T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/191 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 12/02/2020
NUMARASI: 2017/109 E. - 2020/94 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)|Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisleri/müteveffa ... yapımcısı olduğu 58 adet filmin üzerinde 5846 sayılı yasada tanımlanmış mali ve manevi hak sahibi olduğunu, müvekkillerinin hak sahibi olduğu ... isimli eserlerin davalı ... A.Ş'nin ... isimli kanalında izin almaksızın toplamda 4 defa yayınlanmış olduğunu, izinsiz gösterimle ilgili olarak, Beykoz .... NOterliği 14/12/2010 tarih ve ... yevmiye numarası ile davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, sonuç alınamadığı bu nedenle 5846 sayılı Fsek 68/1 maddesinde istinaden kanuna uygun izin almaksızın müvekkillerinin hak sahibi oldukları filmleri farklı tarihlerde izinsiz olarak gösterime sunan davalının müvekkili ile sözleşme yapmış olsaydı her bir gösterim için 1.750,00 TL olmak üzere 4 gösterim için toplam 7.000,00 TL'nin 3 katı tutarı fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 21.000,00 TL'nin gösterim tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 5846 sayılı FSEK kanunu kapsamında 10.000,00 TL manevi tazminatın gösterim tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu filmlerin "..." logolu televizyon kanalında yayınlanmadığını, "..." logolu televizyon kanalında yayınlanan tüm eserlerin film linas ve içerik sözleşmelerine dayalı olarak hak sahiplerinden devralarak yayınlanmakta olduğunu, konusu filmlerin her ne kadar ... logolu kanalda yayınlamamış olsa da bu filmlerin gerçek hak sahiplerinin ... Tic. Ltd. Şti ile .. Tic. Ltd. Şti. Arasında imzalanan Film Lisans ve İçerik Sağlama sözleşmeleri ile devralınmış olduğunu, davacıların davaya konu ... isimli sinema eserlerinin yapımcılarının ... olduğunu iddia ettiklerin ancak bu konuda delil ibraz edilmediğini, talep edilen tazminat miktarı ile faizin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...İş bu davanın konusunun ... isimli sinema eseri olduğu anlaşılmıştır. Davacıların diğer filmlerle ilgili iddialarının tefrik edilip ayrı esasa kaydedildiği görülmüştür. İstanbul 1. FSHCM'nin 2017/85 Esas sayılı davanın konusunun aynı filme ilişkin olduğu ve bu davada gerekli incelemenin yapıldığı, 29.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davaya konu filmin yapımcısının ... isimli şahıs olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce de dava konusu filmin izlenmesinde yapımcı/rejisör olarak ... isimli şahsın belirtildiği görülmüştür. .... isimli filmin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan FSEK hükümlerine göre film üzerinde yapımcının hakları vardır. Davacıların murisi filmin yapımcısı değildir. O halde davacıların film üzerinde mali ve manevi hakları bulunmamaktadır. Bu sebeplerle davanın reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkillerinin murisinin davaya konu filmin yapımcısı olduğunu, bu hususun yazılı delillerle ve mahkeme kararları ile ispatlı olduğunu, -Müvekkilleri tarafından davaya konu “...” filminin izinsiz gösterimine ilişkin olarak ... A.Ş.'ye karşı açmış oldukları davanın İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/7 E. 2016/74 K. sayılı kararında filmin murisi ... ait olduğunun mahkeme ilamı ile tescil edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/9800 E., 2018/3429 K. sayılı ilamı ile faize yönelik bozulduğunu, Yargıtay bozma ilamı ve neticesinde İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/391 E. 2019/159 K. sayılı kararı ile müvekkillerinin hak sahibi olduğu hususunun yine tescil edildiğini, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/7 E. 2016/74 K. sayılı davadaki yargılamada Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığını ve dava konusu filmlerin tescil kaydı ve dayanak belgelerinin istendiğini, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından verilen cevabi yazıda ESER İŞLETME BELGESİ sunulduğunu ve hak sahibinin müvekkillerinin murisi ... olduğunun ve Eser işletme belgesinde müvekkillerinin murisi ... YAPIMCI olduğunun yazdığını, -Müvekkillerinin murisi ... ait filmleri çeşitli desiseler kullanmak sureti ile piyasaya süren .... Tic. Ltd. Şti. ve .... Tic. Lt. Şti.'ye karşı ikame ettikleri ve İstanbul Anadolu 2. Fıkri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2014/239 E. sayılı tazminat davasına ilişkin dosyalarda da 31.07.2018 tarihli bilirkişi incelemesinde "..." isimli filmin hak sahibinin müvekkillerinin murisi ... olduğunun tespit edildiğini, dosyadaki 12.08.1987 tarihli " Eser işletme Belgesi" nde, eser sahibi olarak ... AŞ gözükse de, tespit aracının türünün " Video Band" olduğunu yani bu eser işletme belgesinin, videobanda alınan kayıtların korunması için hazırlandığını, ancak 21.05.1990 tarihli "Sinema Eseri İşletme Belgesi"nde filmin yapımcısının ... olarak gözükmekte olduğunu, tespit türü olarak da "35 mm Sinema Filmi" ibarelerine yer verildiğini, buna göre filmin ilk yapımcısının müteveffa ... olduğunun ortaya çıktığını, -Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü kayıt ve belgelerinin devletin resmi bir kurumu olan Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilmiş olan, aksi ispat edilinceye kadar her devlet kurumunun itibar etmesi gereken bir evrak olduğunu, -Yerel Mahkeme'nin yasal düzenlemeleri yok saymak sureti ile karar verdiğini, Ceza Mahkemesindeki yargılamanın devam ettiğini, beklenmesi gerektiğini, -Eser işletme belgesi ile ilgili hak sahipliği konusunda 3257 sayılı yasada açık yasal düzenleme bulunduğunu, Sanık ... bu açık düzenlemeye aykırı beyanlarının yok hükmünde olduğunu, 4410 Sayılı Yasa ile 70 yıla çıkartılan koruma süresinin 21/02/2001 gün ve 4630 sayılı yasanın ek 2. Maddesi 1. Fıkra uyarınca eser sahipleri ve bağlantılı hak sahipleri tarafından mevcut bütün eserlere uygulanacağını, dava konusu edilen eserle ilgili 20 yıllık koruma süresinin dolması ile eser sahipliğinden kaynaklanan tüm hakların 4630 sayılı yasanın ek 2. maddesi gereğince ... varislerine döndüğünü, kararın kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dosya içeriğinden bulunan bilirkişi raporlarına göre "..." adlı filmin yayınlanmadığı, "..." isimli filmin haklarının ise davacı tarafa ait olduğunun sabit olmadığının tespit edildiğini, davacıların "..." filmine ilişkin dava açma yetkilerinin olduğu iddia etseler de ilgili filmin yayınlanmadığının da uzman bilirkişi raporlarıyla anlaşıldığını, iddialara mahkemece itibar edilse dahi taleplerin miktar bakımından reddi gerektiğini,
Bilirkişi raporunda ek olarak FSEK madde 68 çerçevesinde eser sahibinin manevi haklarının ihlal edildiğine dair herhangi bir delil, bulgu ve duruma rastlanmamış olduğunun da belirtildiğini, dava konusunun yalnızca "..." isimli sinema eseri olduğunu, söz konusu filmin orijinal adının "..." olduğunu, bahsi geçen filmin esas mali ve manevi hak sahibinin ... olduğunu ve bu filmin isminin ise davacılar tarafından "..." olarak değiştirildiği hususunun Savcılık Makamı tarafından tespit edilen ve aynı zamanda da suç konusu olan davacıların eylemi hakkında iddianame düzenlendiğini, ispat niteliği sağlayacak belgelerin 09.12.2015 tarihli müvekkili yanında Feri Müdahil olan şirketlerin dilekçelerinin eklerinde bulunduğunu, İstanbul 1 Fikri ve Sinai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2017/85 Esas Sayılı davanın konusunun aynı filme ilişkin olduğunu ve bu davada gerekli incelemelerin yapıldığını, ilgili dosyanın 29.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davaya konu filmin yapımcısının ... isimli şahıs olduğunun tespit edildiğini,
Davacı tarafın istinaf başvuru dilekçesinde daha eski bir mahkeme hükmü üzerinden aksini ispat etmeye çalışmışsa da işbu dava çerçevesinde güncel olarak araştırılarak ilgili filmin yapımcısının ... isimli bir şahıs olduğunu ve filmin yapıldığı tarihte yürürlükte olan FSEK hükümlerine göre film üzerindeki hakların yapımcıya ait olduğunu, dolayısıyla davacıların iddialarının aksine davacıların murisinin filmin yapımcısı olmadığını, davacıların "..." ismiyle nitelemeye çalıştığı "..." isimli eserin üzerinde maddi ve manevi hakları bulunmadığını, davacıların istinaf başvurularının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, Davacıların murisleri ...'in yapımcısı olduğu iddia edilen ve bu dosyadan tefrik edilen 58 adet filmin üzerinde 5846 sayılı yasada tanımlanmış mali ve manevi hak sahibi olduğu, tefrik edildikten sonra işbu davaya konu,"..." isimli eserin, davalı ... A.Ş.'nin ... isimli kanalında izin almaksızın yayınlanmış olduğu gerekçesi ile 5846 Sayılı FSEK 68/1 maddesine dayalı olarak açılan tazminat davasıdır. 18/06/2015 tarihli ilk bilirkişi raporunda davacıların iddialarının dosya kapsamında ispata muhtaç kaldığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Ek raporda özetle; davalı kanalda yalnızca " ..." adlı filmin yayınlandığının tespit edildiği, "..." adlı filmin haklarının davacı yana ait olduğunun kabul edilebilir olduğunu, "..." adlı filmin haklarının davacı yana ait olduğunun dosya kapsamında sabit görülmediği, eser işletme belgeleri kapsamında hakları davacıya ait olduğu kabul edilebilecek fimlerin rapor içerisinde belirtildiği, bu tür filmlerin uydu kanallarına satış rayiç fiyatının, çok sayıda satılmaları durumunda 500,00 TL -1.000,00 TL arasında olduğu, emsal fiyatın yapılan sözleşme ile belirlenebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.30/10/2016 tarihli ikinci bilirkişi heyeti raporunda özetle; dava konusu uyuşmazlıkta filmlerin sinema eseri olduğu, "..." logolu TV kanalında dava konusu filmlerin gerçek hak sahiplerinin ... Tic. Ltd. Şti ile ...Tic. Ltd. Şti. olduğu, davacıların "... " isimli film için dava açma yetkilerinin olduğunu, davalıların davaya konu "... " isimli filme ilişkin vaki kullanımı FSEK 23 ve 25'te düzenlenen mali haklarının ihlali sayılacağı, davaya konu filmler için yapılmış ve değeri belirtilen bir emsal sözleşme bulunmamakla birlikte sektörel uygulamada televizyonlardaki program aralarını dolduran ve dolgu film olarak da tabir edilen bu tür filmlerin bedelinin bir kez gösterim karşılğı olarak filmin bedelinin 1.500,00 TL olabileceği ve davacıların ... isimli film için bu bedelin Fsek m.68 maddesi çerçevesinde üç katını talep edebileceklerini, dava kapsamında eser sahibinin manevi haklarının ihlal edildiğine dair herhangi bir delil ve duruma rastlanmamış olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. İstanbul 1. FSHCM'nin 2017/85 Esas sayılı davanın konusunun aynı filme ilişkin olduğu ve bu davada alınan 29.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu filmin yapımcısının ... isimli şahıs olduğu tespit edilmiştir. 3257 sayılı yasa uyarınca Kültür Bakanlığı tarafından yapımcılara verilen Eser İşletme Belgeleri sadece hak sahipliği konusunda bir karine ihdas etmekte olup aksinin ispatı her zaman mümkündür. Yargıtay tarafından da Kültür Bakanlığı nezdinde yapılan ‘’ Kayıt ve Tescil ‘’ işlemleri tek başına Eser sahipliği veya Mali hak sahipliği açısından yeterli bir belge sayılmamaktadır.
Davacı tarafça dava konusu ‘’Ağlama Yavrum" isimli filmler yönünden eser sahipliği ile ilgili olarak 21.05.1990 tarihli eser işletme belgelerine dayanılmıştır. Eser işletme belgesi eser sahipliği yönünden adi karine niteliğinde ise de, tek başına hak doğurucu bir belge olarak kabul edilemeyecek olup, aksinin ispatı her zaman mümkündür. Dosyadaki delillerden dava konusu ‘’Ağlama Yavrum’’ isimli sinema eseri yönünden davacıların murisi ...’in değil, dava dışı ...’nın eser sahibi olduğu ileri sürülerek işbu dosyanın davacıları hakkında şikayette bulunulduğu ve 5846 sayılı Yasa’nın 71. maddesi uyarınca hakkında açılmış İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 2017/85 E. sayılı derdest bir ceza davası bulunduğu anlaşılmakla söz konusu ceza dava dosyasında bulunan deliller ile İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/391 E. 2019/159 K. sayılı Sayılı dosyasındaki delillerin de getirtilerek inceleme yapılarak gerekli görülür ise, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 2017/85 E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı değerlendirilerek ayrıca dava konusu sinema eserlerinin izlenmesi sağlanarak, filmin giriş ve sonuç kısımlarında bulunan ve eserin kime ait olduğuna ilişkin bilgiler içeren bölümleri incelenip denetlenerek sonuca varılması gerektiğinden, aktif husumet itirazının kabulü yerinde olmadığından, ayrıca raporlarda kaç gösterim yapıldığı ve rayiç bedel tespiti de bulunmadığından deliller toplandıktan sonra gerekli görülür ise bu konuda da rapor alınarak sonuca varılması gerektiğinden, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli ve esasa etkili olan delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.