11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/13595 E. , 2011/2845 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 gün ve 2007/254-2008/286 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.07.2010 gün ve 2009/2554-2010/8426 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “Kit Kat” markalı ürünlerine ayırt edicilik sağlamak amacıyla yarattığı şekle ilişkin marka tescil başvurusunun davalı tarafından sözkonusu işaretin 556 sayılı KHK’nin 7/1-a maddesi uyarınca ayırt edici olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, tescili istenen şekil markasının sıradan ve çok bilinen bir ürün şekli olmayıp, müvekkili şirket için fikri emek ve çaba sonucu yaratılmış özgün bir tasarım olduğunu, tescil edilmek istenildiği mallar açısından yeterli ayırt ediciliğe sahip bulunduğunu, dünya çapında pek çok marka ofisi nezdinde tescil ettirilmiş bulunduğunu, kullanım yolu ile dahi güçlü bir ayırt edicilik kazandırılan marka başvurusunun 556 sayılı KHK’nin 7/1-a maddesi uyarınca reddinin 7/son maddesi uyarınca da mümkün olmadığını ileri sürerek, 2007-M-6201 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tescili istenen işaretin üzerinde kullanılacağı emtialar için ayırt edici niteliği haiz olmadığını, bu nedenle anılan işaretin marka olarak tesciline ilişkin itiraz başvurusu ile ilgili alınan kararların ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davaya konu işaretin başvuru kapsamındaki 30. sınıf emtiaları zorunlu olarak akla getirmediği, alışılagelmiş bir biçim olmadığı, davacıya ait teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlamaya olanak verecek nitelikte olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 15.07.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.