11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/15181 E. , 2011/2953 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen tarih 27.05.2009 ve 2008/449-2009/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili nezdinde sağlık sigortalısı olduğunu, 2008-2009 yıllarında yapılan prim artış oranlarına davacının fahiş olduğundan bahisle Kütahya Valiliği Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığına itiraz ettiğini, 14.10.2008 tarihli karar ile prim miktarındaki artışın iptaline, sözleşmenin başlangıç tarihi olan 30.05.3008 tarihindeki yıllık TÜFE oranı göz önüne alınarak önceki prim artışının uygulanmasına karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, Kütahya Valiliği Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 14.10.2008 tarih ve 20/B nolu kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 12.02.2009 tarihinde taraflarca takip edilmeyerek işlemden kaldırılan dosyanın 3 aylık yasal sürede yenilenmemesi nedeniyle HUMK’nun 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili 03.06.2009 havale tarihli dilekçesi ile duruşma günü mahkemeye gönderilmek üzere Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verilen mazeret dilekçesi ve ekindeki belgelerin kaybolması nedeniyle eski hale getirme talebinde bulunmuştur. Mahkemece, 29.06.2009 tarihli ek karar ile eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir. Ek kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Her ne kadar davacı vekilince eski hale getirme talebinin reddine dair ek karar temyiz edilmiş ise de HUMK’nun 167 vd. maddelerinde eski hale getirmenin şartları düzenlenmiştir. Buna göre, belli süre içinde işlemi yapmak zorunda olan kimsenin veya vekilinin, arzu ve ihtiyarı dışında olarak o işlemi yapmaktan aciz bulunduğunun tahakkuk etmiş olması lazımdır. O kimsenin süreyi kaçırması kendi kusuruna dayanamamalı, onun elinde olmayan bir nedenle süre kaçırılmış ve kanuni yollara başvurma imkanı kalmamış bulunmalıdır. Yine eski hale getirme talebi, engelin kalkmasından (mesela ağır hastalık halinde, süreyi kaçırmış olan tarafın veya vekilin iyileşmesinden itibaren)10 gün içinde yapılmalıdır. Aksi halde talep dinlenmez. Somut olayda davacı vekili 12.02.2009 tarihli duruşmaya katılamayacağından bahisle mazeret dilekçesi verdiği halde Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kaleminde kaybedildiğinden bahisle 03.06.2009 tarihinde eski hale getirme talebinde bulunmuş olmasına göre eski hale getirme talebinin koşulları oluşmadığından davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Davacı vekilinin davanın açılmamış sayılmasına dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince, davacı vekili 12.02.2009 tarihli duruşmadan önce 05.02.2009 tarihinde mahkemesine gönderilmek üzere Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne mazeret dilekçesi verdiği halde bu dilekçenin mahkeme kaleminde kaybedildiği, bu durumun yazı işleri müdürü ve katip tarafından imzalanan “belgedir” başlıklı tutanak ile sabit olduğu, bu belgenin daha sonra hakim tarafından da havale edildiği, bu nedenle davacı vekilinin süresinde mazeret dilekçesi verdiği, ancak dilekçenin mahkemeye ulaşmadığı anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın bozulması gerekmiştir.