11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/9869 E. , 2011/2739 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.02.2009 tarih ve 2007/134 - 2009/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Almanya'da 1962 yılından bu yana faaliyet gösteren süpermarketler zinciri topluluğu olduğunu, 1981 yılında “ALDI” ibaresini Almanya'da 35. ve 36. sınıflarda tescil ettirdiğini, aynı ibareyi 26.06.2002 tarihinde Türkiye'de 03,16 ve 35. sınıflarda tescil ettirdiğini, davalının, müvekkilinin tescilli markası ile birebir aynı olan “ALDI” ibaresini 31.12.2002 tarihinde 24. ve 25. sınıflarda tescil ettirdiğini, müvekkilinin markasının Paris Sözleşmesi gereğince tanınmış marka olduğunu, ayrıca davalı adına tescilli markanın 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi gereğince de hükümsüz kılınmasının gerektiğini, davalının dava konusu markayı tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre ile kullanmadığını ileri sürerek, müvekkili adına tescilli “ALDI” markasının tanınmış marka olduğunun tespitine, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tekstil sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirket ile marketçilik sektöründe faaliyet gösteren davacı şirket markalarının orta düzeyde alıcılar arasında karışıklık meydana getirmeyeceğini, müvekkili şirketin hakim hissedarının isminin Ali Aldı olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin kendi soyadını marka haline getirmek istediğini, 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi uyarınca müvekkilinin kötü niyetinin ispatının gerektiğini, müvekkilinin tescilden sonra söz konusu markayı kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “ALDI” ibareli markayı 26.06.2002 tarihinde 3, 16 ve 35. sınıflarda tescil ettirdiği, davalıya ait hükümsüzlüğü istenen markanın ise 31.12.2002 tarihinde 24. ve 25. sınıflarda tescil edildiği, bu durumda davacının öncelik hakkının olduğu, her ne kadar taraf markaları farklı sınıflarda tescil olunmuş ise de, davacının 35. sınıftaki tescilinin süper market hizmetlerine ilişkin olduğu, ortalama bir tüketici ve davacı markasının tanınmışlığı dikkate alındığında 35. sınıfın davalıya ait markanın kapsamı olan 24. ve 25. sınıflardaki emtialar yönünden benzer olarak kabul edilmesinin gerektiği, bu nedenle 556 sayılı KHK'nin 8/1-b ve 42/1-b maddeleri gereğince davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği, davacının markasının çok sayıda ülkede tescilli olduğu, tanınmış marka olduğunun Yargıtay tarafından onaylanan mahkeme kararıyla kesin hüküm halini aldığı, davalının ise dava konusu marka tescili ile davacının markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde yararlanmaya çalıştığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının “ALDI” markasının 31.12.2002 tarihi itibariyle tanınmış olduğunun tespiti ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, ilan talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.