11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/4809 E. , 2014/8593 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/11/2012
NUMARASI : 2011/189-2012/395
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.11.2012 tarih ve 2011/189-2012/395 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu . plakalı aracının dava dışı şoförün sevk ve idaresindeyken, araca davalı Ö.. Turizm Ltd. Şti'ye ait, Irak'a götürülmek üzere Kırıkkale Gümrük Müdürlüğü'nden 16.320 kg benzin yüklediğini, araca Habur Gümrük Müdürlüğü'nce yük eksikliği iddiasıyla işlem yapıldığını ve aracın bağlandığını, Silopi Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/939 D. İş sayılı dosyasında aracın iadesine karar verildiğini, fakat davalı firmanın araçtaki yükün yurt dışı edilmesi anlamında hiçbir işlem yapmaması nedeniyle aracın yaklaşık 10 ay gümrük müdürlüğünde kaldığını, bu nedenle müvekkilinin mağduriyetine sebep verdiklerini ileri sürerek, manevi zararları nedeniyle 3.000,00 TL, araçta oluşan hasar nedeniyle 2.000,00 TL ve kazanç kaybı için de 7.000,00 TL olmak üzere toplam 12.000,00 TL tazminatın davalıdan işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, davasını 27.085,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, ODTÜ PAL Laboratuvarı raporlarına göre, yükün yükleme noktasında ve Habur Gümrüğü'nde alınan numunelerinde fark tespit edildiğini, müvekkilinde kusur bulunmadığını, tüm kusurun davacının şoföründe olduğunu, aslında davacının müvekkilini zarara uğrattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; aracın 17/05/2007-18/07/2007 tarihleri arasında gümrükte bekletilmesinin davacı ve şoförünün kusurlu davranışından kaynaklandığı ve bu durumda davalıya izafe edilecek kusur bulunmadığından davacı tarafın bu dönem için tazminat isteyemeyeceği, ancak aracın iadesine karar verildiği 18/07/2007 tarihi ile aracın fiilen teslim alındığı 30/04/2008 tarihleri arasında geçen 9,5 aylık dönemde araç yükünün boşaltılmaması nedeniyle, aracın davalının kusuruyla gümrükte beklediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bu dönem için oluşan zararın toplamı üzerinden davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 500,00 TL araç tazminatının, 26.585,00 TL kazanç kaybı tazminatının davalıdan tahsiline, manevi tazminat bakımından şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, bu talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, taşıyıcı tarafından taşıtan aleyhine açılan tazminat davası olup, davacı, davalı tarafından yüklenen benzinin Habur Gümrüğünde eksik ve kaçak olduğunun tespit edilmesi üzerine aracın 16.05.2007 tarihinde zapt altına alındığını ve 18.07.2007 tarihinde mahkeme kararı ile aracın iadesine karar verildiğini, fakat davalı firmanın araçta bulunan yükle ilgili hiçbir işlem yapılmaması nedeniyle aracın 30.04.2008 tarihine kadar Gümrükte kaldığını, bu nedenle de zarara uğradığını iddia ederek dava açmış, davalı ise hiçbir kusuru bulunmadığını, tüm kusurun davacının şoföründe olduğunu beyan etmiş, mahkemece bilirkişi raporu alınarak, yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.Mahkemece itibar edilen 29.07.2012 tarihli raporda da şoför hakkında açılan ceza davasının sonucunun ne olduğuna dair dosyada hiçbir bilgi mevcut olmadığından, bu konuda bir değerlendirme yapılamadığını, fakat aracın mahkeme kararı ile teslimine karar verildiği tarih ile aracın fiilen teslim edildiği 30.04.2008 tarihleri arasındaki dönem için davalının yükü boşaltmaması nedeniyle kusurlu olduğunu bildirmiş, mahkemece bu rapora itibar edilerek karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili, aracın gümrükte zapt edilme sebebinin idareden sorulmasını talep etmesine ve ayrıca şoförün yargılandığını belirtmesine rağmen bu konuda mahkemece hiçbir araştırma yapılmamıştır. Dairemizce, temyiz incelemesi esnasında dosya içerisine getirtilen Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.02.2009 tarih, 2007/587 Esas, 2009/233 Karar sayılı 05.06.2009 kesinleşme tarihli ilamına göre, davacının şoförü olan Salih Çoban, yüklenen petrolün bir kısmını yurt içinde kendi yararına sattığı ve bu durumu gizlemek amacıyla da bu ürüne metanol kattığı iddiasıyla yargılanmış ve 5015 sayılı Yasa'nın ek 5/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Kararın içeriğinden anlaşıldığı üzere, petrolün dolum yeri olan Kırıkkale Gümrük Müdürlüğü'nce alınan ve Tüpraş Laboratuarınca düzenlenen raporda petrolde metanol bulunmamasına rağmen, Habur Gümrüğü'nce alınan raporda petrolde metanol bulunduğu ve bu nedenle sanığın mahkum olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, Silopi Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18.07.2007 tarihli kararı ile aracın şoföre iadesine karar verilmesine rağmen, 30.04.2008 tarihine kadar aracın neden şoföre teslim edilemediği, dava dilekçesi ekindeki 30.04.2008 tarihli tutanağa göre, bu petrolün davalı taşıtan tarafından yurt dışı edilebilmesi veya üzerinde tasarrufta bulunabilmesinin mümkün olup olmadığı hususu da Gümrük İdaresi'nden sorularak değerlendirilmemiş veya bu konuda bilirkişilerden görüş alınmamıştır.
Bu durumda, mahkemece ilgili Gümrük Müdürülüğü'nden mahkeme kararına rağmen, aracın şoföre veya sahibine 30.04.2008 tarihine kadar neden teslim edilemediğinin sorulup tespiti ile bundan sonra dosya içerisinde bulunan tüm deliller, Silopi Sulh Ceza ve Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararları da değerlendirilmek suretiyle, evvelemirde aracın Gümrükte 16.07.2007 tarihinde zapt edilme nedeni üzerinde durularak, bu konuda kusurun kimde olduğu, bundan sonra sulh ceza mahkemesi kararı ile aracın iadesine karar verilmesine rağmen, davacının aracının 30.04.2008 tarihine kadar Gümrükte kalmasında davalının kusuru bulunup bulunmadığı hususları üzerinde duran, tarafların iddia ve savunmalarını değerlendiren bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.