8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/4647 E. , 2024/1329 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... Mahallelerinde 1990-1995 yıllarında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalan dere ve yolların devlet ormanı olarak Hazine adına tespitlerinin yapıldığını, ancak kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalan bu yerlerin hiçbir alan belirtilmeden orman sınırları dışında bırakılmış gibi tescile konu edilmediğini, kesinleşmiş orman sınırı içinde bulunan ve orman parselleri olan 88 ada 12 parsel 89 ada 17 parsel arasında kalan yol, 200 ada 7 parsel ile 202 ada 14 parsel arasında kalan yol, 96 ada 16 parsel ile 109 ada 24 parsel arasında kalan yol, 109 ada 24 parsel ile 212 ada 1-113 ada 17 orman parselleri arasında kalan yol, 208 ada 12 parsel ile 235 ada 14 orman parselleri arasında kalan yol, 207 ada 1 parsel ile 235 ada 14 orman parselleri arasında kalan dere, 207 ada 1 parsel ile 237 ada 24 orman parselleri arasında kalan dere, 235 ada 14 parsel ile 239 ada 4, 5, 6, 2 ve 8 orman parselleri arasında kalan yol, 239 ada 8 parsel ile 237 ada 24 parsel arasında kalan yol, 237 ada 24 parsel ile 234 ada 14 orman parselleri arasında kalan yol, 235 ada 14 parsel ile , 2089 ada 12 orman parselleri arasında kalan dere, 235 ada 14 parsel ile 234 ada 33 orman parselleri arasında kalan yol, 234 ada 33 parsel ile, 202 ada 14 orman parselleri arasında kalan dere, 234 ada 32 parsel ile 202 ada 14 orman parselleri arasında kalan dere, 234 ada 26 parsel ile 2012 ada 14 parsel arasında kalan dere, 193 ada 43 parsel ile 208 ada 12 orman parselleri arasında kalan yol, 195 ada 38 parsel ile 208 ada 12 parsel arasında kalan yol, 195 ada 39 parsel ile 208 ada 12 parsel arasında kalan yol, 218 ada 11 parsel ile 176 ada 34,16 parseller arasında kalan yol, 218 ada 11 parsel ile 217 ada, 9, 10, 5 orman parselleri arasında kalan yol, 375 ada 43 parsel ile 371 ada 64 parsel arasında kalan dere, 376 ada 36 parsel ile 384 ada 94 orman parselleri arasında kalan dere, 376 ada 31 parsel ile 375 ada 41 orman parselleri arasında kalan dere, 424 ada 37 parsel ile 429 ada 27, 31 parseller arasında kalan dere, 432 ada 4, 5, 6, 8, 12 parseller ile 424 ada 37 orman parseli arasında kalan dere, 424 ada 37 parsel ile 422 ada 23, 24, 25, 26 orman parselleri arasında kalan yol, 433 ada 1 parsel ile, 425 ada 3 orman parselleri arasında kalan yol, 431 ada 14 parsel ile 433 ada 1 orman parselleri arasında kalan dere, 406 ada 3 parsel ile, 433 ada 2 parsel arasında kalan çay, 406 ada 3 parsel ile 336 ada 8 orman parselleri arasında kalan çay, 336 ada 7 parsel ile 431 ada 1, 2, 3, 4 orman parselleri arasında kalan çay, 223 ada 13 parsel ile 336 ada 7 orman parselleri arasında kalan dere, 334 ada 73 parsel ile 336 ada 7 orman parselleri arasında kalan yollara ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile orman parselleri içerisinde kalan dava konusu bu yol, dere ve çayların orman parseline ilave edilmek suretiyle tek bir parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen dereler yollar ve çayların tabii sahibinin Hazine olup, bu yerlerin orman olduğu açıkça iddia ve ispat edilmedikçe Orman İdaresi adına tescilinin mümkün olmadığını, dere yol ve çayların ölçülmeyerek sadece kadastro paftasında gösterilmesinin mümkün olduğu, davacının talebinin hukuken ve fiilen uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine" dair karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından eksik inceleme neticesinde verilen kararın bozulması talebiyle temyiz edilmiştir.
3402... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 5304 ... Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu (5304 ... Kanun) ile Değişik 4 üncü maddesi gereğince yapılan orman kadastrosunda; aslında orman olan bir yer orman sayılmayarak (tespit tutanağı düzenlenmeyerek) orman parseli sınırlarının dışında bırakılmışsa, yapılan işlem 3402 ... Kanun'un 4 üncü maddesinin üç ve beşinci fıkraları ile 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 15.01.2009 tarihli ve 5831 ... Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair (5831 ... Kanun) ... Kanun ile değişik 7 nci maddesi gereğince orman kadastro işlemi olduğundan ve 6831 ... Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda bir kısım yerler orman kadastro harita ve tutanakları dışında bırakılarak orman sayılmaması halinde, Orman İdaresi aynı Kanun'un 11/1 inci maddesi gereğince altı aylık ilan süresi içinde o yerin orman sınırları içine alınması için kadastro mahkemesinde dava açma olanağı bulunduğu gibi, 3402 ... Kanun'un 4/3 üncü maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda da kısmi ilan süresi içinde, Orman İdaresi yada Hazine tarafından kısmi ilanın yapıldığı tarihde kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen yer hakkında orman kadastrosuna itiraz davası açılabilir. Sonradan kültür arazilerinin kadastrosu yapılırken bu yer ile ilgili malik hanesi açık bırakılarak tespit tutanağı düzenlenip Kadastro Mahkemesine gönderileceğinden Mahkemece, tespit tutanağı, dava dosyası ile birleştirilerek davaya devam edilip orman kadastrosuna itiraz davasının karara bağlanması gerekir.
Yine, aslında orman olan bir yer, orman sayılmayarak orman parseli içine alınmamış ve tespit tutanağı düzenlenmemişse Orman İdaresi ve Hazine kısmi ilan tarihinden önce 3402 ... Kanun'un 7/4 üncü maddesi gereğince tespit tutanağı düzenlenmesini isteyebilir. Bu halde; kadastro ekibi o yer hakkında tespit tutanağı düzenlemek zorundadır. Kısmi ilan süresi içinde itiraz edilip tutanak düzenlettirilmemişse, daha sonra kültür arazilerinin kadastrosu yapılırken yine tutanak düzenlenebilir; herhangi bir nedenle tespit tutanağı düzenlenmemişse, yukarıda (a) bendinde açıklandığı gibi yapılan işlem orman kadastrosu olduğundan ve 6831 ... Kanun ile 3402 ... Kanun birlikte ve iç içe uygulandığından 6831 ... Kanun'un 11/1 inci maddesinde olduğu gibi, Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve Orman Genel Müdürlüğü, orman kadastro sınırları dışında (tespit harici) bırakılan taşınmazlar hakkında yine askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesinde dava açabilir. Bu durumda; mahkemece dava görev yönünden ret edilmeyip taraf delilleri toplanıp davanın esası ile ilgili hüküm kurulması gerekir.
Orman parsellerinin kısmi ilana çıkartıldığı tarihte, orman sınırları dışında bırakılan ancak daha sonra kültür arazisi olarak tespit tutanağı düzenlenip askı ilanına çıkartılan parseller hakkında, Orman İdaresi yada Hazine tarafından askı ilan süresi içinde yine orman savıyla Kadastro Mahkemesinde dava açılabileceği gibi başkaları tarafından açılmış davaya 3402 ... Kanun'un 26/D maddesi gereğince asli müdahil olarak katılıp orman iddiasında bulunabilir.
Aslında orman niteliğinde olan bir yer hakkında, kültür arazisi olarak tespit tutanağı düzenlenmiş ve askı ilan süresi içinde dava açılmayarak tespit tutanağı kesinleşmiş, tapu kaydı oluşmuşsa; yine aynı yönetimler tarafından genel mahkemelerde “Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer ya da orman” iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açabilir ya da paftasında yol dere gibi vasıflarla tescil harici bırakılmışsa bu taşınmazların orman vasfı ile tescilini isteyebilir.
Somut olaya gelince; davacı ... İdaresi tarafından dava dilekçesi ekinde krokide taralı olarak gösterilen taşınmazların eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritalarında orman olarak gözüktüğü ve yörede 3402 ... Kanun gereğince orman kadastro çalışmaları yapılarak kesinleştiğini ve dava konusu taşınmazların tescil harici bırakıldığını ileri sürülerek dava açılmıştır. Yörede 3402 ... Kanun'un 4 üncü maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazlar orman sınırları dışında bırakıldığına ve Orman Genel Müdürlüğü tarafından temyize konu orman kadastrosuna itiraz davası 3402 ... Kanun'un 11/1 ve 6831 ... Kanun'un 11/1 inci maddeleri uyarınca, Asliye Hukuk Mahkemesinde 10 yıllık süre içerisinde açılıp taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini istendiğine göre, ayrıca 6831 ... Orman Kanunu'nun 17/3 üncü maddesinde; "Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, hava ayrıştırma, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebileceği" hükmü de gözetilerek yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde bulundurularak, iddia ve savunma kapsamında deliller toplanarak, Orman İdaresi davasının esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve Kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.