11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/8828 E. , 2011/2110 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Söke Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.042009 tarih ve 2008/680-2009/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkil kooperatifin ortağı olduğunu, 4.737 YTL faiz borcunun bulunduğunu,borcunu ödememesi nedeniyle takipte bulunduklarını,borcun 3.150 YTL kısmına itiraz ettiğini ileri sürerek,itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin aidat borcu bulunmadığını, faiz oranının yüksek belirlendiğini savunarak,davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının aidat borçlarını zamanında ödememesi nedeniyle faiz borcunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, faiz borcundan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı kooperatif, icra takibinde gecikme faizi alacağı ve bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren % 5 işleyecek faiz talep etmiştir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 104/son maddesi uyarınca, gecikme faizine faiz yürütülmesi mümkün değildir. Mahkemece, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmek suretiyle, açıklanan madde hükmünün ihlal edilmiş olması bozmayı gerektirmiş ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.