8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/1116 E. , 2024/1186 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü K A R A R
3402... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Geçici 8 inci maddesine istinaden yapılan kadastro sırasında, Ödemiş İlçesi Kutlubeyler Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 145 parsel ..., 4466,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve zilyetlikle iktisap koşullarının davalı yararına gerçekleşmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine, çekişmeli 101 ada 145 parsel ... taşınmazın tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.03.2021 tarihli ve 2021/398Esas, 2021/2894 Karar ... kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.03.2021 tarihli ve 2021/398Esas, 2021/2894 Karar ... bozma kararında özetle; " ...Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman olmadığı ve davalı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile Hazinenin davasının reddine karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazın kadastro paftasındaki konumuna ve bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve krokiye göre dava konusu 101 ada 145 parsel ... taşınmazın komşu taşınmazlar ile birlikte dört yönünün orman vasfındaki taşınmaz ile çevrili olduğu , taşınmazın bu haliyle 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 17/2 maddesi uyarınca orman içi açıklık vasfında bulunduğu, 6831 ... Kanun'un 17 inci maddesindeki düzenlemeyle kanun koyucunun, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapattığı, bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesinin bu olguyu değiştirmeyeceği, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazların özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağının tartışmasız olduğu, bu sebeple orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasının da hukuken mümkün olmadığı açıklanarak, dava konusu taşınmaz yönünden davacının davasının kabulüne ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi " gereğine değinilmiştir. Yargıtayın yukarıda belirtilen ilamına karşı davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dairenin 15.03.2022 tarihli ve 2021/16476 Esas, 2022/2338 Karar ... kararıyla, karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile; dava konusu ... ili Ödemiş ilçesi Kutlubeyler Mahallesi 101 ada 145 parselin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.