Esas No
E. 2022/1609
Karar No
K. 2024/625
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ

(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N

E S A S H A K K I N D A K A R A R)

ESAS NO: 2022/1609
KARAR NO: 2024/625

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/05/2022

ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/582 E.-2022/331 K.

VEKİLİ

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

Dava, istifa eden ortağa tapuda devredilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı kooperatif adına tescili istemine ilişkindir.

Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesi "Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir." hükmünü içermektedir. Ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Yukarıda anılan 13. maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurması ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir.

Davalı tarafından 18.10.2016 tarihinde noter aracılığı ile dava konusu taşınmazlara isabet eden kooperatif ortaklıklarından istifa ettiği anlaşılmış olup, yukarıda açıklandığı üzere davacı kooperatifin kabulüne bağlı olmaksızın istifası gerçekleşmiştir.

İlk derece Mahkemesince bu ilke açıklanmış ve davalı tarafça da istifanın kabul edildiği belirtilmiş ise de, "kooperatifin henüz amaçlarını gerçekleştirememiş olması ve bu nedenlerle, Yasanın 23. maddesinde yer alan eşitlik ilkesi dikkate alındığında ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi ile hüküm ifade edeceğinden, davacının istifası ve bu istifanın kooperatif yönetim kurulunca kabulü ile kayıt altına alınmasının 1163 sayılı Yasanın 10., 17. ve 23. maddeleri uyarınca geçerli olmayacağı ve davalının kooperatif ortaklığının ve bu kapsamda da ortaklıktan kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerinin devam edeceği," şeklinde gerekçe oluşturularak yanılgılı şekilde istifanın geçerli olmadığı sonucuna varılmıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 13.12.2012 tarih ve 5200 E. 7357 K., 24.09.2012 tarih ve 4006 E., 5357 K. 18.10.2012 tarih ve 4162 E., 6134 K. sayılı kararlarında açıklandığı üzere; "1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 1. maddesi uyarınca, yapı kooperatiflerinin amacı karşılıklı yardım ve dayanışma içinde ortaklarını konut veya işyeri sahibi yapmaktır. Kooperatifler giderlerini ortaklarından topladıkları aidatlar ile karşılamak zorunda olduklarından, ortağın da konut isteyebilmesi için yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesi ve kooperatife borcu olmaması gerekir. İstifa eden ortak ise ancak Kanun'un 17. ve anasözleşmenin 15. maddesine göre kooperatiften istifa ettiği yıla göre genel gider payı düşüldükten sonra ödediği aidatın iadesini isteyebilir. Çıkan veya çıkarılan ortağın, kooperatif ortaklığı nedeniyle edindiği hakları da kooperatife iadesi gerekir. Bunun istisnası Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan kanun maddesinin 5983 sayılı Kanunu'nun 2. maddesi ile değiştirilen 2. fıkrası hükmüne göre; amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar."

Buna göre kooperatif ortaklıklarından istifa eden davalı ortağın kooperatif ortaklıkları nedeniyle edindiği hakları kooperatife iadesi gerekmekte olup, davacı kooperatifin tapu iptali ve tescil talep etme hakkı, istifa eden ortağın Kooperatifler Kanununun 17/2. maddesindeki zaman aşımı süresinde isteyebileceği çıkma payı alacağı talep etme hakkından bağımsızdır.

İlk derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporundaki görüşün benimsenmesi durumunda, kooperatifin tüm inşaatlar tamamlanıncaya kadar tasfiye haline giremeyeceği ve aidat toplamaya devam edeceği de gözetildiğinde, kooperatif ortaklığından istifa etmeyerek aidat ödemeye devam eden ortaklar ile istifa eden ve konutun tapusunu iade etmeyen eski ortaklar arasında eşitsizlik oluşacak, istifa eden ortak, somut olayda olduğu gibi istifa etmeyen ortakların ödemeleri ile tamamlanmış konutun/konutların sahibi olacaktır. Buna göre İlk derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, kooperatiflerin amacına ve işleyişine uygun düşmeyen ve çelişkili gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,

HMK'nın 353/(1)-2. maddesi uyarınca,

İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazların davalı adına tapu kayıtlarının iptali ile davacı kooperatif adına tesciline karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.05.2022 tarih ve 2019/582 E., 2022/331 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; "1-Davanın KABULÜNE; ... parselde bulunan B blok 29, 40, 52, 69, 71, 73 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına kayıtlı tapu kayıtlarının İPTALİ ile davacı kooperatif adına TAPUYA TESCİLİNE, İİK'nın 28. maddesi uyarınca karardan bir örneği ilgili Tapu Müdürlüğüne bildirilmesine,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 287.926,65 TL. karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan (8.538,75+61.479,00=) 70.017,75 TL.'nin mahsubu ile kalan 217.908,90 TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 342.300,00 TL.vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yatırılan 8.589,55 TL. ilk masraf, 194,00 TL. tebligat gideri, 270,30 TL posta gideri, 4.800,00 TL. bilirkişi ücreti, 350,00 TL keşif araç ücreti ve 220,70 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 14.424,55 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın gideri içerisinden alınarak yatırana iadesine,

7.Arabuluculuk için ödenen 1.320,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına," II-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, III-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, 24.04.2024 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog