11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/10201 E. , 2011/3807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2008 tarih ve 2007/262-2008/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 'ADRİA' ibaresini 1987 tarihinde ticaret unvanı ve 1999 tarihinde marka olarak adına tescil ettirdiğini, davalının ise aynı ibareyi 1990 yılında ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini, her ki tarafın aynı meslek grubunda çalıştığını, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının ticaret unvanındaki 'ADRİA' ibaresinin sicilden terkinini, aynı ibareyi marka olarak kullanmasının men'ini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Adria Airways şirketinin Türkiye acentası olduğunu, aynı şirketin WIPO nezdinde tescilli olduğunu, aynı zamanda Türkiye'de de tescil başvurusunun bulunduğunu, acentalık ilişkisine dayanarak 'ADRİA' ibaresini marka olarak kullandıklarını, davacının 17 yıldır sessiz kalarak itirazda bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının 'ADRİA' ibaresini 1990 yılında ticaret unvanı olarak tescil ettirdiği, davacının adı geçen unvandan haberdar olduğu halde sessiz kalarak dava açmadığı, yine davalının 'ADRİA' ibaresini, Adria Airways şirketinin Türkiye acentası olması sıfatıyla marka olarak kullandığı, bunun marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.