5. Ceza Dairesi         2008/14446 E.  ,  2011/4741 K.

"İçtihat Metni"

Müteselsilen nitelikli zimmet suçundan sanık ...’in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.04.2008 gün ve 2008/217 Esas, 2008/155 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 03.11.2008 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 01.06.2011 Çarşamba saat 13.30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.

Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi. Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 15.06.2011 Çarşamba saat 13:30'a bırakılmıştı. Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Gerekçeli hükmün, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde doğru olarak sanığın “müteselsil nitelikli zimmet” suçunu işlediği belirtilip, bu kabul ve oluşa uygun biçimde lehine görülen 5237 sayılı TCK.nu hükümlerine göre uygulama yapıldığı halde, suçun vasıflandırılması ve lehe yasayı belirlemek için 765 sayılı Kanun ile karşılaştırma uygulaması yapılması kısımlarında eylemin “basit zimmet” olduğundan söz edilerek hükümde çelişki yaratılması,

24.01.2008 tarihli bozma kararında “5237 sayılı TCK.nun 55. maddesine göre kazanç müsaderesine hükmedilmesi” gerektiği belirtilmiş ise de, daha sonra verilen ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.12.2008 gün ve 2008/146-235 sayılı kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden suçun işlenmesi ile elde ettiği menfaatin müsaderesine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

15.06.2011 tarihinde verilen işbu karar 15.06.2011 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.

Karar Etiketleri
15.06.2011 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5320 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5237 md.55 K5320 md.8/1