Esas No
E. 2014/1127
Karar No
K. 2014/8659
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2014/1127 E.  ,  2014/8659 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İZMİR 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 05/02/2013

NUMARASI : 2012/271-2013/31

Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/02/2013 tarih ve 2012/271-2013/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, sağlık memuru olan davacının 19/08/2003 günü cüzdanını çaldırdığını, davacının nüfus cüzdanını ele geçiren davalı F.. A..’ın davalı bankaya kredi kartı almak için başvurduğunu, banka tarafından gerekli titizlik gösterilmeden kredi kartı verildiğini, müvekkilinin F.. A.. hakkında yargılama yapan İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/338 E. ve İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/924 E. sayılı dosyalarına katılmak zorunda kaldığını, ağır ceza mahkemesinin dosyasında 1.330,00 TL, asliye ceza mahkemesinin dosyasında 1.200,00 TL vekalet ücreti ödeyen müvekkilinin maddi zararının oluştuğunu, kredi kartını ele geçiren F.. A..'ın kredi kartını kullanarak nakit para çektiğini, harcamalar yaptığını, bunu duyan müvekkilin manen üzüldüğünü, davalı bankanın gerekli titizliği göstermediğinden kusurlu bulunduğunu ileri sürerek 2.530,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, davalı F.. A.. tarafından nüfus cüzdanında sahtecilik yapılmış olması nedeniyle kredi kartı başvurusunu alan kişinin durumu fark etmesinin mümkün bulunmadığını, kredi kartı başvurusunda verilen işyeri adresi ile davacının çalıştığı işyeri ve telefon numaralarının aynı olduğunu, kredi kartının bu nedenle aynı işyerine teslim edildiğini, davacının ceza dosyalarına katılma zorunluluğunun bulunmadığını, müvekkili tarafından yapılan şikayet üzerine açılan davalarda davacının kendi yararına vekil tuttuğunu, vekalet ücretinin maddi zarar olarak müvekkilden istenemeyeceğini, davacının manen de bir zararının bulunmadığını savunmuştur.

Diğer davalı, yargılamaya katılmamış, davaya cevaplarını bildirmemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı F.. A.. aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne 1.100,00 TL maddi zararın 11/08/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline (İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/228 E. 2009/423 K. sayılı ilamı ile İzmir 8.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/924 E. sayılı ilamında müdahil davacı M.. Ü.. lehine takdir edilen vekalet ücreti tahsilde tekerrür oluşturmamak koşulu ile), davalı F.. A.. aleyhine açılan manevi tazminatın kısmen kabulüne, 4.000,00 TL manevi zararın 11/08/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı Banka aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne 800,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline (İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/228 E. 2009/423 K. sayılı ilamında müdahil davacı M.. Ü.. lehine takdir edilen vekalet ücreti tahsilde tekerrür oluşturmamak koşulu ile), davalı banka aleyhine açılan manevi tazminatın kısmen kabulüne 4.000,00 TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, her iki davalının belirtilen 1.100,00 TL maddi, 4.000,00 TL manevi zarardan müteselsilen (davalı banka 1.100,00 TL maddi zararın 800,00 TL'sinden) sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

Kararı davalı banka vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının, davalı banka vekilinin ise aşağıdaki (3) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Davalı F.. A..'ın sanık olarak yargılandığı ve davacının katılan olarak yer aldığı İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi dosyası ile İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi dosyaları nazara alındığında 2005 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ağır ceza mahkemelerinde görülen davalar için 800,00 TL, asliye ceza mahkemelerinde görülen davalar için 350,00 TL vekalet ücreti düzenlendiği anlaşıldığından davalı F.. A.. aleyhine kurulan maddi tazminat miktarının 1.150,00 TL olacağı dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3.Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Somut olayda, davacının kaybettiği nüfus cüzdanı davalı F.. A.. tarafından kullanılmış, davalı banka özen yükümüne aykırı olarak gerekli araştırmayı yapmayarak davacının kimlik bilgilerine istinaden düzenlenen kredi kartını diğer davalıya teslim etmiş; davacı yaşananlar sebebiyle manen üzüldüğünü ifade etmiş, mahkemece yazılı gerekçelerle davacı lehine 4.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu haliyle, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat, davacının olaydan etkileniş derecesine, olay tarihindeki paranın alım gücüne ve somut olayın özelliklerine uygun düşmemekte olup, mahkemece, davacı lehine daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yukarıda açıklanan şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına, (3) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 07/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.