali ile esasen uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgiyi gerektirmesi de gözetilerek mahkemece, anılan iki rapor arasındaki açık çelişki giderilmeden isabetli görülmeyen yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.