11. Hukuk Dairesi 2010/5387 E. , 2010/4833 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Söke Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.07.2008 tarih ve 2007/1006-2008/686 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkil kooperatifin ortağı olduğunu, önceki dönemlere ait aidat borçlarını ödemediğini ileri sürerek 3.067,00 YTL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek % 20 gecikme faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kooperatife borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının ortağı olduğu kooperatife ödenmemiş aidat borcunun bulunduğu, kooperatifin kısmi ödemeler konusundaki uygulamaları gereğince, ödemelerin aidat borcundan mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 50 YTL aidat, 1.619 YTL faiz olmak üzere 1.669 YTL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı temyiz etmişlerdir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, aidat alacağının tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Kooperatif genel kurulunda aidatlarını zamanında ödemeyen ortaklardan aylık %20 oranında gecikme faizi alınmasına karar verilmiştir.
Kooperatif ile ortağı arasındaki ilişki, ticari nitelik içermez. Kar-zarar amacı gütmeyen ve sosyal yönü bulunan bir özellik taşır. Aidatlarını düzenli ödemeyenler hakkında gecikme faizi alınmasına karar verilmesinde kural olarak bir yanlışlık bulunmamaktadır. Ancak, ortaktan tahsili gerekli gecikme faizinin de makul oranda olması zorunludur. Somut olayda aylık gecikme faizinin % 20 olarak belirlenmesi, BK’nun 19 ve 20 nci maddesine aykırıdır. Her ne kadar gecikme faizine ilişkin genel kurul kararın iptal edildiği veya iptali için dava açıldığı savunulmamış ise de mutlak butlanla batıl olan bu kararın uygulama yeri bulunmamaktadır.Genel kurulda alınan gecikme faizine ilişkin kararın geçersiz olduğu, bu durumda temerrüde düşülen bu aylar ve işleyecek günler itibariyle davacının ancak yasal faiz talep edebileceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerekmiştir.