Esas No
E. 2021/6955
Karar No
K. 2024/1362
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2021/6955 E.  ,  2024/1362 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kesinleşen orman sınırları içinde kalan tapu kaydı iptali ve tescil ile müdahalenin men-i davasında 29.03.2011 tarihinde verilen usulden ret kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 16.01.2012 tarihinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda 16.06.2015 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 30.04.2018 tarihinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda 20.10.2020 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili Talas ilçesinde 1969 yılında yapılan genel arazi kadastrosu 1970 yılında kesinleşmiştir. 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun) uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması 2007 yılında ilan edilerek 2008 yılında itiraz olmaksızın kesinleşmiştir. Dava konusu 1650 parsel ... taşınmaz, 5.740 m2 yüzölçümü ve bağ vasfı ile belgesizden dava dışı ... Avşar adına tespit görerek itiraz olmaksızın kesinleşerek 1969 yılında tescil edilmiştir. 29.07.2005 tarihinde satış sureti ile davalı adına intikal etmiştir.

Davacı ... İdaresi bağ niteliğiyle davalı adına tescil edilen taşınmazın 176 nolu orman kadastro komisyonu çalışması sonucu 2008 yılında orman olarak sınırlandırılması nedeniyle zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığından orman tahdit sınırı içinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan tapu kaydı iptali ve tescil ile müdahalenin men-i davasıdır.

İlk Derece Mahkemesi 16.06.2015 tarihinde dava konusu yerin uzun süreden beri tarım arazisi olarak kullanıldığı, hava fotoğrafı araştırması sonucu orman sayılmayan yer olduğunun anlaşıldığı, orman vasfında olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.04.2018 tarihli kararıyla orman bilirkişi raporlarında belirtilen tereddütün giderilmesi için, orman sınır noktalarının arazi üzerinde aplikasyonu yapılarak değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yeniden yargılama sonucu İlk Derece Mahkemesi, 20.10.2020 tarihinde orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu itirazsız kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmazın tamamının orman tahdidi içinde olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar vermiştir. Dava tarihi itibariyle taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle davacının müdahalenin men-i talebinin ise reddine karar vermiştir.

Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi hükmünü dava konusu taşınmazın evveliyatından beri bağ ve tarım arazisi olduğu iddiasıyla temyiz etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 3402 ... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.