11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/9540 E. , 2011/2863 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.04.2009 tarih ve 2008/1254-2009/367 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma poliçesiyle sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasara uğraması nedeniyle sigortalıya 3.359,00 YTL ödemede bulunulduğunu ileri sürerek, sözkonusu miktarın davalıdan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, eşyanın kara taşımasını üstlenen müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, tam ve sağlam şekilde alıcısına teslim ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, 29.09.2005 günü yapılan hasar ihbarı üzerine eksper ve araç sürücüsünün imzalarıyla konteynerin üst kısmındaki delik nedeniyle malzemenin su alarak ıslandığına ilişkin tutanak düzenlendiği, davalının taşıyıcı olarak taşıma süresince eşyaya gelecek zarardan sorumlu bulunduğu, kusuru olmayan sebepten veya ambalaj hasarından dolayı meydana gelen hasardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, konteynerin yüklenmesinde emtia ile kapak arasında boşluk kaldığı, emtia çemberlenmediğinden kayıp kapağa çarptığı, ruloların taban bölümüne palet konulmadığı, konteynerin üstünde mevcut delikten ve kapaktan su aldığı, ruloların suya dayanıklı şekilde ambalajlanmadığı, mühürlü şekilde alınan konteynere sevk sırasında davalının müdahalesinin olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.