11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/9996 E. , 2011/2600 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Söke Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2009 tarih ve 2007/895-2009/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin aidat alacağının tahsili için başlattığı icra takibinin, davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davacı kooperatife ortaklıkları bulunmadığını, tasfiye sürecine giren ve kat mülkiyeti kurulan kooperatifin ortağından ½ şer paylarla konut satın aldıklarını, site için yapılan genel giderler dışındaki kooperatif aidatlarından sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların tasfiye sürecine geren kooperatifin ortağından konut satın aldıkları, davacı kooperatifin mevcudiyetini sürdürdüğü, davalı ...'nin 25.08.2001 tarihli genel kurul toplantısına katıldığı, davalıların kooperatif hizmetlerinden yararlanması nedeniyle genel giderlerden payına isabet edenlerden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 1.165,00 TL asıl alacak ve 3.606,50 TL gecikme faizi üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatını davacılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraflar arasında daha önce görülerek kesinleşen mahkeme kararları ile davalıların ortak olduklarının kesinleşmesine göre mümeyyiz davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.