5. Ceza Dairesi
Müteselsilen ırza geçme ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...'nin yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, ... 14. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.03.2009 gün ve 2007/523 Esas, 2009/64 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Müteselsilen ırza geçme suçundan verilen hükmün incelenmesinde; Tayin edilen cezanın tür ve miktarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 31 ve 33. maddelerinin uygulanmamasındaki yasaya aykırılığın hükümlülüğün yasal sonucu olarak infazda nazara alınmak suretiyle giderilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoymak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Aile nizamı aleyhine işlenen cürümlerden olan kaçırıp alıkoyma suçunun oluşması için eylemin mağdurenin ana babasının rıza ve muvafakati hilafına işlenmesinin şart olduğu, mağdure ve babası müştekinin aşamalardaki beyanlarına, savunmaya ve dosya içeriğine göre kaçırılmasından sonra 11.09.2003 tarihinde ailesinin rızası ile düğün yapıp karı koca gibi birlikte yaşamaya başladıkları için mütemadi nitelikteki kaçırıp alıkoyma suçunun bu tarihte sona erdiği, bu suça 765 sayılı Yasanın 430/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2 maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, açıklanan suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın