Esas No
E. 2022/4151
Karar No
K. 2024/1804
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2022/4151 E.  ,  2024/1804 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Genel Mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili Merkez Baylık köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 2 parsel ... 7.618,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, sınırları belirtilen taşınmaz bölümlerinin müvekkili adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddi ile dava konusu taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tescilini istemiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay ilamında; "bilirkişi raporunda (A) ve (A1) harfleri ile gösterilen dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde yöntemince zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay bozma ilamı sonrasında Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazın 1982 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında tescil harici bırakıldığı, incelenen 1973 ve 1983 tarihli hava fotoğraflarında, toprağın ham vaziyette olduğu, sürüm izinin bulunmadığı ve imar-ihya yapılmak suretiyle tarımsal faaliyetin bulunmadığı, çekişmeli taşınmaz içerisinde bilirkişi raporunda (A1) harfi ile gösterilen bölüm üzerinde bulunan ağaçların yaşları da göz önünde bulundurulduğunda, dava tarihi olan 26.07.2005 yılında ağaçların birçoğunun daha dikilmemiş olduğu, alınan toprak numunelerinden taşınmazın ne zamandan beri tarımsal olarak kullanıldığının tespit edilemediği, taşınmaz içerisinde (A) harfi ile gösterilen bölüm üzerinde emek unsuru taşıyan ürün, yapı ve muhdesatın bulunmadığı, 5 yıldan daha uzun süredir tarımsal amaçlı işlenmediğinin sabit olduğu, 1990 yılından 2000 'li yıllara kadar kadar terör sebebiyle taşınmazın kullanılmadığını davacı vekilinin beyan etmesi ve bir kısım mahalli bilirkişilerin de, 1992 yılından günümüze kadar terör sebebiyle taşınmazın ekilmediğini beyan etmeleri karşısında, terörden önceki yıllarda da taşınmazın ekonomik amaca uygun kullanılıyor olması gerektiği ancak, 1973 ve 1983 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın ham toprak vasfında olduğu, taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun bir kullanımın bulunmadığı ve davacı yararına dava tarihi itibariyle zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 107 ada 2 parsel ... taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.