Esas No
E. 2021/7385
Karar No
K. 2024/1012
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/7385 E.  ,  2024/1012 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 2009 yılında 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu ... ili Çayeli ilçesi... Köyü 101 ada 1 parsel orman vasfı ile tespit edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili ...Köyü kain bulunan yaklaşık 18.000-19.000 m2 mesahasında ki taşınmazın müvekkillerinden ...'a ait olduğunu, bu taşınmazın müvekkillerine dedesi Kadem Hacıoğlu'ndan intikal ettiğini, zaman içerisinde Kadem'in mirasçıları arasından yapılan taksim neticesinde bu taşınmazın müvekkiline kaldığını, bu taşınmazın müvekkili ...'a cetlerinden intikal eden tapu sicilinin 19 cilt, 16 no, 929 tarihli ve 19 cilt, 13 no, 929 numaralı tapuları kapsamında kaldığını, taşınmazın uzun yıllar çayır olarak hayvan yemi olarak ot yetiştirmede ve arıcılıkta kullanıldığını hatta içine otları depolamak, hayvanları saklamak ve arı kovanlarını muhafaza etmek üzere ahşap bir de yapı inşa edilerek uzun yıllar bu şekilde kullanıldığını, amenajman haritalarında da devlet ormanına bitişin kültür arazisi olarak gösterilen taşınmazın 1998 yılında Karadeniz sahil yolu inşaatı çalışmaları kapsamında taş ocağı olarak kullanıldığını, taş ocağı olarak kullanılmadan evvel Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/82 D.İş ... dosyasından taşınmazın konumu vasfı üzerinde ki muhdesatların tespit edildiğini, 08.10.2012 tarihinde... Köy sınırları içinde bulunan 3402 ... Kanun'un 5304 ... Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'la (5304 ... Kanun) değişik 4 üncü maddesi kapsamında orman kadastrosu yapılmış sayılan ormanlarda 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 3302 ... 31.08.1956 Tarihli ve 6831 ... Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la (3302 ... Kanun) değişik 2/B maddesi gereğince uygulama çalışmaları yapıldığını, 187 nolu Orman Kadastrosu Komisyonu tarafından yapılan incelemelerde senelerce taş ocağı olarak kullanılan eğimi hemen hemen sıfırlanmış olan geçmişten beri tarımsal amaçla kullanılmış olup hali hazırda taş ocağı ve konkasör tesisi olarak kullanılan taşınmazın Çayeli ilçesi... Köyü 102 ada 1 ve 101 ada 1 parsel numaraları ile orman olarak tescil edildiğini, taşınmaz üzerinde halen müvekkilinin kiraladığı kısımda bir şirkete ait komkasör tesisinin faaliyette bulunduğunu, taşınmazın bu fiili durumuna göre tespit komisyonu taşınmazın orman niteliğini kaybetmediğini, bu nedenle 2/B uygulamasının mümkün olmadığına karar verildiğini, sonuçlandırma tutanağının 11.01.2013 tarihinde askıya asılarak ilan edildiğini, halbuki keşfen de tespit edileceği üzere dava konusu taşınmazın hiçbir zaman orman vasfında olmadığını tapulu olarak kullanılan bir taşınmaz olduğunu belirterek; Çayeli ilçesi... Köyü 102 ada 1 ve 101 ada 1 parsel numaralarında kain bulunan taşınmazın sınırları ve mesahası keşfen tespit edilecek olan tapu sicilin 19 cilt, 16 no, 929 tarihli ve 19 cilt, 13 no, 929 numaralı tapuları kapsamından kalan kısmının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davası olup, uyuşmazlık dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve davacı taraf lehine kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarına ilişkindir.

Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ... ili Çayeli ilçesi... Köyünde bulunan dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları neticesinde müvekkil idare lehine tespit gördüğünden bahisle ikame edilen davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve reddinin gerektiğini, dava konusu 101 ada 1 ve 102 ada 1 parsel ile ilgili ... Kadastro Mahkemesinin 11.03.2014 tarihli ve 2013/22 Esas, 2014/10 Karar ... ''Yargıtay yerleşik kararına göre gerçek kişilerin orman alanlarının orman dışına çıkartıp Hazine adına tescil edilmesine hukuki yararının bulunmadığı ve bu nedenle açılan davanın reddine karar verildiği gerekmiştir'' gerekçesi ile davacı tarafın ikame etmiş olduğu bu davayı hukuki yarar yokluğu sebebi ile reddettiğine dair kesin hükmün mevcut olduğunu, öncelikle davanın iş bu kesin hükmün varlığı nedeni ile reddolunması gerektiğini, şayet davanın esasına girilecek olur ise davaya konu yerin devlet ormanı olduğunu, ilgili yerde 3402 ... Kanun'un 5304 ... Kanun ile değiştirilen 4 üncü maddesi kapsamında orman kadastrosu yapıldığını ve 10.12.2009 tarihinde kesinleştiğini ve orman tahdidi sınırları içinde bırakıldığını, tahdidin kesinleştiği yerde başka bir incelemeye de girişilmeyeceğinin muhakkak olduğunu, ayrıca davaya konu alanın orman bütünlüğü içerisinde kalmakta olduğunu, orman sayılan alanlardan olduğunun tartışma götüremez bir gerçek olduğunu, kaldı ki söz konusu yerin memleket haritaları, amenajman planı ve hava fotoğraflarında da orman olarak görüldüğünü, fiilen orman özelliğini koruyan yerlerden olduğunu, toprak muhafaza karakteri taşıdığını, orman bütünlüğü içinde olduğunu, Anayasa'nın 169 uncu maddesi ile güvence altına alınan Devlet ormanlarının tapu kaydı, zilyetlik veya kazandırıcı zamana aşımı ile iktisabının mümkün olmadığını, buna rağmen Devlet oranı niteliğinde olan bu yerle ilgili dava ikame edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle müvekkili idare aleyhine açılan yersiz ve yasal dayanaktan yoksun iş bu davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2017 tarihli ve 2015/397 Esas, 2017/410 Karar ... ilamı ile; tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğine; dava konusu alanın orman olmadığı ve orman sınırı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve Fen Bilirkişileri Hakan Yamiç ve İbrahim Kaygusuz'un 13.12.2016 havale tarihli raporlarında ve krokilerinde belirtilmiş olan (1A) ile gösterilen 15.566,26 m2 yüzölçümüne sahip alanın tapusunun iptali ile 101 adanın son parsel numarası verilerek davacı adına tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2017 tarihli ve 2015/397 Esas, 2017/410 Karar ... ilamına karşı davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 16.07.2018 tarihli ve 2018/828 Esas, 2018/991 Karar ... ilamı ile; hükme esas alınan orman bilirkişi raporu ekinde sunulan 1971 tarihli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın yerinin kadastro paftası ile çakıştırılarak ve komşu taşınmazlar ile birlikte gösterilmeyerek elle işaretlemekle yetinildiği, aynı bilirkişi raporunun giriş bölümünde 1951 tarihli hava fotoğrafının uygulandığı bildirilmesine rağmen devam eden sayfalarda 1959 tarihli hava fotoğraflarının incelendiği belirtilerek raporun kendi içinde çelişkili hale getirildiği, hava fotoğrafının stereoskop aleti ile incelenmediği, eski tarihli hava fotoğrafından (bilirkişi raporuna göre 1951 veya 1959, HGK'nın yazısına göre 1959 tarihli) üretilen memleket haritasının incelenmesi ile sonuca ulaşılması gerekirken daha yeni tarihli 1971 tarihli memleket haritasının uygulanmış olduğu, yetersiz, denetlemeye elverişli olmayan ve kendi içinde çelişkili orman bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiği, davacı dayanağı 1929 tarih 13 ... tapu kaydının uygulandığına dair bir belirtmede bulunulmadığı, üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılarak denetlemeye elverişli krokili rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurularının 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-a.6 ncı maddesi uyarınca ayrı ayrı kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile; bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın 6831 ... Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uzman orman bilirkişiler tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmiş olduğu, orman sayılan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının hukuken mümkün bulunmadığı, nizaya konu taşınmaz bölümünün davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilse dahi tapu kaydının 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun) karşısında hukuki değerini yitirmiş olduğu ve davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Kanun'un 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili; mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmazın etrafının özel mülkiyete konu olan şahıslara ait arazilerle çevrili olduğu, müvekkili tarafından uzun yıllardır bu taşınmazın tarımsal amaçlı olarak kullanıldığı, etrafının orman arazisi ile çevrili olmadığı, yani ormandan açılan bir yer olmadığının açıkça görüldüğünü, yerel mahkemece mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının göz ardı edildiğini, hükme esas alınan son bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediği, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu yönünde yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde hiçbir zaman orman ağacı ve toprağı olmadığını ve taşınmazın evveliyatından bu yana hiçbir zaman orman niteliğinde olmadığını ileri sürerek ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.