9. Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, şikayetçi Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Katılan vekilinin temyizi yönünden ise; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklar ...,...,... hakkında ayrı ayrı nitelikli cinsel saldırı suçunu işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve beşinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2014 tarihli ve 2012/222 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanıkların eylemi suç oluşturmadığından nitelikli cinsel saldırı suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Mahkemece katılanın kendisinin fuhşa zorlandığının veya zorla tecavüz edildiğine dair bir iddiasının olmadığı şeklinde değerlendirmede bulunulmuş ise de bu hususun katılanın beyanlarına aykırı olduğuna, katılanın ruh sağlığının bozulduğuna, eğer rıza ile ilişki gerçekleşmiş olsa katılanın ruh sağlığının bozulmayacağına, sanıkların tevil yollu ikrarlarının bulunduğuna ve diğer hususlara ilişkindir. B. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanıkların cezalandırılması gerektiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan artırıcı hükümlerin uygulanmadığına, bu suçun işlenmiş olduğuna, ilişkinin rıza ile olmadığına, katılan cinsel saldırıya uğramasa ruh sağlığının bozulmayacağına, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Katılan Vekilinin Sanıklar Fethi ve Haluk Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Talebi Yönünden Dosyada içerisinde bulunan Konya Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalının 08.03.2012 günlü sağlık kurulu raporuna göre, şahısta "Hafif Düzeyde Mental Retardasyon (50-69 puan aralığında)" saptandığı, cinsel saldırı suçu açısından 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin (a) bendi kapsamında beden ve ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olmadığı, suçun sonucunda ruh sağlığının bozulduğu kanaatinin belirtilmesinin ardından Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 31.07.2013 tarihli raporunda ise mağdurede "Hafif Derecede Zeka Geriliği saptandığı, kurulca tespit edilen bu zeka geriliğinin olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına engel teşkil edecek mahiyet ve derecede olmadığı, yine aynı tarihte Kurulumuzca yapılan muayenesinde ve dava dosyasının incelenmesinde mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği, dolayısıyla; ...’un 24.02.2011 tarihinde mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunduğu, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu, beyanlarına itibar edilebileceği, mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu"nun belirtilmesi karşısında, anılan raporlar arasında çelişki oluştuğu gözetilip dava dosyasının Adli Tıp Kurumu Birinci Üst Kuruluna gönderilerek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. C. Katılan Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebi Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 28.09.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2014 tarihli ve 2012/222 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi. ...
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın