8. Hukuk Dairesi
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına, Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 440 ıncı maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, 1086 ... Kanun'un 442 nci maddesi uyarınca takdiren 2.505,00'er TL para cezasının karar düzeltme isteyenden ayrı ayrı alınarak Hazineye irad kaydına, 168,30'ar TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 723,20 TL'nin karar düzeltme isteyen davacı ..., davacı ... ve arkadaşları, davacı ... mirasçılarından ayrı ayrı alınmasına, 27.02.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif) K A R Ş I O Y Karar düzeltme isteyen tapu malikleri; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerlere ait üç adet tapu kayıtlarının olduğunu, tapu kaydı olan yerde zilyetliğe üstünlük verilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına dayanılarak kendi adlarına tesciline karar verilmesini istediklerini, daha önce mahkemece tapu kayıtlarına dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuki geçerliliğini yitirdiği ve uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davalarının reddine karar verildiği, tapuya dayanan davacılar tarafından reddedilen kararların temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16 ve 20. Hukuk Dairelerince tapuya dayanan davacıların dayanak tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararların lehlerine bozulduğu, bozma üzerine mahkeme hakimince önceki kararda direnildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca takriben 20 adet dosyada tapuya dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararlarının bozulduğu, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerine karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dayanak tapu kayıtlarının geçersiz olduğuna ilişkin davanın reddedilerek kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde davacılara ait bir kısım yerin kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin ödendiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerinden bedeli ödenerek bir çok yerin satın alındığı, satın alınmaya çalışıldığı veya kiralanmak istendiği, ... Mahallesindeki taşınmazlara revizyon görerek bir kısım parsellerin tapu malikleri adına kesinleştiği, revizyon gören tapu kaydının iki sınırı ile Hisarönü’nü kapsayan tapu kaydının iki sınırının aynı olduğu, dolayısı ile diğer tapu kayıtlarının da hukuken geçerli olduğu, bazı davalar da tapu malikleri adına tesciline karar verilen dosyaların (örn.2022/8001 Esas) Dairemizce onandığı ve daha önceki bozma kararındaki muhalefet şerhinde belirttiğim nedenlerle tapuya dayanan davacıların, tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğuna değer verilmesi gerektiği, Mahkemece yeniden taşınmazların başında keşif yapılarak taşınmazların sınırlarının belirlenerek davacıların tapusunun kapsamında kalan yerlerin tapu malikleri, ırsi veya akdi halefleri adına yazılması gerektiği kanaatinde olduğumdan farklı gerekçeyle karar düzeltme talebinin kabul edilerek Dairemizin kararının bozulması gerektiği, zilyetliğe dayanarak tescil isteyen davacı açısından bakıldığında ise hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın etrafıyla birlikte büyük bir alanın açık gözüktüğü, dava konusu yere yönelik tasarruf sınırlarının oluşmadığı, taşınmazın açık olmasının zilyetliğe dayanan tarafından ekonomik amaca uygun kullanımın var olduğu anlamına gelmeyeceği, bu nedenle zilyetliğe dayanan davacının davasının da reddine karar verilmesi gerektiği, düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın